Genel Konular
Üveysî Bir Sadakat: Veysel Karani’nin Radıyallahu anh Sırrı İle İlahi Dergâha Kabul Niyazı
“Bismillahirrahmanirrahim.
İlahi Ya Rabbi! Huzuruna, kendi amellerinin yoksulluğuyla ama kalplerindeki hasretin ağırlığıyla gelen aciz kullarını kapından boş çevirme. Bizleri bağışla, niyetlerimizi arındır. Hamd, mesafeleri aşka, görünmezlikleri yakîne (kesin inanca), en ücra köşelerdeki samimi gayretleri şahikalara çeviren, kalplerin yegâne sahibi Yüce Allah’a mahsustur.
Salât ve selam; kendisini hiç görmeyenlerin bile kokusunu Yemen’den, ötelerden hissettiği, kalplerin sevgilisi, âlemlerin rahmeti Hazreti Muhammed Mustafa’nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ve O’nun sarsılmaz Ehl-i Beyt’i ile ashabının üzerine olsun.
Ya Rabbi! Senin rızan için okuduğumuz Fatiha-i Şerife’yi ve duaları yüce dergâhına arz ediyoruz. Bu nurlu sevabı; evvel bizzat Peygamber Efendimiz’in Sallallâhu aleyhi ve sellem mübarek ruhlarına, ardından Üveysî makamının şahı, aşıkların sertacı, Yemen ellerinin garibi, lakin gök ehlinin sultanı Veysel Karani (Üveys el-Karanî – radıyallahu anh) Hazretleri’ne hediye eyledik. Sen lütfunla vasıl eyle!
Allah’ım! O Veysel Karani tıpkı Süleyman aleyhisselamın yollarında, ondan kilometrelerce uzakta ama onun davasının tam kalbinde çırpınan Hüdhüd kuşu gibiydi. Veysel Karani, Habibin Muhammed Mustafa’yı Sallallâhu aleyhi ve sellem dünya gözüyle hiç görmedi. Zahirde ne bir meclisinde oturdu, ne mübarek sesini işitti. Lakin onun çöldeki o sessiz çobanlığı, yaşlı ve âmâ annesine gösterdiği o emsalsiz hizmeti ve içine gömdüğü o yakıcı Resulullah hasreti; Senin katında ve Resulünün kalbinde öylesine muazzam bir sadaka, öylesine halis bir amel olarak kabul gördü ki; Habibin Sallallâhu aleyhi ve sellem, “Yemen tarafından Rahman’ın kokusu geliyor” buyurarak onun Üveysî sırrını cümle âleme ilan etti ve mübarek hırkasını ona miras bıraktı.
İlahi Ya Rabbi! Bizim bugün Sana sunduğumuz bu niyet ve Fatihalar, tıpkı Veysel Karani’nin o Yemen’den gönderdiği görünmez ama hissedilir sadakat gibi kıl. Bizler de asırlar sonra, o şanlı asrı ve o nurlu Peygamberi dünya gözüyle görmedik. Biz de günahlarımızla, acziyetimizle ve yorgun kalplerimizle bu asrın çölünde birer garibiz. Lakin kalbimizde o Üveysî meşrebin ince sızısını, görmeden inanmanın ve uzaktan sevmenin halis niyetini taşıyoruz.
Bu duayı ve bu duadan hasıl olan sevabı nur eyle bu acizane hediyeyi; Zâtının yüceliğine ve Habîbin Resûlullah’ın Sallallâhu aleyhi ve sellem Senin katındaki yüksek kadr ü kıymetine yaraşır bir şekilde, kusurlarımızı lütfunla örterek; vaktiyle Veysel Karani Hazretlerinin çöllerde sessiz sedasız bizlere örnek edinildiği o eşsiz manevi sadakayı (anneye hizmeti ve Resulullah hasretini) örnek alarak ve onun o Üveysî niyetinin sırrına iştirak ederek sunuyoruz.
Ya Rabbi! Bu Fatihalarımız, Dualarımız bizim de manevi sadakamız olsun. Tıpkı Veysel Karani’nin o sessiz sedasız hizmetlerinin, O’na Hırka-i Şerif olarak, ebedi bir şeref ve makbul bir sadaka olarak dönmesi gibi; bizim bu sessiz, kimsesiz ve çaresiz niyetlerimizi de kendi yüce katında öyle makbul, öyle bereketli eyle! Bu sevabı, dünya ve ahiret hayatımızda karşılaşacağımız hiçbir darlıkta ihtiyacımızdan az bir sadaka olmasın. Bizi, görmeden sevenlerin, uzaktan bende olanların ve “Üveysî” yoldan dergâhına kabul edilen bahtiyarların zümresine ilhak eyle.
Bizim bilmediklerimizi eksiklerimizi senin tüm kelimelerin ile tamamla ve uzaktan sunduğumuz bu niyetleri; tıpkı Veysel Karani’nin kokusunu Resulullah’a ulaştırdığın gibi, O’nun o pak ruhuna yüreğine ulaştır ve dergâh-ı izzetinde ahsen-i kabul ile kabul eyle. Âmin, yâ Muîn, bi hürmeti Tâhâ ve Yâsîn, velhamdülillahi Rabbil Âlemîn.”
