Kuran’ı Kerim Okuyun


Basılı tutun

Yasin Suresi - Sayfa: 1/7

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَـٰنِ الرَّحِيمِ يس﴿١﴾
1. Yâsîn. Okunuşu: Yâ sîn.
وَالْقُرْآنِ الْحَكِيمِ﴿٢﴾
2. (2-3) Ey Muhammed! Hikmetli Kur´ân´a andolsun ki, sen risâlet görevi verilmiş peygamberlerdensin. Okunuşu: Vel kur’ânil hakîm(hakîmi).
إِنَّكَ لَمِنَ الْمُرْسَلِينَ﴿٣﴾
3. (2-3) Ey Muhammed! Hikmetli Kur´ân´a andolsun ki, sen risâlet görevi verilmiş peygamberlerdensin. Okunuşu: İnneke leminel murselîn(murselîne).
عَلَىٰ صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ﴿٤﴾
4. Dosdoğru bir yol üzerindesin. Okunuşu: Alâ sırâtın mustekîm(mustekîmin).
تَنزِيلَ الْعَزِيزِ الرَّحِيمِ﴿٥﴾
5. (5-6) Babaları korkutulmamış ve kendileri de gafil olan bir kavmi, çok güçlü ve çok merhametli olan Allah´ın indirdiği (Kur´ân) ile korkutasın. Okunuşu: Tenzîlel azîzir rahîm(rahîmi).
لِتُنذِرَ قَوْمًا مَّا أُنذِرَ آبَاؤُهُمْ فَهُمْ غَافِلُونَ﴿٦﴾
6. (5-6) Babaları korkutulmamış ve kendileri de gafil olan bir kavmi, çok güçlü ve çok merhametli olan Allah´ın indirdiği (Kur´ân) ile korkutasın. Okunuşu: Li tunzire kavmen mâ unzire âbâuhum fe hum gâfilûn(gâfilûne).
لَقَدْ حَقَّ الْقَوْلُ عَلَىٰ أَكْثَرِهِمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ﴿٧﴾
7. Andolsun ki onların çoğunun üzerine azab sözü hak olmuştur. Onlar imana gelmezler. Okunuşu: Lekad hakkal kavlu alâ ekserihim fe hum lâ yu’minûn(yu’minûne).
إِنَّا جَعَلْنَا فِي أَعْنَاقِهِمْ أَغْلَالًا فَهِيَ إِلَى الْأَذْقَانِ فَهُم مُّقْمَحُونَ﴿٨﴾
8. Çünkü biz onların boyunlarına kelepçeler geçirmişiz. O kelepçeler çenelerine dayanmıştır da burunları yukarı, gözleri aşağı somurtmaktadırlar. Okunuşu: İnnâ cealnâ fî a’nâkıhim aglâlen fe hiye ilel ezkâni fe hum mukmehûn(mukmehûne).
وَجَعَلْنَا مِن بَيْنِ أَيْدِيهِمْ سَدًّا وَمِنْ خَلْفِهِمْ سَدًّا فَأَغْشَيْنَاهُمْ فَهُمْ لَا يُبْصِرُونَ﴿٩﴾
9. Hem önlerinden bir sed, arkalarından bir sed çekmişiz, kendilerini sarmışızdır. Baksalar da görmezler. Okunuşu: Ve cealnâ min beyni eydîhim sedden ve min halfihim sedden fe agşeynâhum fe hum lâ yubsırûn(yubsırûne).
وَسَوَاءٌ عَلَيْهِمْ أَأَنذَرْتَهُمْ أَمْ لَمْ تُنذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ﴿١٠﴾
10. Onları korkutsan da korkutmasan da onlara göre birdir, inanmazlar. Okunuşu: Ve sevâun aleyhim e enzertehum em lem tunzirhum lâ yu’minûn(yu’minûne).
إِنَّمَا تُنذِرُ مَنِ اتَّبَعَ الذِّكْرَ وَخَشِيَ الرَّحْمَـٰنَ بِالْغَيْبِ ۖ فَبَشِّرْهُ بِمَغْفِرَةٍ وَأَجْرٍ كَرِيمٍ﴿١١﴾
11. Sen ancak Kur´ân´a tabi olan ve görünmediği halde Rahman olan Allah´tan korkan kimseyi sakındırırsın. İşte onu bir bağışlanma ve çok şerefli bir mükafatla müjdele. Okunuşu: İnnemâ tunziru menittebeaz zikre ve haşiyer rahmâne bil gayb(gaybi), fe beşşirhu bi magfiretin ve ecrin kerîm(kerîmin).
إِنَّا نَحْنُ نُحْيِي الْمَوْتَىٰ وَنَكْتُبُ مَا قَدَّمُوا وَآثَارَهُمْ ۚ وَكُلَّ شَيْءٍ أَحْصَيْنَاهُ فِي إِمَامٍ مُّبِينٍ﴿١٢﴾
12. Gerçekten biz ölüleri diriltiriz, onların önceden yapıp gönderdiklerini ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Zaten biz her şeyi açık bir kütükte, bir «imam-ı mübin»de (ana kitapta, yani Levh-i mahfuzda) sayıp tesbit etmişizdir. Okunuşu: İnnâ nahnu nuhyil mevtâ ve nektubu mâ kaddemû ve âsârehum ve kulle şey’in ahsaynâhu fî imâmin mubîn(mubînin).
وَاضْرِبْ لَهُم مَّثَلًا أَصْحَابَ الْقَرْيَةِ إِذْ جَاءَهَا الْمُرْسَلُونَ﴿١٣﴾
13. Sen onlara, o şehir halkını örnek ver. Hani oraya peygamberler gelmişti. Okunuşu: Vadrıb lehum meselen ashâbel karyeh(karyeti), iz câe hel murselûn(murselûne).
1 2 3 7

صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ


Başa dön tuşu