Bakara Suresi AyetleriKur'an-ı Kerim

Tahriften ve İsyandan Korunmak İlahi Azaptan Korunma

Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ nebiyyinâ Muhammedini'n-nebiyyi'il-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim

Kur’an-ı Kerim, Bakara Suresi, 59. Ayet-i Kerimede Anlatılmak İstenenler

 

Bu ayet, bir önceki ayette İsrailoğulları’na sunulan o lütufkâr teklife ve basit imtihana karşı, onların nasıl bir isyan, alaycılık ve tahrifatla karşılık verdiklerini ve bu eylemlerinin sonucunda nasıl ilahi bir cezaya çarptırıldıklarını anlatır. Bir önceki ayette onlara, şehre girerken tevazu ile eğilmeleri ve “Hıtta!” (Bizi affet!) demeleri emredilmişti. Ancak ayete göre, o “zulmedenler”, Allah’ın bu sözünü, kendilerine söylenenden başka bir sözle değiştirdiler. Onlar, bu emri, hem fiilen (kibirle girerek) hem de sözle (alay ederek) tahrif ettiler. Bu kasıtlı ve inatçı isyanları ve yoldan çıkmaları (fısk) sebebiyle, Allah da onların üzerine gökten korkunç bir azap (ricz) indirerek, onları cezalandırmıştır. Bu, ilahi emirlere karşı yapılan tahrifatın ve alaycılığın cezasız kalmayacağının ve zulmün sonucunun ilahi bir felaket olduğunun tarihi bir örneğidir.


 

Ayet-i Kerime

 

Arapça Okunuşu: فَبَدَّلَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا قَوْلًا غَيْرَ الَّذ۪ي ق۪يلَ لَهُمْ فَاَنْزَلْنَا عَلَى الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا رِجْزًا مِنَ السَّمَٓاءِ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ

Elmalılı Hamdi Yazır Meali: Fakat o zulmedenler, sözü, kendilerine söylenenden başkasıyla değiştirdiler. Biz de o zalimlerin üzerine, yaptıkları fenalıklar yüzünden, gökten bir felaket indirdik.

Türkçe Okunuşu: Fe beddelellezîne zalemû kavlen gayrellezî kîle lehum fe enzelnâ alellezîne zalemû riczen mines semâi bi mâ kânû yefsukûn(yefsukûne).


 

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) Bakara Suresi’nin 59. Ayeti Işığında Duası

 

Bu ayet, mü’mini, Allah’ın emirlerini tahrif etmenin, onlarla alay etmenin ve onlara karşı isyan etmenin (fısk) ne kadar tehlikeli sonuçlar doğuracağı konusunda uyarır. Mü’minin duası, ilahi kelama tam bir teslimiyet göstermek ve bu tür bir azabı hak eden zalimlerden olmamaktır.

Tahriften ve İsyandan Sığınma Duası: “Ya Rabbi! Bizi, Senin sözlerini, kendi heva ve heveslerine göre değiştiren, Senin emirlerinle alay eden zalimlerden eyleme. Bize, kelamına karşı tam bir teslimiyet ve edep nasip et. Bizi, yoldan çıkmaları (fısk) sebebiyle gazabına uğrayanların durumuna düşürmekten Sana sığınırız.”

İlahi Azaptan Korunma Duası: “Allah’ım! Bizi, isyanlarımız ve zulmümüz sebebiyle gökten indireceğin her türlü felaketten (ricz) muhafaza eyle. Bizi, amelleriyle gazabını değil, rahmetini celbeden salih kullarından kıl. Hatalarımızdan dolayı bizleri helak etme, bize merhametinle muamele eyle.”


 

Bakara Suresi’nin 59. Ayeti Işığında Hadisler ve Sahabe Uygulamaları

 

Ayette bahsedilen “sözü değiştirme” eyleminin nasıl gerçekleştiği, hadis ve tefsir kaynaklarında detaylandırılmıştır.

“Hıtta”nın “Hınta”ya Çevrilmesi: Peygamber Efendimiz (s.a.v), bu olayı anlatırken şöyle buyurmuştur: “Onlara, ‘kapıdan secde ederek girin ve Hıtta deyin’ denildi. Onlar ise, (alay ederek) kalçaları üzerinde sürünerek girdiler ve sözü değiştirerek, ‘Habbatun fî şa’ratin’ (yani, bir arpa tanesi içinde bir kıl) veya ‘Hınta’ (buğday) dediler.” (Buhârî, Tefsîr, Bakara, 10; Müslim, Tefsîr, 19). Bu hadis, onların itaatsizliklerinin sadece bir emri yerine getirmemekle kalmadığını, aynı zamanda o emrin manasıyla (af dilemek) ve lafzıyla (Hıtta) alay ederek, onu kendi materyalist arzularının (buğday) bir ifadesine dönüştürdüklerini gösterir.


 

Bakara Suresi’nin 59. Ayeti Işığında Sünnet-i Seniyye

 

Peygamber Efendimiz (s.a.v), ümmetini, dinde tahrifat yapmanın ve bid’atler (dinde olmayan şeyleri dine sokma) çıkarmanın tehlikelerine karşı sürekli uyarmıştır.

Dinde Tahrifat Yasağı: Peygamberimizin Sünneti, vahye tam bir bağlılık üzerine kuruludur. O, ne Kur’an’dan bir harf eksiltmiş ne de ona bir harf eklemiştir. “İşlerin en kötüsü, sonradan ortaya çıkarılanlardır (muhdesât). Her sonradan ortaya çıkarılan şey bid’attir ve her bid’at sapıklıktır” (Müslim, Cum’a, 43) hadisi, onun, ayetteki “sözü değiştirme” günahına karşı ne kadar hassas olduğunu gösterir. Zulümden Sakındırması: Peygamberimiz, zulmün her türlüsüne karşı savaşmıştır. Ayette, bu eylemi yapanların “zulmedenler” olarak isimlendirilmesi, onun, “Zulüm, kıyamet günü karanlıklardır” hadisiyle tam bir uyum içindedir. Allah’ın emrini tahrif etmek, en büyük zulümlerdendir. Fısktan Uzak Durma: Sünnet, “fısk” yani Allah’a itaatin dışına çıkan her türlü eylemden sakındırır. Peygamberimiz, Müslümanın, hayatını bu sınırlar içinde geçirmesi gerektiğini, bu sınırların dışına çıkmanın, ayette belirtildiği gibi, ilahi cezayı celbedeceğini öğretmiştir.


 

Ayetten Çıkarılacak Dersler ve Hikmetler

 

Bu ayet, isyanın ve nankörlüğün anatomisini ve sonuçlarını ortaya koyar:

  1. İsyanın Doğası: Tahrifat ve Alay: Bu kıssa, isyanın sadece bir emri “yapmamak” değil, aynı zamanda o emri “değiştirmek” ve onunla “alay etmek” olduğunu gösterir. Bu, daha derin bir kibir ve cüretkârlık içerir. Onlar, Allah’ın emrini beğenmeyip, onun yerine kendi arzularına uygun bir eylem ve söz ikame etmeye çalışmışlardır.
  2. Zulmün Tanımı: Ayet, bu eylemi yapanları “zulmedenler” olarak tanımlar. Bu, zulmün en temel tanımını yapar: Bir şeyi, olması gereken yerden alıp, olmaması gereken bir yere koymak. Onlar, tevazu ve tövbenin yerine kibri ve alayı koyarak en büyük zulmü işlemişlerdir.
  3. Suçun Sebebi ve Sonucu: Ayet, cezanın sebebini net bir şekilde belirtir: “yoldan çıkmaları (fısk) sebebiyle.” Bu, ilahi cezanın keyfi olmadığını, kulun kendi isyanı ve itaatsizliği sonucunda hak ettiği adil bir karşılık olduğunu gösterir.
  4. İlahi Ceza (“Ricz”): “Gökten bir felaket (ricz)” ifadesi, cezanın kaynağının ilahi olduğunu ve ondan kaçışın mümkün olmadığını belirtir. “Ricz”, genellikle pislik, azap, salgın hastalık gibi hem maddi hem de manevi bir çöküşü ifade eden kapsamlı bir kelimedir.

 

Önceki ve Sonraki Ayetlerle Bağlantısı

 

  • Önceki Ayet (Bakara Suresi 58. Ayet): Bu iki ayet, bir emir ve o emre isyan sahnesini oluşturur. 58. ayet, “Şöyle şöyle yapın ki, sizi affedelim ve ödülünüzü artıralım” diyerek, Allah’ın rahmet dolu emrini ve vaadini bildirmişti. Bu 59. ayet ise, “Fakat o zalimler, emri değiştirdiler, biz de onlara ceza verdik” diyerek, o emre nasıl isyan ettiklerini ve o güzel vaat yerine nasıl bir azapla karşılaştıklarını anlatır.
  • Sonraki Ayet (Bakara Suresi 60. Ayet): Bu 59. ayet, onların isyanlarından birini ve gördükleri cezayı anlattı. Kur’an, onların nankörlüklerinin ve buna karşılık Allah’ın nimetlerinin nasıl devam ettiğini göstermek için, bir sonraki 60. ayette, çölde yaşadıkları bir başka olaya geçer: “Hani Musa, kavmi için su istemişti de, biz de ‘Asân ile taşa vur’ demiştik…” Bu, onların sürekli isyan etmelerine rağmen, Allah’ın rahmetinin ve mucizelerinin onları terk etmediğini, ancak onların bu nimetlerden ibret almadığını gösteren bir başka tarihi kesittir.

 

Özet:

 

Bakara Suresi’nin 59. ayetinde, bir önceki ayette kendilerine bir şehre tevazu ve af dileyerek girmeleri emredilen İsrailoğulları’nın bu emre nasıl isyan ettikleri anlatılır. Onlar, zulmederek, kendilerine söylenen “Hıtta” (Bizi affet) sözünü, onunla alay edercesine başka bir sözle değiştirmişlerdir. Onların bu kasıtlı itaatsizlikleri ve yoldan çıkmaları (fısk) sebebiyle, Allah da onların üzerine gökten maddi ve manevi bir felaket (ricz) indirerek, onları cezalandırmıştır.


Sure ve İlgili Konular Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

  1. “Sözü değiştirmek” tam olarak ne anlama gelir?
    • Bu, hem lafzı hem de manayı kapsar. Hadiste belirtildiği gibi, “Hıtta” (af) kelimesini, ona ses olarak benzeyen ama “buğday” anlamına gelen “Hınta” kelimesiyle değiştirmişlerdir. Bu, “Biz af değil, karnımızı doyuracak buğday istiyoruz” diyerek, manevi bir talebi, materyalist bir arzuya dönüştürmektir.
  2. Bu “gökten gelen felaket” (ricz) nedir?
    • Tefsirlerde, bunun şiddetli bir veba salgını, bir kasırga veya onları ansızın helak eden başka bir ilahi felaket olabileceği belirtilmiştir. Kur’an, türünü değil, kaynağının ilahi olduğunu ve sebebinin onların isyanı olduğunu vurgular.
  3. Onlar neden bu kadar basit bir emre bile isyan ettiler?
    • Bu, kalplerine işlemiş olan inat, kibir, nimeti küçümseme ve peygamberlerine karşı alaycı tavırlarının bir sonucudur. Onlar için mesele, emrin basitliği değil, bir otoriteye boyun eğmeyi reddetmektir.
  4. Bu ayetin günümüzdeki yansıması nedir?
    • Günümüzde de, Allah’ın dininin hükümlerini, kendi heva ve heveslerine, modern ideolojilere veya kişisel çıkarlarına uydurmak için “değiştiren”, kelimelerin içini boşaltıp onlara farklı anlamlar yükleyen herkes, bu ayetteki “sözü değiştirme” günahından bir pay almış olur.
  5. Ayet neden onları iki kez “zalimler” olarak nitelendiriyor?
    • İlk olarak “zulmedenler sözü değiştirdi”, ikinci olarak da “o zalimlerin üzerine felaket indirdik” denmesi, onların bu eylemlerinin her aşamasının bir zulüm olduğunu ve cezanın da bizzat bu zalimlere yönelik olduğunu vurgulamak içindir.
  6. “Fısk” nedir ve neden cezanın sebebi olarak gösterilmiştir?
    • Fısk, itaatin sınırlarının dışına çıkmaktır. Onların bu eylemi, basit bir hata veya unutma değil, Allah’ın emrinin sınırlarını bilerek ve isteyerek çiğnedikleri, kasıtlı bir “yoldan çıkma” eylemi olduğu için, cezanın sebebi olarak özellikle zikredilmiştir.
  7. Bu kıssa, tövbe kapısının her zaman açık olmadığını mı gösterir?
    • Hayır. Bu kıssa, tövbe etmeyip, isyan ve alayda ısrar etmenin sonucunun ceza olduğunu gösterir. Eğer onlar, bu emri değiştirmek yerine, pişman olup “Hıtta” deselerdi, bir önceki ayette vaat edilen af ve mükafata nail olacaklardı.
  8. Bu ayet, bir önceki ayetlerle nasıl bir bütünlük oluşturur?
    • Önceki ayetler, nimet ve bu nimete karşılık bir imtihan emri sunmuştu. Bu ayet ise, o imtihanın nasıl kaybedildiğini ve sonucunun ne olduğunu anlatarak, “nimet-imtihan-isyan-ceza” döngüsünü tamamlar.
  9. Allah’ın emirleriyle alay etmenin hükmü nedir?
    • Allah’ın emirleriyle veya ayetleriyle alay etmek, kişiyi dinden çıkaran bir küfür eylemidir. İsrailoğulları’nın bu eylemi de, onların imanlarındaki zafiyetin ne kadar derin olduğunu gösterir.
  10. Ayetin ana mesajı nedir?
    • Allah’ın emirlerine samimiyetle ve tevazu ile uymak, af ve mükafat kapısını açar. O emirleri kibirle, alayla ve tahrifatla değiştirmeye kalkışmak ise, ilahi bir felakete ve azaba davetiye çıkarmaktır.

 

ALPER

"İslam Bilimleri ve Tefsir araştırmacısı olan Alper, Kur'anî kavramlar ve Hadis ilmi üzerine derinlemesine çalışmalar yürütmektedir. Akademik perspektifi manevi derinlikle harmanlayarak okuyucularına rehberlik etmeyi amaçlar."

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu