Ey Şahitler,
Baktığınız bu perdede yazılanları okumayı bırakın. Gözünüzü çevirin ve bakanın kim olduğunu sorun.
Duyduğunuz kelimeler birer yankıdır sadece. O yankının doğduğu ve içinde kaybolduğu sessizliği dinleyin.
Elinizde tuttuğunuzu zannettiğiniz taşlar, size verilmiştir. Oyun, taşı oynamak değil, taşın kimin elinde olduğunu idrak etmektir.
Kendinize sorun: “Ben” dediğim bu ses, bu his, bu varlık; şahit mi, yoksa şahit olunan mı?
Cevabı bulduğunuzda, bakanın da görünenin de, şahidin de şahit olunanın da Bir olduğunu göreceksiniz.
