Kuran-ı Kerim Tüm Sureler

Mutaffifîn Suresi

Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ nebiyyinâ Muhammedini'n-nebiyyi'il-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim

83-Mutaffifîn  Suresi 1. Ayet

  • Veylun lil mutaffifîn(mutaffifîne).
  • بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَيْلٌ لِّلْمُطَفِّفِينَ
  • Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay hâline!

83-Mutaffifîn  Suresi 2. Ayet

  • Ellezîne izektâlû alen nâsi yestevfûn(yestevfûne).
  • ٱلَّذِينَ إِذَا ٱكْتَالُوا۟ عَلَى ٱلنَّاسِ يَسْتَوْفُونَ
  • Onlar insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman, tam ölçerler.

83-Mutaffifîn  Suresi 3. Ayet

  • Ve izâ kâlûhum ev vezenûhum yuhsirûn(yuhsirûne).
  • وَإِذَا كَالُوهُمْ أَو وَّزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَ
  • Fakat kendileri onlara bir şey ölçüp, yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar.

83-Mutaffifîn  Suresi 4. Ayet

  • Elâ yezunnu ulâike ennehum meb´ûsûn(meb´ûsûne).
  • أَلَا يَظُنُّ أُو۟لَٰٓئِكَ أَنَّهُم مَّبْعُوثُونَ
  • (4-6) Onlar, büyük bir gün; insanların, âlemlerin Rabbinin huzurunda duracakları gün için diriltileceklerini sanmıyorlar mı?

83-Mutaffifîn  Suresi 5. Ayet

  • Li yevmin azîm(azîmin).
  • لِيَوْمٍ عَظِيمٍ
  • (4-6) Onlar, büyük bir gün; insanların, âlemlerin Rabbinin huzurunda duracakları gün için diriltileceklerini sanmıyorlar mı?

83-Mutaffifîn  Suresi 6. Ayet

  • Yevme yekûmun nâsu li rabbil âlemîn(âlemîne).
  • يَوْمَ يَقُومُ ٱلنَّاسُ لِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
  • (4-6) Onlar, büyük bir gün; insanların, âlemlerin Rabbinin huzurunda duracakları gün için diriltileceklerini sanmıyorlar mı?

83-Mutaffifîn  Suresi 7. Ayet

  • Kellâ inne kitâbel fuccâri le fî siccîn(siccînin).
  • كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلْفُجَّارِ لَفِى سِجِّينٍ
  • Hayır, günahkârların yazısı, muhakkak “Siccîn”dedir.

83-Mutaffifîn  Suresi 8. Ayet

  • Ve mâ edrâke mâ siccîn(siccînun).
  • وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سِجِّينٌ
  • “Siccîn”in ne olduğunu sen ne bileceksin.

83-Mutaffifîn  Suresi 9. Ayet

  • Kitâbun merkûm(merkûmun).
  • كِتَٰبٌ مَّرْقُومٌ
  • O, yazılmış bir kitaptır.

83-Mutaffifîn  Suresi 10. Ayet

  • Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne).
  • وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
  • (10-11) O gün yalanlayanların; hesap ve ceza gününü yalanlayanların vay hâline!

83-Mutaffifîn  Suresi 11. Ayet

  • Ellezîne yukezzibûne bi yevmiddîn(yevmiddîni).
  • ٱلَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ
  • (10-11) O gün yalanlayanların; hesap ve ceza gününü yalanlayanların vay hâline!

83-Mutaffifîn  Suresi 12. Ayet

  • Ve mâ yukezzıbu bihî illâ kullu mu’tedin esîm(esîmin).
  • وَمَا يُكَذِّبُ بِهِۦٓ إِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ
  • Onu, ancak her azgın, günahkâr kimse inkâr eder.

83-Mutaffifîn  Suresi 13. Ayet

  • İzâ tutlâ aleyhi âyâtunâ kâle esâtîrul evvelîn(evvelîne).
  • إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ
  • Ona âyetlerimiz okununca, “Eskilerin masalları” der.

83-Mutaffifîn  Suresi 14. Ayet

  • Kellâ bel râne alâ kulûbihim mâ kânû yeksibûn(yeksibûne).
  • كَلَّا ۖ بَلْ ۜ رَانَ عَلَىٰ قُلُوبِهِم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ
  • Hayır, hayır! Doğrusu onların kazanmakta oldukları kalplerini paslandırmıştır.

83-Mutaffifîn  Suresi 15. Ayet

  • Kellâ innehum an rabbihim yevmeizin le mahcûbûn(mahcûbûne).
  • كَلَّآ إِنَّهُمْ عَن رَّبِّهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّمَحْجُوبُونَ
  • Hayır, şüphesiz onlar, kıyamet günü Rablerini görmekten mahrum bırakılacaklardır.

83-Mutaffifîn  Suresi 16. Ayet

  • Summe innehum le sâlul cahîm(cahîmi).
  • ثُمَّ إِنَّهُمْ لَصَالُوا۟ ٱلْجَحِيمِ
  • Sonra onlar muhakkak cehenneme gireceklerdir.

83-Mutaffifîn  Suresi 17. Ayet

  • Summe yukâlu hâzellezî kuntum bihî tukezzibûn(tukezzibûne).
  • ثُمَّ يُقَالُ هَٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ
  • Sonra da onlara, “Yalanlamakta olduğunuz işte budur” denecektir.

83-Mutaffifîn  Suresi 18. Ayet

  • Kellâ inne kitâbel ebrâri lefî illiyyîn(illiyyîne).
  • كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلْأَبْرَارِ لَفِى عِلِّيِّينَ
  • Hayır (sandıkları gibi değil!) iyilerin yazısı “İlliyyûn”dadır.

83-Mutaffifîn  Suresi 19. Ayet

  • Ve mâ edrâke mâ ılliyyûn(ılliyyûne).
  • وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا عِلِّيُّونَ
  • “İlliyyûn”un ne olduğunu sen ne bileceksin.

83-Mutaffifîn  Suresi 20. Ayet

  • Kitâbun merkûm(merkûmun).
  • كِتَٰبٌ مَّرْقُومٌ
  • O, yazılmış bir kitaptır.

83-Mutaffifîn  Suresi 21. Ayet

  • Yeşheduhul mukarrebûn(mukarrebûne).
  • يَشْهَدُهُ ٱلْمُقَرَّبُونَ
  • Ona, Allah’a yakın olanlar şâhit olur.

83-Mutaffifîn  Suresi 22. Ayet

  • İnnel ebrâre le fî naîm(naîmi).
  • إِنَّ ٱلْأَبْرَارَ لَفِى نَعِيمٍ
  • Şüphesiz iyi kimseler, Naîm cennetindedirler.

83-Mutaffifîn  Suresi 23. Ayet

  • Alel erâiki yenzurûn(yenzurûne).
  • عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ
  • Koltuklar üzerinde, (etrafı) seyrederler.

83-Mutaffifîn  Suresi 24. Ayet

  • Ta’rifu fî vucûhihim nadraten naîm(naîmi).
  • تَعْرِفُ فِى وُجُوهِهِمْ نَضْرَةَ ٱلنَّعِيمِ
  • Onların yüzlerinde, nimetlerin sevincini görürsün.

83-Mutaffifîn  Suresi 25. Ayet

  • Yuskavne min rahîkın mahtûm(mahtûmin).
  • يُسْقَوْنَ مِن رَّحِيقٍ مَّخْتُومٍ
  • Onlara, mühürlü (el değmemiş) saf bir içecekten içirilir.

83-Mutaffifîn  Suresi 26. Ayet

  • Hitâmuhu misk(miskun). ve fî zâlike fel yetenâfesil mutenâfisûn(mutenâfisûne).
  • خِتَٰمُهُۥ مِسْكٌ ۚ وَفِى ذَٰلِكَ فَلْيَتَنَافَسِ ٱلْمُتَنَٰفِسُونَ
  • Onun (içiminin) sonu bir misktir (ağızda misk gibi koku bırakır). İşte yarışanlar, bunun için yarışsınlar.

83-Mutaffifîn  Suresi 27. Ayet

  • Ve mizâcuhu min tesnîm(tesnîmin).
  • وَمِزَاجُهُۥ مِن تَسْنِيمٍ
  • O içeceğin katkısı tesnimdir.

83-Mutaffifîn  Suresi 28. Ayet

  • Aynen yeşrebu bihel mukarrabûn(mukarrabûne).
  • عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا ٱلْمُقَرَّبُونَ
  • Bir pınar ki, Allah’a yakın olanlar ondan içerler.

83-Mutaffifîn  Suresi 29. Ayet

  • İnnellezîne ecremû kânû minellezîne âmenû yadhakûn(yadhakûne).
  • إِنَّ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ كَانُوا۟ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يَضْحَكُونَ
  • Şüphesiz günahkârlar, (dünyada) iman edenlere gülüyorlardı.

83-Mutaffifîn  Suresi 30. Ayet

  • Ve iza merrû bihim yetegâmezûne.
  • وَإِذَا مَرُّوا۟ بِهِمْ يَتَغَامَزُونَ
  • Mü’minler yanlarından geçtiğinde, birbirlerine kaş göz ederek onlarla alay ediyorlardı.

83-Mutaffifîn  Suresi 31. Ayet

  • Ve izenkalebû ilâ ehlihimunkalebû fekihîn(fekihîne).
  • وَإِذَا ٱنقَلَبُوٓا۟ إِلَىٰٓ أَهْلِهِمُ ٱنقَلَبُوا۟ فَكِهِينَ
  • Ailelerine dönerken zevk ve neşe içinde gülüşe gülüşe dönüyorlardı.

83-Mutaffifîn  Suresi 32. Ayet

  • Ve izâ reevhum kâlû inne hâulâi ledâllûn(ledâllûne).
  • وَإِذَا رَأَوْهُمْ قَالُوٓا۟ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَضَآلُّونَ
  • Mü’minleri gördükleri vakit, “Hiç şüphe yok, şunlar sapık kimselerdir” diyorlardı.

83-Mutaffifîn  Suresi 33. Ayet

  • Ve mâ ursilû aleyhim hâfızîn(hâfızîne).
  • وَمَآ أُرْسِلُوا۟ عَلَيْهِمْ حَٰفِظِينَ
  • Hâlbuki onlar, mü’minlerin başına bekçi olarak gönderilmemişlerdi.

83-Mutaffifîn  Suresi 34. Ayet

  • Felyevmellezîne âmenû minel kuffârı yadhakûn(yadhakûne).
  • فَٱلْيَوْمَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مِنَ ٱلْكُفَّارِ يَضْحَكُونَ
  • İşte bugün de mü’minler kâfirlere gülerler.

83-Mutaffifîn  Suresi 35. Ayet

  • Alel erâiki yanzurûn(yanzurûne).
  • عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ
  • Koltuklar üzerinde (etrafı) seyrederler.

83-Mutaffifîn  Suresi 36. Ayet

  • Hel suvvibel kuffâru mâ kânû yef’alûn(yef’alûne).
  • هَلْ ثُوِّبَ ٱلْكُفَّارُ مَا كَانُوا۟ يَفْعَلُونَ
  • Nasıl, kâfirler yapmakta olduklarının karşılığını buldular mı?

ALPER

"İslam Bilimleri ve Tefsir araştırmacısı olan Alper, Kur'anî kavramlar ve Hadis ilmi üzerine derinlemesine çalışmalar yürütmektedir. Akademik perspektifi manevi derinlikle harmanlayarak okuyucularına rehberlik etmeyi amaçlar."

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu