Kuran’ı Kerim Okuyun
Şuara Suresi - Sayfa: 7/18
وَالَّذِي هُوَ يُطْعِمُنِي وَيَسْقِينِ﴿٧٩﴾
79. «Beni yediren, içirendir,» Okunuşu: Vellezî huve yut’ımunî ve yeskîn(yeskîni).
وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ﴿٨٠﴾80. «Hastalandığım zaman bana O, şifâ verir.» Okunuşu: Ve izâ maridtu fe huve yeşfîn(yeşfîni).
وَالَّذِي يُمِيتُنِي ثُمَّ يُحْيِينِ﴿٨١﴾81. «O ki, benim canımı alacak, sonra diriltecektir.» Okunuşu: Vellezî yumîtunî summe yuhyîn(yuhyîni).
وَالَّذِي أَطْمَعُ أَن يَغْفِرَ لِي خَطِيئَتِي يَوْمَ الدِّينِ﴿٨٢﴾82. «Ve hesap günü, hatamı bağışlayacağını umduğumdur.» Okunuşu: Vellezî atmeu en yagfira lî hatîetî yevmed dîn(dîni).
رَبِّ هَبْ لِي حُكْمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ﴿٨٣﴾83. «Ya Rab! Bana hikmet (hüküm) ver ve beni iyiler (zümresin)e kat.» Okunuşu: Rabbi heb lî hukmen ve elhıknî bis sâlihîn(sâlihîne).
وَاجْعَل لِّي لِسَانَ صِدْقٍ فِي الْآخِرِينَ﴿٨٤﴾84. «Sonra gelecekler içinde beni doğrulukla anılanlardan eyle!» Okunuşu: Vec’al lî lisâne sıdkın fîl âhırîn(âhırîne).
وَاجْعَلْنِي مِن وَرَثَةِ جَنَّةِ النَّعِيمِ﴿٨٥﴾85. «Ve beni naîm (nimeti bol) cennetin varislerinden eyle!» Okunuşu: Vec’alnî min veraseti cennetin naîm(naîmi).
وَاغْفِرْ لِأَبِي إِنَّهُ كَانَ مِنَ الضَّالِّينَ﴿٨٦﴾86. «Babamı da bağışla, çünkü o yanlış gidenlerdendir.» Okunuşu: Vagfir li ebî innehu kâne mined dâllîn(dâllîne).
وَلَا تُخْزِنِي يَوْمَ يُبْعَثُونَ﴿٨٧﴾87. «(İnsanların) diriltilecekleri gün, beni mahcub etme.» Okunuşu: Ve lâ tuhzinî yevme yûb’asûn(yûb’asûne).
يَوْمَ لَا يَنفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَ﴿٨٨﴾88. «O gün ki ne mal fayda verir ne oğullar!» Okunuşu: Yevme lâ yenfau mâlun ve lâ benûn(benûne).
إِلَّا مَنْ أَتَى اللَّهَ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ﴿٨٩﴾89. «Ancak Allah´a temiz bir kalple gelenler o günde (kurtuluşa erer).» Okunuşu: İllâ men etâllâhe bi kalbin selîm(selîmin).
وَأُزْلِفَتِ الْجَنَّةُ لِلْمُتَّقِينَ﴿٩٠﴾90. (O gün) Cennet müttakilere yaklaştırılmıştır. Okunuşu: Ve uzlifetil cennetu lil muttekîn(muttekîne).
وَبُرِّزَتِ الْجَحِيمُ لِلْغَاوِينَ﴿٩١﴾91. Azgınlar için de cehennem hortlatılmıştır. Okunuşu: Ve burrizetil cahîmu lil gâvîn(gâvîne).
صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ