Kuran’ı Kerim Okuyun
Şuara Suresi - Sayfa: 11/18
فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ﴿١٣١﴾
131. «Artık Allah´tan korkun ve bana itaat edin.» Okunuşu: Fettekullâhe ve etîûn(etîûni).
وَاتَّقُوا الَّذِي أَمَدَّكُم بِمَا تَعْلَمُونَ﴿١٣٢﴾132. «O Allah´tan korkun ki, size o bildiğiniz şeyleri vermekte,» Okunuşu: Vettekûllezî emeddekum bimâ ta’lemûn(ta’lemûne).
أَمَدَّكُم بِأَنْعَامٍ وَبَنِينَ﴿١٣٣﴾133. «Davarlar, oğullar,» Okunuşu: Emeddekum bi en’âmin ve benîn(benîne).
وَجَنَّاتٍ وَعُيُونٍ﴿١٣٤﴾134. «Cennet gibi bağlar, bahçeler, pınarlar ihsan etmektedir.» Okunuşu: Ve cennâtin ve uyûn(uyûnin).
إِنِّي أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ﴿١٣٥﴾135. «Cidden ben sizin hakkınızda büyük bir günün azabından korkuyorum.» Okunuşu: İnnî ehâfu aleykum azâbe yevmin azîm(azîmin).
قَالُوا سَوَاءٌ عَلَيْنَا أَوَعَظْتَ أَمْ لَمْ تَكُن مِّنَ الْوَاعِظِينَ﴿١٣٦﴾136. Dediler ki: «Sen ha vaaz etmişsin, ha vaaz edenlerden olmamışsın, bizce birdir.» Okunuşu: Kâlû sevâun aleynâ e vaazte em lem tekun minel vâızîn(vâızîne).
إِنْ هَـٰذَا إِلَّا خُلُقُ الْأَوَّلِينَ﴿١٣٧﴾137. «Bu sırf eskilerin âdetidir.» Okunuşu: İn hâzâ illâ hulukul evvelîn(evvelîne).
وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ﴿١٣٨﴾138. «Biz azaba uğratılacak da değiliz.» Okunuşu: Ve mâ nahnu bi muazzebîn(muazzebîne).
فَكَذَّبُوهُ فَأَهْلَكْنَاهُمْ ۗ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ﴿١٣٩﴾139. Böylece onu yalancı saydılar; biz de kendilerini helak ettik. Şüphesiz bunda mutlak bir âyet (alınacak bir ders) vardır, ama çokları iman etmiş değillerdir. Okunuşu: Fe kezzebûhu fe ehleknâhum, inne fî zâlike le âyeh(âyeten), ve mâ kâne ekseruhum mu’minîn(mu’minîne).
وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ﴿١٤٠﴾140. Ve şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir. Okunuşu: Ve inne rabbeke le huvel azîzur rahîm(rahîmu).
كَذَّبَتْ ثَمُودُ الْمُرْسَلِينَ﴿١٤١﴾141. Semûd (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla itham etti. Okunuşu: Kezzebet semûdul murselîn(murselîne).
إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ صَالِحٌ أَلَا تَتَّقُونَ﴿١٤٢﴾142. Hani kardeşleri Salih onlara şöyle demişti: «Siz Allah´tan korkmaz mısınız?» Okunuşu: İz kâle lehum ehûhum sâlihun e lâ tettekûn(tettekûne).
إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ﴿١٤٣﴾143. «Haberiniz olsun ki ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.» Okunuşu: İnnî lekum resûlun emîn(emînun).
صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ