Kadınlarınız Tarlanızdır: Aile Hayatı ve Ahiret Hazırlığı
Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ nebiyyinâ Muhammedini'n-nebiyyi'il-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim
Arapça Okunuşu:
نِسَٓاؤُ۬كُمْ حَرْثٌ لَكُمْۖ فَاْتُوا حَرْثَكُمْ اَنّٰى شِئْتُمْۘ وَقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ مُلَاقُوهُۜ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِن۪ينَ
Kur’an-ı Kerim Bakara Suresi 223. Ayeti
Türkçe Okunuşu:
“Nisâukum ḥarśun lekum, fe’tû ḥarśekum ennâ şi’tum, ve kaddimû li-enfusikum, vetteku-llâhe va’lemû ennekum mulâkûh(u), ve beşşiri-lmu’minîn(e).”
Elmalılı Hamdi Yazır Meali:
“Kadınlarınız sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın. Kendiniz için ileriye hazırlık yapın. Allah’tan korkun ve bilin ki siz mutlaka O’na kavuşacaksınız. Müminleri müjdele!”
Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) Bakara Suresi’nin 223. Ayeti Işığında Duası:
Bu ayet-i kerime, eşleri erkekler için bir “tarla” (harś) yani neslin devamı için bir vesile olarak tanımlar ve meşru dairede onlara diledikleri şekilde yaklaşabileceklerini belirtir. Ardından, müminlere kendileri için ahirete hazırlık yapmalarını (salih ameller göndermelerini), Allah’tan korkmalarını (takva) ve O’na mutlaka kavuşacaklarını bilmelerini emreder. Ayet, müminlere bir müjdeyle sona erer. Bu ayet, aile hayatının meşruiyetini ve önemini vurgularken, onu daha büyük bir ahiret bilinci ve takva çerçevesine oturtur. Peygamber Efendimiz (s.a.v) de dualarında hayırlı nesil, ahiret için hazırlık, takva ve müminlere verilen müjdeler için niyazda bulunmuştur.
Hayırlı Nesil ve Aile Saadeti İçin Dua: “Kadınlarınız sizin için bir tarladır” ifadesi, evliliğin önemli bir amacının neslin devamı olduğunu gösterir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) de ümmetinin çoğalmasını teşvik etmiş ve hayırlı evlatlar için dua etmiştir. Cinsel ilişkiden önce okuduğu rivayet edilen şu dua, bu amaca da işaret eder: “Bismillâh, Allahümme cennibne’ş-şeytâne ve cennibi’ş-şeytâne mâ razaktenâ.” (Allah’ın adıyla. Allah’ım! Şeytanı bizden uzaklaştır ve şeytanı bize rızık olarak vereceğin (çocuktan) da uzaklaştır.) (Buhârî, Bed’ü’l-Halk, 11; Vudû’, 8; Müslim, Nikâh, 116). Bu dua, hem meşru birlikteliğe Allah’ın adıyla başlamayı hem de doğacak neslin şeytanın şerrinden korunmasını talep eder.
Ahiret İçin Hazırlık (Salih Amel) Duası: “Kendiniz için ileriye hazırlık yapın” (ve kaddimû li-enfusikum) emri, ahiret yurduna azık göndermeyi ifade eder. Peygamberimiz (s.a.v) de dualarında sık sık ahireti hatırlar ve orası için hazırlık yapmanın önemini vurgulardı. “Allah’ım! Hayat ancak ahiret hayatıdır.” (Buhârî, Rikāk, 1) sözü, O’nun ahirete verdiği önemi gösterir.
Takva, Allah’a Kavuşma Bilinci ve Müminlere Müjde Ümidiyle Dua: Ayetteki “Allah’tan korkun ve bilin ki siz mutlaka O’na kavuşacaksınız” emri ve “Müminleri müjdele” ifadesi, takva, ahiret bilinci ve ilahi müjde beklentisini bir araya getirir. Peygamberimiz (s.a.v) dualarında Allah’tan takva, O’na güzel bir şekilde kavuşmayı ve müminler için rahmet ve mağfiret dilerdi.
Bakara Suresi’nin 223. Ayeti Işığında Hadisler:
“Tarlanıza Dilediğiniz Gibi Varın” İfadesinin Nüzul Sebebi ve Anlamı: Bu ayetin “O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın” (fe’tû ḥarśekum ennâ şi’tum) kısmının nüzul sebebiyle ilgili olarak Câbir bin Abdullah (r.a.)’dan şu rivayet nakledilir: Yahudiler, “Eğer kişi hanımına arkadan (vajinal yoldan) yaklaşırsa çocuk şaşı doğar” diyorlardı. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu. (Buhârî, Tefsîru Sûre (2), 36; Müslim, Nikâh, 117; Ebû Dâvûd, Nikâh, 46). Bu ve benzeri rivayetler, ayetin, cinsel ilişki pozisyonları hakkında cahiliye döneminden kalma bazı batıl inanışları ve Yahudilerin yanlış iddialarını reddettiğini gösterir. “Ennâ şi’tum” (dilediğiniz gibi/dilediğiniz yönden) ifadesi, cinsel ilişkinin meşru olan yoldan (vajinal yoldan) olmak kaydıyla, farklı pozisyonlarda yapılabileceğine bir ruhsattır. “Harś” (tarla) benzetmesi, asıl amacın nesil elde etmek olduğu yere (rahime) işaret eder ve ters ilişki gibi haram olan fiilleri dışlar.
Ahiret İçin Azık Hazırlamak (“Kendiniz İçin İleriye Hazırlık Yapın”): Bu ifade, kişinin ahiret hayatı için salih ameller işlemesi, hayır ve hasenatta bulunması anlamına gelir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Âdemoğlu öldüğü zaman, üç şey dışında bütün amelleri kesilir: Sadaka-i câriye (sürekli fayda veren sadaka), faydalanılan ilim veya kendisine dua eden salih bir evlat.” (Müslim, Vasiyyet, 14). Bu, “kendiniz için ileriye hazırlık yapın” emrinin bir açıklamasıdır.
Allah’a Kavuşma Bilinci ve Takva: Peygamber Efendimiz (s.a.v), Allah’a kavuşma (likâullah) şuurunu her zaman canlı tutmuş ve ashabına da bunu telkin etmiştir. “Kim Allah’a kavuşmayı severse, Allah da ona kavuşmayı sever. Kim de Allah’a kavuşmaktan hoşlanmazsa, Allah da ona kavuşmaktan hoşlanmaz” (Buhârî, Rikāk, 41; Müslim, Zikir, 14-18) hadisi, bu şuurun önemini vurgular. Takva ise, bu kavuşmaya en güzel şekilde hazırlanmaktır.
Bakara Suresi’nin 223. Ayeti Işığında Sünnet-i Seniyye:
- Aile Hayatında Meşruiyet ve Nezaket: Peygamber Efendimiz (s.a.v) aile hayatında ve eşleriyle olan ilişkilerinde her zaman nezaketi, şefkati ve meşru sınırları gözetmiştir. O, cinsel ilişkinin adabını öğretmiş, bu konuda aşırılıklardan ve fıtrata aykırı davranışlardan sakındırmıştır.
- Ahiret Odaklı Bir Yaşam: Efendimiz (s.a.v)’in hayatı, dünyaya aldanmadan ahiret için çalışma ve hazırlık yapma üzerine kuruluydu. O, her fırsatta ashabına ahireti hatırlatır, onları salih amellere teşvik ederdi.
- Takvayı Hayatın Her Alanına Yaymak: Peygamberimiz (s.a.v) için takva, sadece belirli ibadetlerle sınırlı değil, hayatın her alanını kuşatan bir bilinç ve yaşam tarzıydı. Aile hayatı da dahil olmak üzere her işte Allah’tan korkmak ve O’nun rızasını aramak, sünnetin temel bir ilkesidir.
- Müminlere Müjde Vermek: Peygamber Efendimiz (s.a.v), Allah’ın emirlerine uyan, takva sahibi olan ve salih ameller işleyen müminlere her zaman cenneti ve Allah’ın rızasını müjdelemiştir. Ayetin sonundaki “Müminleri müjdele!” emri, O’nun bu “beşîr” (müjdeleyici) vasfını teyit eder.
Özet:
Bu ayet, kadınların eşleri için bir “tarla” (neslin yetiştiği yer) olduğunu belirterek, eşlerle cinsel ilişkinin meşruiyetini ve temel amacını vurgular. Bu “tarlaya” diledikleri şekilde (meşru yoldan olmak kaydıyla) yaklaşabileceklerini ifade eder. Ardından müminlere, kendileri için (ahirete yönelik) hayırlı işler yapmalarını, Allah’tan korkmalarını (takva sahibi olmalarını) ve O’na mutlaka kavuşacaklarını bilmelerini emreder. Ayet, Peygamber Efendimiz’e (s.a.v) yönelik “Müminleri müjdele!” emriyle sona erer.
İniş Tarihi ve Nüzul Ortamı:
Medine döneminde nazil olan bu ayet, bir önceki ayette (Bakara 2:222) hayız halindeki kadınlarla cinsel ilişkinin yasaklanması ve temizlendikten sonraki durumları ele alındıktan sonra, genel olarak eşlerle cinsel ilişkinin adabı ve amacı hakkında bir açıklama getirir. Özellikle o dönemde Yahudiler arasında yaygın olan, hanıma arkadan (vajinal yoldan) yaklaşmanın çocuğun şaşı olmasına sebep olacağı gibi batıl bir inanışı reddetmek üzere indiği rivayet edilir. Ayet, bu tür hurafeleri ortadan kaldırarak, meşru sınırlar içinde cinsel ilişkinin şekli konusunda bir serbestlik tanır.
Ayetin Detaylı Tefsiri:
“Nisâukum ḥarśun lekum” (Kadınlarınız sizin için bir tarladır):
- “Nisâukum”: “Sizin kadınlarınız/eşleriniz.”
- “Ḥarśun lekum”: “Sizin için bir ‘harś’tır.” “Harś” (حَرْث), ekilip biçilen tarla, ekim yeri anlamına gelir. Bu benzetme, kadınların rahimlerinin neslin devamı için bir tohum ekme yeri olduğunu ifade eder. Evliliğin en önemli amaçlarından biri de insan neslinin meşru yollarla devamını sağlamaktır.
“Fe’tû ḥarśekum ennâ şi’tum” (O halde tarlanıza dilediğiniz gibi/dilediğiniz yönden varın):
- “Fe’tû ḥarśekum”: “O halde tarlanıza varın/yaklaşın.” Bu, eşlerle cinsel ilişkiye bir izin ve teşviktir.
- “Ennâ şi’tum”: “Nasıl/ne zaman/nereden dilerseniz.” Bu ifade, cinsel ilişkinin pozisyonu veya zamanlaması konusunda (hayız gibi yasak durumlar hariç) bir serbestlik olduğunu gösterir. Önemli olan, “tarla”ya, yani çocuğun olacağı yere (rahime) yönelik olmasıdır. Bu, Yahudilerin bazı pozisyonları uğursuz sayan batıl inanışlarını reddeder ve ters ilişki gibi haram fiilleri dışlar.
“Ve kaddimû li-enfusikum” (Ve kendiniz için (ahirete yönelik) önceden (hayırlı ameller) gönderin): Bu emir, aile hayatının ve cinsel ilişkinin sadece dünyevi zevklerden ibaret olmadığını, aynı zamanda ahireti düşünerek, salih ameller işleyerek ve hayırlı nesiller yetiştirerek ahiret için bir hazırlık yapılması gerektiğini hatırlatır. Bu, cinsel ilişkiden önce dua etmek (hayırlı evlat için), çocukları İslami terbiye ile yetiştirmek gibi anlamları da içerebilir. Genel olarak ise, her türlü salih ameli kapsar.
“Vetteku-llâhe va’lemû ennekum mulâkûh(u)” (Ve Allah’tan korkun (takvalı olun) ve bilin ki siz mutlaka O’na kavuşacaksınız): Bu, müminlere yönelik bir uyarı ve hatırlatmadır:
- “Vettekullâh”: Allah’ın emirlerine uyup yasaklarından kaçınarak O’na karşı sorumluluk bilinciyle hareket edin.
- “Va’lemû ennekum mulâkûh”: Ve kesin olarak bilin ki, O’nunla (Allah ile) karşılaşacaksınız (Kıyamet Günü’nde). Bu, hesap verme şuurunu ve ahiret bilincini canlı tutar.
“Ve beşşiri-lmu’minîn(e)” (Ve (ey Muhammed!) müminleri müjdele!): Bütün bu emir ve yasaklara uyan, takva sahibi olan, ahirete hazırlık yapan ve Rablerine kavuşacaklarına iman eden müminler için Peygamber Efendimiz’e (s.a.v) onları müjdelemesi emredilir. Bu müjde, Allah’ın rızası, rahmeti ve cennetidir.
Ayetten Çıkarılacak Dersler ve Hikmetler:
- Evliliğin ve Neslin Devamının Önemi: İslam, evliliği ve meşru yoldan neslin devamını teşvik eder. “Tarla” benzetmesi, bu amaca işaret eder.
- Eşler Arası İlişkide Meşruiyet ve Serbestlik: Meşru dairede (vajinal yoldan) olmak kaydıyla, eşler arasındaki cinsel ilişkinin şekli konusunda bir serbestlik vardır. Batıl inanışlara ve gereksiz kısıtlamalara yer yoktur.
- Ahiret Bilincinin Her Alana Yansıması: En özel ve mahrem ilişkilerde bile ahiret bilincini ve Allah’a karşı sorumluluğu unutmamak gerekir. “Kendiniz için ileriye hazırlık yapın” emri bunu hatırlatır.
- Takvanın Hayati Rolü: Her işte olduğu gibi, aile hayatında ve eşler arası ilişkilerde de takva (Allah korkusu ve O’na karşı sorumluluk bilinci) esastır.
- Allah’a Kavuşma Gerçeği: Ölümden sonra Allah’a kavuşma ve O’na hesap verme gerçeği, müminin hayatına yön veren en önemli hakikatlerdendir.
- Müminler İçin Müjde: Allah’ın emirlerine uyan ve takva sahibi olan müminler için her zaman bir müjde ve ümit vardır.
Önceki ve Sonraki Ayetlerle Bağlantısı:
Bu 223. ayet, bir önceki ayet olan Bakara 2:222’de hayız halindeki kadınlarla cinsel ilişkinin yasaklanması ve temizlendikten sonraki durumları ele alındıktan sonra, genel olarak eşlerle cinsel ilişkinin meşruiyeti, amacı ve adabı hakkında bir açıklama getirir. Bu ayetten sonra gelen Bakara 2:224’te ise, yeminler konusu ele alınacak ve Allah adına yapılan yeminlerin iyilik yapmaya, takvaya ve insanlar arasını düzeltmeye engel kılınmaması gerektiği belirtilecektir. Bu da, aile ve toplum hayatındaki bir başka önemli ahlaki prensibe işaret eder.
Sonuç:
Bakara Suresi 223. ayeti, eşlerin birbirleri için bir “tarla” olduğunu belirterek evliliğin ve neslin devamının önemini vurgular ve meşru sınırlar içinde eşlere diledikleri şekilde yaklaşma izni verir. Ancak bu izni, “kendiniz için ahirete hazırlık yapın, Allah’tan korkun ve O’na kavuşacağınızı bilin” emirleriyle daha yüce bir manevi çerçeveye oturtur. Ayet, müminlere yönelik bir müjdeyle sona ererek, bu ilkelere uyanların Allah’ın lütfuna nail olacağını hatırlatır. Bu, aile hayatını ve cinsel ilişkiyi bile ahiret bilinci ve takva ile ilişkilendiren dengeli ve hikmetli bir ilahi rehberliktir.