Kuran-ı Kerim Tüm Sureler

Fecr Suresi

Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ nebiyyinâ Muhammedini'n-nebiyyi'il-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim

89-Fecr  Suresi 1. Ayet

  • Vel fecr(fecri).
  • بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلْفَجْرِ
  • Tan yerinin ağarmasına andolsun,

89-Fecr  Suresi 2. Ayet

  • Ve leyâlin aşr(aşrın).
  • وَلَيَالٍ عَشْرٍ
  • On geceye andolsun,

89-Fecr  Suresi 3. Ayet

  • Veş şef’ı vel vetr(vetri).
  • وَٱلشَّفْعِ وَٱلْوَتْرِ
  • Çifte ve teke andolsun,

89-Fecr  Suresi 4. Ayet

  • Vel leyli izâ yesr(yesri).
  • وَٱلَّيْلِ إِذَا يَسْرِ
  • Geçip giden geceye andolsun (ki, müşrikler azaba uğrayacaklardır).

89-Fecr  Suresi 5. Ayet

  • Hel fî zâlike kasemun lizî hicr(hicrin).
  • هَلْ فِى ذَٰلِكَ قَسَمٌ لِّذِى حِجْرٍ
  • Şüphesiz bunlarda, akıl sahibi bir kimse için üzerine yemin edilmeye değer bir özellik vardır.

89-Fecr  Suresi 6. Ayet

  • E lem tere keyfe feale rabbuke bi âd(âdin).
  • أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ
  • (6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hûd’un kavmi) Âd’e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem’e, vadide kayaları oyan (Salih’in kavmi) Semûd’a, kazıklar sahibi Firavun’a ne yaptığını görmedin mi?

89-Fecr  Suresi 7. Ayet

  • İreme zâtil ımâd(ımâdi).
  • إِرَمَ ذَاتِ ٱلْعِمَادِ
  • (6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hûd’un kavmi) Âd’e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem’e, vadide kayaları oyan (Salih’in kavmi) Semûd’a, kazıklar sahibi Firavun’a ne yaptığını görmedin mi?

89-Fecr  Suresi 8. Ayet

  • Elletî lem yuhlak misluhâ fîl bilâd(bilâdi).
  • ٱلَّتِى لَمْ يُخْلَقْ مِثْلُهَا فِى ٱلْبِلَٰدِ
  • (6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hûd’un kavmi) Âd’e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem’e, vadide kayaları oyan (Salih’in kavmi) Semûd’a, kazıklar sahibi Firavun’a ne yaptığını görmedin mi?

89-Fecr  Suresi 9. Ayet

  • Ve semûdelleziyne câbûssahre bil vâd(vâdi).
  • وَثَمُودَ ٱلَّذِينَ جَابُوا۟ ٱلصَّخْرَ بِٱلْوَادِ
  • (6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hûd’un kavmi) Âd’e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem’e, vadide kayaları oyan (Salih’in kavmi) Semûd’a, kazıklar sahibi Firavun’a ne yaptığını görmedin mi?

89-Fecr  Suresi 10. Ayet

  • Ve fir avne zîl evtâd(evtâdi).
  • وَفِرْعَوْنَ ذِى ٱلْأَوْتَادِ
  • (6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hûd’un kavmi) Âd’e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem’e, vadide kayaları oyan (Salih’in kavmi) Semûd’a, kazıklar sahibi Firavun’a ne yaptığını görmedin mi?

89-Fecr  Suresi 11. Ayet

  • Ellezîne tagav fîl bilâd(bilâdi).
  • ٱلَّذِينَ طَغَوْا۟ فِى ٱلْبِلَٰدِ
  • (11-12) Bunlar şehirlerde azgınlık eden ve oralarda pek çok bozgunculuk çıkaran kimselerdi.

89-Fecr  Suresi 12. Ayet

  • Fe ekserû fîhel fesâd(fesâde).
  • فَأَكْثَرُوا۟ فِيهَا ٱلْفَسَادَ
  • (11-12) Bunlar şehirlerde azgınlık eden ve oralarda pek çok bozgunculuk çıkaran kimselerdi.

89-Fecr  Suresi 13. Ayet

  • Fe sabbe aleyhim rabbuke sevta azâb(azâbin).
  • فَصَبَّ عَلَيْهِمْ رَبُّكَ سَوْطَ عَذَابٍ
  • Bu yüzden Rabbin onların üzerine azap kamçısı yağdırdı.

89-Fecr  Suresi 14. Ayet

  • İnne rabbeke le bil mirsâd(mirsâdi).
  • إِنَّ رَبَّكَ لَبِٱلْمِرْصَادِ
  • Şüphesiz Rabbin, gözetlemededir.

89-Fecr  Suresi 15. Ayet

  • Fe emmel insânu izâ mebtelâhu rabbuhu fe ekremehu ve na’amehu fe yekûlu rabbî ekremen(ekremeni).
  • فَأَمَّا ٱلْإِنسَٰنُ إِذَا مَا ٱبْتَلَىٰهُ رَبُّهُۥ فَأَكْرَمَهُۥ وَنَعَّمَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّىٓ أَكْرَمَنِ
  • İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, “Rabbim bana ikram etti” der.

89-Fecr  Suresi 16. Ayet

  • Ve emmâ izâ mebtelâhu fe kadere aleyhi rızkahu fe yekûlu rabbî ehânen(ehâneni).
  • وَأَمَّآ إِذَا مَا ٱبْتَلَىٰهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّىٓ أَهَٰنَنِ
  • Ama onu deneyip rızkını daraltınca da, “Rabbim beni aşağıladı” der.

89-Fecr  Suresi 17. Ayet

  • Kellâ bel lâ tukrimûnel yetîm(yetîme).
  • كَلَّا ۖ بَل لَّا تُكْرِمُونَ ٱلْيَتِيمَ
  • Hayır, hayır! Yetime ikram etmiyorsunuz.

89-Fecr  Suresi 18. Ayet

  • Ve lâ tehâddûne alâ taâmil miskîn(miskîni).
  • وَلَا تَحَٰٓضُّونَ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ
  • Yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.

89-Fecr  Suresi 19. Ayet

  • Ve te’kulûnet turâse eklen lemmâ(lemmen).
  • وَتَأْكُلُونَ ٱلتُّرَاثَ أَكْلًا لَّمًّا
  • Haram helâl demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.

89-Fecr  Suresi 20. Ayet

  • Ve tuhıbbûnel mâle hubben cemmâ(cemmen).
  • وَتُحِبُّونَ ٱلْمَالَ حُبًّا جَمًّا
  • Malı da pek çok seviyorsunuz.

89-Fecr  Suresi 21. Ayet

  • Kellâ izâ dukketil ardu dekken dekkâ(dekken).
  • كَلَّآ إِذَا دُكَّتِ ٱلْأَرْضُ دَكًّا دَكًّا
  • Hayır, yeryüzü (kıyamet sarsıntısıyla) parça parça olup dağıldığı zaman,

89-Fecr  Suresi 22. Ayet

  • Ve câe rabbuke vel meleku saffen saffâ(saffen).
  • وَجَآءَ رَبُّكَ وَٱلْمَلَكُ صَفًّا صَفًّا
  • (22-23) Rabbinin buyruğu ve saf saf dizilmiş olarak melekler geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman, işte o gün insan (yaptıklarını birer birer) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ona nasıl faydası olacak!?

89-Fecr  Suresi 23. Ayet

  • Ve cîe yevmeizin bi cehenneme yevmeizin yetezekkerul insânu ve ennâ lehuz zikrâ.
  • وَجِا۟ىٓءَ يَوْمَئِذٍۭ بِجَهَنَّمَ ۚ يَوْمَئِذٍ يَتَذَكَّرُ ٱلْإِنسَٰنُ وَأَنَّىٰ لَهُ ٱلذِّكْرَىٰ
  • (22-23) Rabbinin buyruğu ve saf saf dizilmiş olarak melekler geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman, işte o gün insan (yaptıklarını birer birer) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ona nasıl faydası olacak!?

89-Fecr  Suresi 24. Ayet

  • Yekûlu yâ leytenî kaddemtu li hayâtî.
  • يَقُولُ يَٰلَيْتَنِى قَدَّمْتُ لِحَيَاتِى
  • “Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaydım” der.

89-Fecr  Suresi 25. Ayet

  • Fe yevmeizin lâ yuazzibu azâbehû ehad(ehadun).
  • فَيَوْمَئِذٍ لَّا يُعَذِّبُ عَذَابَهُۥٓ أَحَدٌ
  • Artık o gün, Allah’ın edeceği azabı kimse edemez.

89-Fecr  Suresi 26. Ayet

  • Ve lâ yûsiku ve sâkahû ehad(ehadun).
  • وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُۥٓ أَحَدٌ
  • Onun vuracağı bağı kimse vuramaz.

89-Fecr  Suresi 27. Ayet

  • Yâ eyyetuhen nefsul mutmainneh(mutmainnetu).
  • يَٰٓأَيَّتُهَا ٱلنَّفْسُ ٱلْمُطْمَئِنَّةُ
  • (Allah, şöyle der:) “Ey huzur içinde olan nefis!”

89-Fecr  Suresi 28. Ayet

  • İrciî ilâ rabbiki râdıyeten mardıyyeh(mardıyyeten).
  • ٱرْجِعِىٓ إِلَىٰ رَبِّكِ رَاضِيَةً مَّرْضِيَّةً
  • “Sen O’ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön!”

89-Fecr  Suresi 29. Ayet

  • Fedhulî fî ibâdî.
  • فَٱدْخُلِى فِى عِبَٰدِى
  • “(İyi) kullarımın arasına gir.”

89-Fecr  Suresi 30. Ayet

  • Vedhulî cennetî.
  • وَٱدْخُلِى جَنَّتِى
  • “Cennetime gir.”

ALPER

"İslam Bilimleri ve Tefsir araştırmacısı olan Alper, Kur'anî kavramlar ve Hadis ilmi üzerine derinlemesine çalışmalar yürütmektedir. Akademik perspektifi manevi derinlikle harmanlayarak okuyucularına rehberlik etmeyi amaçlar."

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu