Kuran-ı Kerim Tüm Sureler

Târık Suresi

Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ nebiyyinâ Muhammedini'n-nebiyyi'il-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim

86-Târık  Suresi 1. Ayet

  • Ves semâi vet târık(târıkı).
  • بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ
  • Göğe ve târıka andolsun.

86-Târık  Suresi 2. Ayet

  • Ve mâ edrâke met târik(târiku).
  • وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلطَّارِقُ
  • Târıkın ne olduğunu sen ne bileceksin?

86-Târık  Suresi 3. Ayet

  • En necmus sâkıb(sâkıbu).
  • ٱلنَّجْمُ ٱلثَّاقِبُ
  • O, (ışığıyla karanlığı) delen yıldızdır.

86-Târık  Suresi 4. Ayet

  • İn kullu nefsin lemmâ aleyhâ hâfız(hâfızun).
  • إِن كُلُّ نَفْسٍ لَّمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌ
  • Hiçbir kimse yoktur ki, üzerinde koruyucu bulunmasın.

86-Târık  Suresi 5. Ayet

  • Fel yenzuril insânu mimme hulık(hulıka).
  • فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَٰنُ مِمَّ خُلِقَ
  • Öyleyse insan neden yaratıldığına bir baksın.

86-Târık  Suresi 6. Ayet

  • Hulika min mâin dâfik(dâfikın).
  • خُلِقَ مِن مَّآءٍ دَافِقٍ
  • Fışkırıp çıkan bir sudan yaratıldı.

86-Târık  Suresi 7. Ayet

  • Yahrucu min beynis sulbi vet terâib(terâibi).
  • يَخْرُجُ مِنۢ بَيْنِ ٱلصُّلْبِ وَٱلتَّرَآئِبِ
  • Bu su, bel ile kaburga kemikleri arasından çıkar.

86-Târık  Suresi 8. Ayet

  • İnnehu alâ rec’ıhî le kâdir(kâdirun).
  • إِنَّهُۥ عَلَىٰ رَجْعِهِۦ لَقَادِرٌ
  • Şüphesiz Allah’ın onu, öldükten sonra tekrar diriltmeye de gücü yeter.

86-Târık  Suresi 9. Ayet

  • Yevme tubles serâir(serâiru).
  • يَوْمَ تُبْلَى ٱلسَّرَآئِرُ
  • Bütün sırların yoklanacağı günü hatırla!

86-Târık  Suresi 10. Ayet

  • Femâ lehu min kuvvetin ve lâ nâsır(nâsırın).
  • فَمَا لَهُۥ مِن قُوَّةٍ وَلَا نَاصِرٍ
  • (O gün) artık insan için ne bir kuvvet vardır, ne de bir yardımcı.

86-Târık  Suresi 11. Ayet

  • Ves semâi zâtir rec’(rec’ı).
  • وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلرَّجْعِ
  • Yağmurlu göğe andolsun,

86-Târık  Suresi 12. Ayet

  • Vel ardı zâtis sad’(sad’ı).
  • وَٱلْأَرْضِ ذَاتِ ٱلصَّدْعِ
  • Yarık yarık çatlamış yere andolsun.

86-Târık  Suresi 13. Ayet

  • İnnehu le kavlun fasl(faslun).
  • إِنَّهُۥ لَقَوْلٌ فَصْلٌ
  • Şüphesiz o Kur’an, hak ile batılı ayırd eden bir sözdür.

86-Târık  Suresi 14. Ayet

  • Ve mâ huve bil hezl(hezli).
  • وَمَا هُوَ بِٱلْهَزْلِ
  • O, boş bir söz değildir.

86-Târık  Suresi 15. Ayet

  • İnnehum yekîdûne keydâ(keyden).
  • إِنَّهُمْ يَكِيدُونَ كَيْدًا
  • Şüphesiz onlar bir tuzak kurarlar,

86-Târık  Suresi 16. Ayet

  • Ve ekîdu keydâ(keyden).
  • وَأَكِيدُ كَيْدًا
  • Ben de bir tuzak kurarım.

86-Târık  Suresi 17. Ayet

  • Fe mehhilil kâfirîne emhilhum ruveydâ(ruveyden).
  • فَمَهِّلِ ٱلْكَٰفِرِينَ أَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًۢا
  • Artık sen inkârcılara mühlet ver; onlara biraz zaman tanı!

ALPER

"İslam Bilimleri ve Tefsir araştırmacısı olan Alper, Kur'anî kavramlar ve Hadis ilmi üzerine derinlemesine çalışmalar yürütmektedir. Akademik perspektifi manevi derinlikle harmanlayarak okuyucularına rehberlik etmeyi amaçlar."

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu