Arâf Suresi AyetleriKur'an-ı Kerim

Cehennemin Şeytan ve Ona Uyanlarla Doldurulması Sözü

Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ nebiyyinâ Muhammedini'n-nebiyyi'il-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim

İblis’in o sinsi ve dört yönlü kuşatma planını açıklamasının ardından, Rabbimizin huzurunda kibrin ve nankörlüğün hiçbir mazeretinin kabul edilmeyeceği o son darbe niteliğindeki hükmüne geliyoruz. Bu ayet, Şeytan’a uyanların kaderinin, Şeytan’ın kaderiyle birleşeceğini ilan eden bir tasfiye beyanıdır:

Kur’an-ı Kerim A’râf Suresi 18. Ayeti

Arapça Okunuşu: قَالَ اخْرُجْ مِنْهَا مَذْؤُ۫ماً مَدْحُوراًۜ لَمَنْ تَبِعَكَ مِنْهُمْ لَاَمْلَـَٔنَّ جَهَنَّمَ مِنْكُمْ اَجْمَع۪ينَ

Türkçe Okunuşu: Kâlehruc minhâ mez’ûmen medhûrâ, le men tebiake minhum le emleenne cehenneme minkum ecmeîn.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali: (Allah) buyurdu: “Haydi, yerilmiş ve kovulmuş olarak çık oradan! Andolsun ki, onlardan kim sana uyarsa, sizin hepinizi cehenneme dolduracağım.”


Ayetin Detaylı Tefsiri

Bu ayet-i kerime, İblis’in küstahça meydan okumasına karşı ilahi adaletin nihai faturasını ortaya koyar.

Yerilmiş ve Kovulmuş (Mez’ûmen Medhûrâ): “Mez’ûm”, her türlü kusur ve ayıp üzerinde toplanmış, horlanmış ve nefret edilmiş demektir. “Medhûr” ise bir yerden zorla, şiddetle ve aşağılanarak uzaklaştırılanı ifade eder. Alper, İblis “Ben ondan hayırlıyım” diyerek sahte bir onur peşindeyken, Allah onu kainatın en aşağılık ve en horlanan varlığı haline getirmiştir. Bu, kibrin fıtri bir sonucudur; Allah için tevazu gösteren yücelir, Allah’a karşı kibirlenen ise böyle “mez’ûm ve medhûr” olur.

Kader Birliği (Le men tebiake minhum): İblis mühletini saptırmak için kullanacağını söylemişti. Allah ise burada insanın iradesine vurgu yapar: “Kim sana uyarsa…” Yani Şeytan’ın insan üzerinde mutlak bir zorlayıcı gücü yoktur; o sadece davet eder, insan ise iradesiyle onun peşine takılır. İşte kim o iradeyi Şeytan’ın peşinde harcarsa, akıbeti de onunla aynı olacaktır.

Cehennemi Doldurma Vaadi: “Andolsun ki hepinizi cehenneme dolduracağım” ifadesi, ilahi bir adaletin tecellisidir. Şeytan ve takipçileri, sanki tek bir “isyan partisi”ymiş gibi muamele göreceklerdir. Bu, mümin için sarsıcı bir uyarıdır: Şeytan’ın peşine takılmak, onunla aynı kaderi ve aynı mekanı paylaşmayı kabul etmek demektir.


A’râf Suresi’nin 18. Ayeti Işığında Duası

“Allah’ım! Bizleri senin huzurundan ‘yerilmiş ve kovulmuş’ olarak çıkan İblis’in peşine takılanlardan eyleme. Onunla aynı mekanı, aynı kaderi ve aynı azabı paylaşmaktan sana sığınırız. Rabbim! İrademizi senin rızanla birleştir, ayaklarımızı senin yolunda sabit kıl. Şeytan bizi süslü yalanlarla kendi safına çağırdığında; kalbimize senin korkunu ve sevgini yerleştir ki onun tuzaklarına düşmeyelim. Bizleri, cehennemi dolduracak olan o nankör kalabalıklardan değil; senin rahmetinle cenneti şenlendirecek olan müminlerden eyle. Ey mülkün ve adaletin sahibi! Bizleri nefsimizin ve Şeytan’ın şerrinden koru; bizi bize bırakma, bizi ‘mez’ûm ve medhûr’ olmaktan muhafaza buyur.”


A’râf Suresi’nin 18. Ayeti Işığında Hadisler

  • “Şeytan, insanın içine girmek için her fırsatı kollar. Eğer insan Allah’ı zikrederse o büzülür ve kaçar, gaflete düşerse vesvese verir.” (Buhari) — Şeytan’a uymanın başlangıç noktası olan gaflete karşı bir uyarıdır.

  • “Kişi sevdiğiyle beraberdir.” (Buhari) — Ayetteki “sana uyanlar seninle beraberdir” hükmünün manevi bir özetidir.

  • “Cehennem, ‘Daha var mı?’ diyecek kadar dolacaktır; ta ki Allah Teâlâ onun üzerine kudretini tecelli ettirene kadar.” (Buhari) — Ayetteki “cehennemi dolduracağım” vaadine bir işarettir.


A’râf Suresi’nin 18. Ayeti Işığında Sünnet-i Seniyye

Efendimiz’in (s.a.v.) hayatında bu ayet, “Teberrî” (Kötülükten ve Kötüden Uzaklaşma) olarak yaşanmıştır. O (s.a.v), Şeytan’a uymanın ne büyük bir yıkım olduğunu bildiği için, ashabını sadece günahtan değil, günaha götüren yollardan ve Şeytan’ın adımlarını takip eden çevrelerden de uzak tutmuştur. Sünnet-i Seniyye; Şeytan’ın mühletine karşı, “safını belli etmek”tir. Efendimiz, her fırsatta Şeytan’a muhalefet etmiş; sol elle yemeği, israfı, kibri ve yalanı “Şeytan’ın ameli” olarak niteleyerek onlardan şiddetle kaçınmıştır. O’nun sünneti, “mez’ûm ve medhûr” (kovulmuş ve yerilmiş) olandan köşe bucak kaçıp, “Mahmud ve Habib” (övülmüş ve sevilen) olan Allah’ın rahmetine sığınmaktır.


Ayetten Çıkarılacak Dersler ve Hikmetler

  • Kibrin Sonu Zillettir: Kendini en üstün gören İblis, en çok yerilen varlık olmuştur.

  • İradenin Önemi: Cehenneme girmek bir yazgı değil, Şeytan’ın peşine takılmayı seçmenin bir sonucudur.

  • Safını Belirle: İnsan ya Allah’ın emrine ya da Şeytan’ın vesvesesine uyar; üçüncüsü yoktur.

  • Nihai Karar: Allah’ın hükmü kesindir ve Şeytan’a uyanların sonu, onunla birlikte hüsrandır.


Özet

Allah, İblis’i horlanmış ve kovulmuş olarak huzurundan çıkardı ve ona uyan tüm insanlarla birlikte hepsini cehenneme dolduracağını kesin bir dille ilan etti.


İniş Tarihi ve Nüzul Ortamı

Mekke’de, “Biz atalarımızın yolundayız, o daha güvenli” diyerek Şeytan’ın o meşhur “arkadan gelme” tuzağına düşen müşriklere; aslında kimin peşinden ve nereye (cehenneme) gittiklerini sarsıcı bir şekilde haber vermek için inmiştir.


Önceki ve Sonraki Ayetlerle Bağlantısı

  1. ayette İblis’in kuşatma planı anlatılmıştı. 18. ayet bu planın ve takipçilerinin sonunu ilan etti. 19. ayetten itibaren ise imtihanın pratik sahasına dönülerek; Hz. Adem ve eşinin cennete yerleştirilmesi ve Şeytan’ın oradaki ilk sinsi operasyonu anlatılmaya başlanacaktır.


Sonuç

A’râf 18, “kimin peşinden gittiğine dikkat et” uyarısının mühürlendiği ayettir.


Sıkça Sorulan Sorular (15 Soru)

  1. “Mez’ûm” (yerilmiş) olmak tam olarak neyi ifade eder? Bir varlığın sahip olabileceği tüm güzelliklerin elinden alınması ve sadece çirkinlikleriyle anılmasıdır.

  2. Neden Allah “Sana uyanları seninle dolduracağım” dedi? Çünkü Şeytan’a uymak, onun ideolojisini ve kibrini benimsemek demektir; dolayısıyla cezaları da ortak olur.

  3. Şeytan bizi zorla peşinden sürükleyebilir mi? Hayır, Şeytan sadece çağırır; adımı atan ve peşinden giden insanın kendisidir.

  4. “Hepinizi dolduracağım” ifadesi cehennemin kapasitesini mi gösterir? Hayır, isyan edenlerin sayısının çokluğunu ve Allah’ın bu konudaki azminin kesinliğini gösterir.

  5. İblis huzurdan çıkarken hala kibirli miydi? Evet, o hala “azdıranın Allah olduğunu” iddia ederek kibrini sürdürmekteydi.

  6. Şeytan’a uyan bir mümin tövbe ederse ne olur? Tövbe eden, Şeytan’ın safından çıkıp Allah’ın safına dönmüş olur ve cehennem tehdidinden kurtulur.

  7. Bu ayette “madhûr” kelimesinin seçilme sebebi nedir? İblis’in o yüce makamdan sadece çıkması değil, büyük bir öfke ve aşağılamayla uzaklaştırıldığını vurgulamak için.

  8. Şeytan’a uymak sadece büyük günahlar mıdır? Hayır; kibrin, bencilliğin ve nankörlüğün her türlüsü Şeytan’ın adımlarını takip etmektir.

  9. Allah neden Şeytan’ı hemen o an cehenneme atmadı? İmtihan dünyasının süresi ve İblis’e verilen mühlet (A’râf 15) uyarınca sürenin sonu beklenmektedir.

  10. Bu ayet bize umut mu verir korku mu? Şeytan’ın kontrol edilebilir bir düşman olduğunu göstererek umut, ona uymanın sonunu göstererek korku (havf ve reca) verir.

  11. Şeytan’ın “avenesi” (yardımcıları) da bu hükme dahil mi? Evet, “siz” (minkum) çoğul eki Şeytan’ı, onun cin ve insan yardımcılarını ve takipçilerini kapsar.

  12. Neden ” hepinizi” (ecmeîn) vurgusu yapılıyor? İlahi adalette hiçbir suçlunun kayırılmayacağını ve suç ortaklarının aynı akıbeti paylaşacağını belirtmek için.

  13. Bu ayetle kibrin fiziksel etkisi arasında bir bağ var mıdır? Kibirle kabaran İblis, “kovulmuş” ve “yerilmiş” olarak büzülerek ve küçülerek o makamdan çıkmıştır.

  14. Modern dünyada Şeytan’a uymak nasıl gerçekleşir? İlahi sınırları tanımamak, haz peşinde koşmak ve bencilce yaşamak suretiyle.

  15. Adem (a.s) neden bu uyarıya rağmen sonradan hata yaptı? Çünkü Şeytan “sağdan” gelerek yalan yere yemin etti; insan ise fıtratı gereği unutkan ve acelecidir (İmtihanın bir parçasıdır).

ALPER

"İslam Bilimleri ve Tefsir araştırmacısı olan Alper, Kur'anî kavramlar ve Hadis ilmi üzerine derinlemesine çalışmalar yürütmektedir. Akademik perspektifi manevi derinlikle harmanlayarak okuyucularına rehberlik etmeyi amaçlar."

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu