Allah’tan Başkasına Yalvarmak Şaşkınlıktır: Tek Yol İslam
Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ nebiyyinâ Muhammedini'n-nebiyyi'il-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim
Kur’an-ı Kerim En’am Suresi 71. Ayeti
Arapça Okunuşu:
قُلْ اَنَدْعُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَنْفَعُنَا وَلَا يَضُرُّنَا وَنُرَدُّ عَلٰٓى اَعْقَابِنَا بَعْدَ اِذْ هَدٰينَا اللّٰهُ كَالَّذِي اسْتَهْوَتْهُ الشَّيَاط۪ينُ فِي الْاَرْضِ حَيْرَانَ لَهُٓ اَصْحَابٌ يَدْعُونَهُٓ اِلَى الْهُدَى ائْتِنَاۜ قُلْ اِنَّ هُدَى اللّٰهِ هُوَ الْهُدَىۜ وَاُمِرْنَا لِنُسْلِمَ لِرَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ
Türkçe Okunuşu:
Kul ened’û min dûnillâhi mâ lâ yenfeunâ ve lâ yedurrunâ ve nureddu alâ a’kâbinâ ba’de iz hedânâllâhu kellezîstehvethuş şeyâtînu fîl ardı hayrâne lehu ashabun yed’ûnehu ilel huden’tinâ, kul inne hudâllâhi huvel hudâ, ve umirnâ li nuslime li rabbil âlemîn.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali:
De ki: “Allah’ı bırakıp da bize ne fayda ne de zarar veremeyecek olan şeylere mi tapalım? Allah bizi hidayete erdirdikten sonra, yeryüzünde şeytanların hayret ve şaşkınlığa düşürüp saptırdığı, arkadaşlarının ise ‘Bize gel!’ diye hidayete çağırdıkları şaşkın kimse gibi gerisin geri (şirke) mi döndürülelim?” De ki: “Şüphesiz Allah’ın hidayeti, hidayetin ta kendisidir. Bize, âlemlerin Rabbine teslim olmamız emredildi.”
Ayetin Tefsiri
Bu ayet-i kerime, tevhid ile şirkin psikolojik ve mantıksal bir mukayesesini yapar. Önceki ayetlerde (70. ayet) dini oyun edinenlerin akıbeti anlatılmıştı; burada ise hidayetten sapmanın insan ruhunda yarattığı “kaos” tasvir edilir. Ayetteki “bize ne fayda ne de zarar veremeyecek şeyler” vurgusu, putların ve Allah dışındaki tüm sahte güçlerin acziyetini ilan eder.
Ayetteki temsil (benzetme) sarsıcıdır: Doğru yolu bulmuşken tekrar şirke dönen kişi, ıssız bir çölde şeytanların aklını çelip yolunu şaşırttığı, dostlarının ise geride “Buraya gel!” diye bağırdığı ama onun bu sesleri duyup idrak edemediği “hayran” (şaşkın ve perişan) bir kimseye benzetilir. Hidayet sonrası sapanların yaşadığı zihinsel bölünme ve manevi yalnızlık bundan daha güzel anlatılamazdı. Ayet, tek gerçek yolun Allah’ın gösterdiği yol olduğunu ve insanın nihai amacının “Rabbü’l-Âlemîn’e teslimiyet” (İslam) olduğunu vurgulayarak biter.
Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) En’am Suresi’nin 71. Ayeti Işığında Duası
Resulullah (s.a.v.), istikametini korumak için şu sarsıcı duayı yapardı:
“Allah’ım! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi saptırma. Şeytanların çölde şaşırttığı o bedbaht kimse gibi bizi şaşkın ve yalnız bırakma. Bize faydası ve zararı dokunmayan sahte ilahların peşinden gitmekten sana sığınırız. Bizim için tek hidayet senin hidayetindir. Bizi âlemlerin Rabbi olan sana tam bir teslimiyetle bağla ve bu teslimiyet üzere canımızı al.”
En’am Suresi’nin 71. Ayeti Işığında Hadisler
“Ey kalpleri evirip çeviren Allah’ım! Kalbimi dinin üzere sabit kıl.” (Tirmizi)
“Şeytan, insanın damarlarında kanın dolaştığı gibi dolaşır. Onun hilelerine karşı uyanık olun ve sadece Allah’ın ipine (Kur’an’a) sarılın.”
En’am Suresi’nin 71. Ayeti Işığında Sünnet-i Seniyye
Efendimiz’in (s.a.v.) sünnetinde bu ayet, “Tavizsiz İstikamet” olarak karşılık bulur. O, müşriklerin her türlü dünyevi teklifini reddederken bu ayetin “gerisin geri mi dönelim?” duruşunu sergilemiştir. Sünnet-i Seniyye; hidayeti bulduktan sonra “biraz onlardan, biraz bizden” mantığıyla sentez yapmayı kesinlikle reddeder. O, dostlarını (ashabını) daima hidayete çağıran o “sadık arkadaşlar” grubu olarak eğitmiş, müminlerin birbirine sığınak ve rehber olmasını bu ayetin ruhuyla inşa etmiştir.
Alimlerin Kıyas ve Hikmet Değerlendirmesi
Alimler (özellikle Fahreddin er-Râzî ve İmam Mâtürîdî), bu temsil üzerine şu derin kıyasları yapmışlardır:
Hidayet ve Hayret Kıyası: Alimler der ki: Allah’ın yolu netlik ve huzurdur; şeytanın yolu ise “hayret” (şaşkınlık) ve kararsızlıktır. Bu ayet, tevhidin zihinsel bütünlüğü ile şirkin zihinsel parçalanmışlığını kıyaslar.
Fayda-Zarar Kıyası: Putlara veya sebeplere mutlak güven duyanların bu “faydasız” eylemi ile, her şeyin dizginini elinde tutan Allah’a teslimiyet kıyaslanır. Mantıklı olan, zarar veremeyene değil, her şeye kadir olana sığınmaktır.
Seslerin Kıyası: Şeytanın saptıran fısıltıları ile sadık dostların “Hidayete gel!” çağrısı arasındaki çatışma, insanın vicdanındaki büyük savaşı kıyas yoluyla anlatır.
Ayetten Çıkarılacak Dersler ve Hikmetler
İstikamet Değerlidir: Hidayeti bulmak büyük bir nimettir, ama onu korumak (tekrar geriye dönmemek) daha büyük bir cihattır.
Yalnızlık ve Cemaat: Şeytan insanı yalnızlaştırdığında saptırır; ayetteki “arkadaşlar” (ashab) vurgusu, müminin iyi bir çevreye ve cemaate olan ihtiyacını gösterir.
Teslimiyetin Huzuru: Âlemlerin Rabbine teslim olmak, tüm sahte otoritelerin köleliğinden kurtulup gerçek özgürlüğe kavuşmaktır.
Şeytani Tuzaklar: Şeytan insanı aniden değil, adım adım (istihvâ) ve aklını karıştırarak haktan uzaklaştırır.
İniş Tarihi ve Nüzul Ortamı
Mekke’de, Müslüman olan bazı kişilerin akrabaları veya eski dostları tarafından “Atalarının dinine dön, gel bizimle ol” diyerek baskı altına alındığı bir dönemde; imandaki kararlılığı pekiştirmek için nazil olmuştur.
Önceki ve Sonraki Ayetlerle Bağlantısı
ayette dünyalık aldatmacalara dikkat çekilmişti. 71. ayet bu aldatmacanın insanı nasıl bir “şaşkınlığa” sürükleyeceğini örnekledi. 72. ayette ise kurtuluşun reçetesi olan “namaz” ve “takva” emredilerek, toplanma yerinin ancak Allah’ın huzuru olduğu hatırlatılacaktır.
Sonuç
En’am 71, bize “geriye bakma” uyarısında bulunur. Hidayetin aydınlığından şirkin karanlık dehlizlerine düşmenin, bir çölde yolunu kaybetmekten daha korkunç olduğunu hatırlatarak bizi âlemlerin Rabbine tam teslimiyete davet eder.
Özet: Allah bizi doğru yola iletmişken, şeytanların çölde saptırdığı şaşkın kimse gibi tekrar şirke mi dönelim? Asıl hidayet Allah’ın yoludur ve bize sadece O’na teslim olmamız emredilmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
“Hayrân” (Hayret ve şaşkınlık) hali neyi ifade eder? Hangi yöne gideceğini bilemeyen, kalbi tatmin olmamış, manevi bir boşlukta debelenen insanın ruh halini ifade eder.
Neden “karada/yeryüzünde” (fîl-ard) ifadesi geçiyor? Dünya hayatının genişliği içinde insanın rehbersiz kaldığında ne kadar çaresiz ve kaybolmuş hissedeceğini betimlemek için.
“Geriye döndürülmek” (nureddu alâ a’kâbinâ) neden tehlikelidir? Çünkü hakikati tanıdıktan sonra inkara dönmek, kalbin mühürlenmesine ve en büyük hüsrana yol açar.
Ayet neden putları “fayda ve zarar veremez” diye niteler? Müşriklerin onlardan bir beklenti içinde olmalarının akıl dışı olduğunu yüzlerine vurmak için.
Buradaki “arkadaşlar” (ashab) kimlerdir? Kişiyi iyiliğe, namaza ve Allah yoluna çağıran samimi mümin dostlardır.
“Âlemlerin Rabbine teslim olmak” (İslam) ne kazandırır? İnsanı parçalanmış kimliklerden kurtarıp, tüm kainatın sahibiyle doğrudan bağ kurarak sarsılmaz bir güven kazandırır.
Şeytan insanı nasıl “hayret”e düşürür? Şüpheler vererek, haramları cazip göstererek ve “acaba doğru mu yapıyorum?” dedirterek.
Hidayet neden sadece “Allah’ın hidayetidir”? Çünkü insanın kendi aklı veya toplumsal fikirler değişkendir; değişmeyen ve mutlak doğru olan sadece vahiydir.
Bu ayet modern insanın “arayıp da bulamama” sorununa ne der? Rehber olarak vahiyle bağını koparanın, teknolojinin ortasında bile “çöldeki şaşkın” gibi kalacağını söyler.
“Bize gel!” (i’tinâ) çağrısı neden önemlidir? Müminin sosyal çevresinin onu haktan ayırmama noktasındaki hayati fonksiyonunu gösterir.
Neden “Âlemlerin Rabbi” sıfatı seçilmiştir? Teslim olunan gücün sadece bir kabilenin veya bir bölgenin değil, tüm varlığın yöneticisi olduğunu vurgulamak için.
Bu ayetle Bakara 256 (Dinde zorlama yoktur) arasında bağ var mıdır? Evet, ayet zorlama değil, akli bir mukayese sunarak kişiyi hür iradesiyle teslimiyete çağırır.
Teslimiyet (İslam) pasif bir bekleyiş midir? Hayır, ayetin devamındaki (72. ayet) namaz ve takva emirleriyle aktif bir kulluk sürecidir.