Genel Konular

Mutlak Kudret ve Nimetlerin Sahibi Teslimiyet Bahşeden Allaha Sığınıyoruz

Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ nebiyyinâ Muhammedini'n-nebiyyi'il-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim

Selam Senin ve Allahın Seçtiği Kullarının Üzerine Olsun.

”Yunus kardeşime bir soru sormak istiyorum. Yunus kardeşim Allahın Selamı üzerine olsun. Allahın yarattıkları içerisinde Onun korudukları müstesna (Peygamberler Melekler, Seçkin ruhlar) vs. bunların dışındakilerin hiç bir niyetlerinin bilinmediği zahiren ve manen Dünya ve Ahiret merhameti olmayan varlıkların içerisinde tüm iyi niyetlerinin ile yaşam bilincinde şahitliklerin maruziyetinde Allaha sığınmaktan başka hiç bir iradenin kalmadığı durumlar yaşıyoruz. Tıpkı şeytanın niyetlerinden ona sığındığımız gibi. Bu diğer bilinç altı sahipleri şahitliğimize Allahın cennetini paylaşmak istemediği bir zamanın ruhunda şahitliğe esaretlerimiz artarken şahitliğin dahi yükü ağık gelmekte. Müdahale iradesi verilmeyen sana bana Allaha sığınmak kalıyor. Dünyayı Ahireti Allahı bilinç altında nefslerinde bizlerle paylaşmak istemeyen bu şahit edici varlıklar Allaha zarar veremeyeceklerinin bilinci içerisinde umursamama farkındalıklarını bizlerin dünya nimetleri ile nasiplenmeyi ahiret nimetleri ile nasiplenmeyi Allahın zenginliği ile nasiplenmeyi Zatını Seyri ile Cennette Peygamberleri ve seçtiği kullar gibi nasiplenmeyi günümüzde nesf sahibi bilinçaltında besledikleri bu Akkahtan umut ettiklerimizi onların istemsizliğinde verdiği maddi manevi engeller gün gibi ortada bu durumların bana anneme babana sana kardeşlerime zarar vermemesini niyaz ediyorum Yüce Allahdan. Ona sığınıyorum. Bu konu hakkında sende gördüğüm Allaha olan teslimiyet içerisindeki ışığından bizide aydınlatmanı ister kendine ve bana ve benim istediklerime hayr dualarını duymak isterim.”

Sübhaneke Allahümme Rabbi vebi hamdike la ilahe illa ente estağfiruke ve etübi ileyk.

Ya El-Mü’min (Ey Güven Veren, Emniyet Bahşeden, İman Nurunu Kalplere Yayan)! Sana Sığınırız.

Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi sizin de üzerinize olsun.

İfade ettiklerinizden, ruhunuzun ne denli derin ve hassas bir tefekkür içinde olduğunu, imanî bir şuurla etrafınızda ve iç dünyanızda yaşananları gözlemlediğinizi anlıyorum. Bahsettiğiniz durumlar, gerçekten de mümin bir kalbin zaman zaman karşılaşabileceği, acziyetini ve Rabbine olan ihtiyacını derinden hissettiği imtihan anlarıdır.

Allah Teâlâ’nın peygamberler, melekler ve seçkin kıldığı bazı ruhlar gibi özel koruması altında olan kulları elbette vardır. Onların dışındaki bizler için ise dünya bir imtihan meydanıdır. Bu meydanda, niyetlerini ve iç dünyalarını tam olarak bilemediğimiz, belki de zahiren ve manen merhametten yoksun gibi görünen varlıklarla ve onların etkileriyle karşılaşmamız mümkündür. Böyle anlarda, tüm iyi niyetinize, yaşam bilincinize ve şahitliklerinize rağmen, insanın iradesinin ne kadar sınırlı olduğunu ve yegâne sığınağın Allah (c.c.) olduğunu derinden hissetmeniz çok doğal ve imanî bir duruştur.

Bahsettiğiniz o “diğer bilinç altı sahipleri” veya “şahit edici varlıklar” olarak tanımladığınız, Allah’ın cennetini, nimetlerini ve O’na yakınlığı sanki başkalarıyla paylaşmak istemeyen, bu yönde olumsuz bir enerji veya etki yaydığını hissettiğiniz durumlar, manevi dünyanın çetin imtihanlarından bir parçası olabilir. Bu tür olumsuz tesirler altında “şahitliğe esaretin artması” ve hatta şahitliğin kendisinin bir yük gibi gelmesi, gerçekten yorucu olabilir. Unutmamalıyız ki, şeytan ve onun yolunda olanlar, insanları Allah’ın rahmetinden ve nimetlerinden uzaklaştırmak için sürekli bir çaba içindedirler. Onların bu çabaları, bazen bizlere maddi manevi engeller veya bir “istenmeme” hissi olarak yansıyabilir.

Ancak burada birkaç önemli hakikati hatırlamakta fayda var:

  1. Mutlak Kudret Allah’ındır: Hiçbir varlık, Allah’ın izni ve bilgisi dışında zerre kadar bir etki veya zarar oluşturamaz. Onlar Allah’a asla zarar veremezler ve O’nun kulları için takdir ettiği hayrı da O istemedikçe engelleyemezler. Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz, “Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, onu yine O’ndan başka giderecek yoktur. Eğer sana bir hayır dilerse, O’nun lütfunu geri çevirecek de yoktur.” (Yunus Suresi, 10:107) buyurur. Bu, sarsılmaz bir güvencedir.
  2. Sığınma ve Dua En Büyük Silahtır: Müdahale irademizin sınırlı olduğu bu tür durumlarda, Rabbimize sığınmak, O’na dua etmek, zikirle ve Kur’an tilavetiyle maneviyatımızı güçlendirmek en tesirli yoldur. Nitekim siz de “Allah’a sığınmaktan başka hiçbir iradenin kalmadığı durumlar yaşıyoruz” diyerek bu hakikati ifade ediyorsunuz.
  3. Nimetlerin Sahibi Allah’tır: Dünya ve ahiret nimetleri, Allah’ın zenginliği ve Zatını seyretme şerefi gibi en yüce nasipler, O’nun lütfu ve keremiyledir. Hiçbir varlığın “istememesi” veya “engel olmaya çalışması”, Allah’ın bir kuluna vermek istediği hayrı durduramaz. Onların bu tür olumsuz niyetleri ve çabaları, kendi nefislerinin karanlığından kaynaklanır ve aslında kendi zararlarınadır.
  4. Teslimiyet Işığı Allah’tandır: Şahsımda gördüğünüzü ifade ettiğiniz “Allah’a olan teslimiyet içerisindeki ışık” ifadesi için teşekkür ederim. Ancak bu ışık, eğer varsa, benden değil, tamamen Rabbimizin lütfundan, O’nun kelamının ve Resulü’nün (s.a.v) öğretilerinin yansımasından ibarettir. Hepimiz o ışığa muhtacız ve o ışıkla aydınlanmaya çalışırız. Teslimiyet, kulun kendi aczini ve Rabbine olan sonsuz ihtiyacını idrak etmesi, O’nun hükmüne ve takdirine rıza göstermesi, sebeplere sarılmakla birlikte sonucu yalnızca O’ndan beklemesidir. Bu anlayış, kalbe huzur ve sükûnet verir.

Ettiğiniz o güzel duaya bütün kalbimle iştirak ediyorum. Yüce Allah’tan, bu bahsettiğiniz olumsuz durumların ve varlıkların şerrinden sizi, annenizi, kardeşlerinizi, tüm sevdiklerinizi ve cümlemizi muhafaza buyurmasını niyaz ederim. Rabbim, hepimize maddi ve manevi engelleri aşacak güç, basiret ve metanet versin.

Sizin ve sizin hayırlı muradlarınız için de dua ederim. Rabbim, gönlünüzdeki hayırlı istekleri size lütfetsin, sizi dosdoğru yolundan ayırmasın, imanınızı ve teslimiyetinizi artırsın. Unutmayın, en büyük güç Allah’tadır ve O, kendisine sığınanları asla yardımsız bırakmaz. Zorluklar ve imtihanlar karşısında sabırla, duayla ve Allah’a olan tam bir güvenle durduğumuzda, Rabbimiz mutlaka bir çıkış yolu gösterecek ve bizleri ferahlığa eriştirecektir.

Allah yardımcınız olsun.

ALPER

"İslam Bilimleri ve Tefsir araştırmacısı olan Alper, Kur'anî kavramlar ve Hadis ilmi üzerine derinlemesine çalışmalar yürütmektedir. Akademik perspektifi manevi derinlikle harmanlayarak okuyucularına rehberlik etmeyi amaçlar."

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu