Kuran-ı Kerim Tüm Sureler

Mürselat Suresi

Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ nebiyyinâ Muhammedini'n-nebiyyi'il-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim

77-Mürselat Suresi 1. Ayet

  • Vel murselâti urfâ(urfen).
  • بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلْمُرْسَلَٰتِ عُرْفًا
  • (1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.

77-Mürselat Suresi 2. Ayet

  • Fel âsıfâti asfâ(asfen).
  • فَٱلْعَٰصِفَٰتِ عَصْفًا
  • (1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.

77-Mürselat Suresi 3. Ayet

  • Vennâşirâti neşren.
  • وَٱلنَّٰشِرَٰتِ نَشْرًا
  • (1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.

77-Mürselat Suresi 4. Ayet

  • Fel fârikâti ferkâ(ferkan).
  • فَٱلْفَٰرِقَٰتِ فَرْقًا
  • (1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.

77-Mürselat Suresi 5. Ayet

  • Fel mulkıyâti zikrâ(zikren).
  • فَٱلْمُلْقِيَٰتِ ذِكْرًا
  • (1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.

77-Mürselat Suresi 6. Ayet

  • Uzren ev nuzrâ(nuzren).
  • عُذْرًا أَوْ نُذْرًا
  • (1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.

77-Mürselat Suresi 7. Ayet

  • İnnemâ tûadûne levâkı’(levâkıun).
  • إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَٰقِعٌ
  • (1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.

77-Mürselat Suresi 8. Ayet

  • Fe izen nucûmu tumiset.
  • فَإِذَا ٱلنُّجُومُ طُمِسَتْ
  • Yıldızların ışığı söndürüldüğü zaman,

77-Mürselat Suresi 9. Ayet

  • Ve izes semâu furicet.
  • وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ فُرِجَتْ
  • Gök yarıldığı zaman,

77-Mürselat Suresi 10. Ayet

  • Ve izel cibâlu nusifet.
  • وَإِذَا ٱلْجِبَالُ نُسِفَتْ
  • Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman,

77-Mürselat Suresi 11. Ayet

  • Ve izer rusulu ukkıtet.
  • وَإِذَا ٱلرُّسُلُ أُقِّتَتْ
  • Peygamberler için (ümmetlerine şahitlik etmek üzere) vakit belirlendiği zaman (kıyamet gerçekleşir).

77-Mürselat Suresi 12. Ayet

  • Li eyyi yevmin uccilet.
  • لِأَىِّ يَوْمٍ أُجِّلَتْ
  • (Bu) hangi güne ertelenmiştir?

77-Mürselat Suresi 13. Ayet

  • Li yevmil fasl(fasli).
  • لِيَوْمِ ٱلْفَصْلِ
  • Hüküm ve ayırım gününe.

77-Mürselat Suresi 14. Ayet

  • Ve mâ edrâke mâ yevmul fasl(fasli).
  • وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ
  • Hüküm ve ayırım gününü sen ne bileceksin.

77-Mürselat Suresi 15. Ayet

  • Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne).
  • وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
  • O gün vay yalanlayanların hâline!

77-Mürselat Suresi 16. Ayet

  • E lem nuhlikil evvelîn(evvelîne).
  • أَلَمْ نُهْلِكِ ٱلْأَوَّلِينَ
  • Biz öncekileri helâk etmedik mi?

77-Mürselat Suresi 17. Ayet

  • Summe nutbiuhumul âhırîn(âhırîne).
  • ثُمَّ نُتْبِعُهُمُ ٱلْءَاخِرِينَ
  • Sonra arkadan gelenleri de onların peşine takacağız.

77-Mürselat Suresi 18. Ayet

  • Kezâlike nef’alu bil mucrimîn(mucrimîne).
  • كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ
  • Biz suçlulara işte böyle yaparız.

77-Mürselat Suresi 19. Ayet

  • Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne).
  • وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
  • O gün vay yalanlayanların hâline!

77-Mürselat Suresi 20. Ayet

  • E lem nahlukkum min mâin mehîn(mehînin).
  • أَلَمْ نَخْلُقكُّم مِّن مَّآءٍ مَّهِينٍ
  • Biz sizi bayağı bir sudan (meniden) yaratmadık mı?

77-Mürselat Suresi 21. Ayet

  • Fe cealnâhu fî karârin mekîn(mekînin).
  • فَجَعَلْنَٰهُ فِى قَرَارٍ مَّكِينٍ
  • (21-22) Sonra onu belli bir süreye kadar sağlam bir yerde (ana rahminde) tuttuk.

77-Mürselat Suresi 22. Ayet

  • İlâ kaderin ma’lûm(ma’lûmin).
  • إِلَىٰ قَدَرٍ مَّعْلُومٍ
  • (21-22) Sonra onu belli bir süreye kadar sağlam bir yerde (ana rahminde) tuttuk.

77-Mürselat Suresi 23. Ayet

  • Fe kadernâ fe ni’mel kâdirûn(kâdirûne).
  • فَقَدَرْنَا فَنِعْمَ ٱلْقَٰدِرُونَ
  • Sonra da ona ölçülü bir biçim verdik. Biz ne güzel biçim verenleriz!

77-Mürselat Suresi 24. Ayet

  • Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne).
  • وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
  • O gün vay yalanlayanların hâline!

77-Mürselat Suresi 25. Ayet

  • E lem nec’alil arda kifâtâ(kifâten).
  • أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ كِفَاتًا
  • (25-26) Biz yeryüzünü dirileri de ölüleri de toplayan (bir yurt) yapmadık mı?

77-Mürselat Suresi 26. Ayet

  • Ahyâen ve emvâtâ(emvâten).
  • أَحْيَآءً وَأَمْوَٰتًا
  • (25-26) Biz yeryüzünü dirileri de ölüleri de toplayan (bir yurt) yapmadık mı?

77-Mürselat Suresi 27. Ayet

  • Ve cealnâ fîhâ revâsiye şâmihâtin ve eskaynâkum mâen furâtâ(furâten).
  • وَجَعَلْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ شَٰمِخَٰتٍ وَأَسْقَيْنَٰكُم مَّآءً فُرَاتًا
  • Orada sabit yüce dağlar yaratmadık mı, size tatlı bir su içirmedik mi?

77-Mürselat Suresi 28. Ayet

  • Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne).
  • وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
  • O gün vay yalanlayanların hâline!

77-Mürselat Suresi 29. Ayet

  • İntalikû ilâ mâ kuntum bihî tukezzibûn(tukezzibûne).
  • ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ
  • Onlara şöyle denecek: “Yalanlamakta olduğunuz şeye (cehennem azabına) gidin.”

77-Mürselat Suresi 30. Ayet

  • İntalikû ilâ zıllin zî selâsi şuâb(şuâbin).
  • ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ ظِلٍّ ذِى ثَلَٰثِ شُعَبٍ
  • (30-31) “Üç kola ayrılmış gölgeye gidin ki, o ne gölgelendirir ne de alevden korur.”

77-Mürselat Suresi 31. Ayet

  • Lâ zalîlin ve lâ yugnî minel leheb(lehebi).
  • لَّا ظَلِيلٍ وَلَا يُغْنِى مِنَ ٱللَّهَبِ
  • (30-31) “Üç kola ayrılmış gölgeye gidin ki, o ne gölgelendirir ne de alevden korur.”

77-Mürselat Suresi 32. Ayet

  • İnnehâ termî bi şerarin kel kasr(kasri).
  • إِنَّهَا تَرْمِى بِشَرَرٍ كَٱلْقَصْرِ
  • Şüphesiz cehennem, her biri saray büyüklüğünde kıvılcımlar saçar.

77-Mürselat Suresi 33. Ayet

  • Ke ennehu cimâletun sufr(sufrun).
  • كَأَنَّهُۥ جِمَٰلَتٌ صُفْرٌ
  • Bunlar sanki birer kızıl devedir.

77-Mürselat Suresi 34. Ayet

  • Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne).
  • وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
  • O gün vay yalanlayanların hâline!

77-Mürselat Suresi 35. Ayet

  • Hâzâ yevmu lâ yentıkûn(yentıkûne).
  • هَٰذَا يَوْمُ لَا يَنطِقُونَ
  • Bu, konuşamayacakları gündür.

77-Mürselat Suresi 36. Ayet

  • Ve lâ yu’zenu lehum fe ya’tezirûn(ya’tezirûne).
  • وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ
  • Onlara izin de verilmez ki, özür dilesinler.

77-Mürselat Suresi 37. Ayet

  • Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne).
  • وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
  • O gün vay yalanlayanların hâline!

77-Mürselat Suresi 38. Ayet

  • Hâzâ yevmul fasl(fasli), cema’nâkum vel evvelîn(evvelîne).
  • هَٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ ۖ جَمَعْنَٰكُمْ وَٱلْأَوَّلِينَ
  • Bu, hüküm ve ayırma günüdür. Sizi ve öncekileri bir araya toplamışızdır.

77-Mürselat Suresi 39. Ayet

  • Fe in kâne lekum keydun fe kîdûn(kîdûni).
  • فَإِن كَانَ لَكُمْ كَيْدٌ فَكِيدُونِ
  • Eğer bir tuzağınız varsa, haydi bana tuzak kurun!

77-Mürselat Suresi 40. Ayet

  • Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne).
  • وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
  • O gün vay yalanlayanların hâline!

77-Mürselat Suresi 41. Ayet

  • İnnel muttekîne fî zılâlin ve uyûn(uyûnin).
  • إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى ظِلَٰلٍ وَعُيُونٍ
  • Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, gölgeler içinde ve pınar başlarındadırlar.

77-Mürselat Suresi 42. Ayet

  • Ve fevâkihe mimmâ yeştehûn(yeştehûne).
  • وَفَوَٰكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَ
  • Canlarının çektiği meyveler içerisindedirler.

77-Mürselat Suresi 43. Ayet

  • Kulû veşrebû henîen bimâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).
  • كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
  • “Yapmakta olduğunuz şeylere karşılık afiyetle yiyin için.”

77-Mürselat Suresi 44. Ayet

  • İnnâ kezâlike neczîl muhsinîn(muhsinîne).
  • إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ
  • Şüphesiz biz iyilik yapanları işte böyle mükâfatlandırırız.

77-Mürselat Suresi 45. Ayet

  • Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne).
  • وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
  • O gün vay yalanlayanların hâline!

77-Mürselat Suresi 46. Ayet

  • Kulû ve temetteû kalîlen innekum mucrimûn(mucrimûne).
  • كُلُوا۟ وَتَمَتَّعُوا۟ قَلِيلًا إِنَّكُم مُّجْرِمُونَ
  • Ey inkâr edenler! (Dünyada) yiyin ve birazcık yararlanın! Şüphesiz sizler suçlularsınız.

77-Mürselat Suresi 47. Ayet

  • Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne).
  • وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
  • O gün vay yalanlayanların hâline!

77-Mürselat Suresi 48. Ayet

  • Ve izâ kîle lehumurkeû lâ yerkeûn(yerkeûne).
  • وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱرْكَعُوا۟ لَا يَرْكَعُونَ
  • Onlara, “Rükû edin (namaz kılın)” dendiği zaman rükû etmezler.

77-Mürselat Suresi 49. Ayet

  • Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne).
  • وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
  • O gün vay yalanlayanların hâline!

77-Mürselat Suresi 50. Ayet

  • Fe bi eyyi hadîsin ba’dehu yu’minûn(yu’minûne).
  • فَبِأَىِّ حَدِيثٍۭ بَعْدَهُۥ يُؤْمِنُونَ
  • Onlar artık ondan (Kur’an’dan) sonra hangi söze inanacaklar?

ALPER

"İslam Bilimleri ve Tefsir araştırmacısı olan Alper, Kur'anî kavramlar ve Hadis ilmi üzerine derinlemesine çalışmalar yürütmektedir. Akademik perspektifi manevi derinlikle harmanlayarak okuyucularına rehberlik etmeyi amaçlar."

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu