Kuran’ı Kerim Okuyun
Saffat Suresi - Sayfa: 6/14
فَإِنَّهُمْ لَآكِلُونَ مِنْهَا فَمَالِئُونَ مِنْهَا الْبُطُونَ﴿٦٦﴾
66. Mutlaka onlar, ondan yiyecekler de karınlarını bundan dolduracaklardır. Okunuşu: Fe innehum le âkilûne minhâ fe mâliûne min hel butûn(butûni).
ثُمَّ إِنَّ لَهُمْ عَلَيْهَا لَشَوْبًا مِّنْ حَمِيمٍ﴿٦٧﴾67. Sonra üzerine onlar için kaynar bir içecek vardır. Okunuşu: Summe inne lehum aleyhâ le şevben min hamîm(hamîmin).
ثُمَّ إِنَّ مَرْجِعَهُمْ لَإِلَى الْجَحِيمِ﴿٦٨﴾68. Sonra da dönecekleri yer, şüphesiz cehennemdir. Okunuşu: Summe inne merciahum le ilel cahîm(cahîmi).
إِنَّهُمْ أَلْفَوْا آبَاءَهُمْ ضَالِّينَ﴿٦٩﴾69. Çünkü onlar, atalarını sapıklıkta buldular. Okunuşu: İnnehum elfev âbâehum dâllîne.
فَهُمْ عَلَىٰ آثَارِهِمْ يُهْرَعُونَ﴿٧٠﴾70. Şimdi de kendileri onların izlerinde koşturuyorlar. Okunuşu: Fe hum alâ âsârihim yuhreûn(yuhreûne).
وَلَقَدْ ضَلَّ قَبْلَهُمْ أَكْثَرُ الْأَوَّلِينَ﴿٧١﴾71. Andolsun ki, onlardan öncekilerin çoğu sapıklıkta idiler. Okunuşu: Ve lekad dalle kablehum ekserul evvelîn(evvelîne).
وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا فِيهِم مُّنذِرِينَ﴿٧٢﴾72. Gerçekten biz onlara içlerinden uyarıcı peygamberler de gönderdik. Okunuşu: Ve lekad erselnâ fî him munzirîn(munzirîne).
فَانظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُنذَرِينَ﴿٧٣﴾73. Sonra da bak o uyarılanların sonu nasıl oldu? Okunuşu: Fanzur keyfe kâne âkibetul munzerîn(munzerîne).
إِلَّا عِبَادَ اللَّهِ الْمُخْلَصِينَ﴿٧٤﴾74. Ancak Allah´ın ihlas ile seçilen kulları başka. Okunuşu: İllâ ibâdallâhil muhlasîn(muhlasîne).
وَلَقَدْ نَادَانَا نُوحٌ فَلَنِعْمَ الْمُجِيبُونَ﴿٧٥﴾75. Andolsun ki Nuh bize seslenip dua etmişti de biz de ne güzel kabul etmiştik. Okunuşu: Ve lekad nâdânâ nûhun fe le ni’mel mucîbûn(mucîbûne).
وَنَجَّيْنَاهُ وَأَهْلَهُ مِنَ الْكَرْبِ الْعَظِيمِ﴿٧٦﴾76. Biz hem onu, hem ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık. Okunuşu: Ve necceynâhu ve ehlehu minel kerbil azîm(azîmi).
وَجَعَلْنَا ذُرِّيَّتَهُ هُمُ الْبَاقِينَ﴿٧٧﴾77. Hem onun neslini bâki kalanlar kıldık. Okunuşu: Ve cealnâ zurriyyetehu humul bâkîn(bâkîne).
وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الْآخِرِينَ﴿٧٨﴾78. Hem de sonradan gelenler içinde güzel bir namını bıraktık. Okunuşu: Ve tereknâ aleyhi fîl âhirîn(âhirîne).
صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ