Kuran’ı Kerim Okuyun


Basılı tutun

Saffat Suresi - Sayfa: 1/14

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَـٰنِ الرَّحِيمِ وَالصَّافَّاتِ صَفًّا﴿١﴾
1. Andolsun o saf bağlayıp duranlara. Okunuşu: Ves sâffati saffâ(saffen).
فَالزَّاجِرَاتِ زَجْرًا﴿٢﴾
2. O haykırıp da sürenlere. Okunuşu: Fez zâcirâti zecrâ(zecran).
فَالتَّالِيَاتِ ذِكْرًا﴿٣﴾
3. Ve o yolda zikir okuyanlara. Okunuşu: Fet tâliyâti zikrâ(zikran).
إِنَّ إِلَـٰهَكُمْ لَوَاحِدٌ﴿٤﴾
4. Ki sizin ilâhınız birdir. Okunuşu: İnne ilâhekum le vâhıd(vâhıdun).
رَّبُّ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَرَبُّ الْمَشَارِقِ﴿٥﴾
5. O, göklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir, bütün doğuların da Rabbidir. Okunuşu: Rabbus semâvâti vel ardı ve mâ beynehumâ ve rabbul meşârık(meşârıkı).
إِنَّا زَيَّنَّا السَّمَاءَ الدُّنْيَا بِزِينَةٍ الْكَوَاكِبِ﴿٦﴾
6. Gerçekten biz dünya göğünü (o yakın göğü) bir zinetle, yıldızlarla süsledik. Okunuşu: İnnâ zeyyennes semâed dunyâ bi zîynetinil kevâkib(kevâkibi).
وَحِفْظًا مِّن كُلِّ شَيْطَانٍ مَّارِدٍ﴿٧﴾
7. Onu her inatçı şeytandan koruduk. Okunuşu: Ve hıfzan min kulli şeytânin mârid(mâridin).
لَّا يَسَّمَّعُونَ إِلَى الْمَلَإِ الْأَعْلَىٰ وَيُقْذَفُونَ مِن كُلِّ جَانِبٍ﴿٨﴾
8. Onlar yüksek (melekler) topluluğunu dinleyemezler. Her taraftan kovulup atılırlar. Okunuşu: Lâ yessemmeûne ilel meleil a’lâ ve yukzefûne minkulli cânib(cânibin).
دُحُورًا ۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ وَاصِبٌ﴿٩﴾
9. Uzaklaştırılırlar. Onlara ardı arkası kesilmez bir azab vardır. Okunuşu: Duhûran ve lehum azâbun vâsib(vâsibun).
إِلَّا مَنْ خَطِفَ الْخَطْفَةَ فَأَتْبَعَهُ شِهَابٌ ثَاقِبٌ﴿١٠﴾
10. Ancak kulak hırsızlığı yapanlar olur. Onu da yakıcı bir alev takip eder. Okunuşu: İllâ men hatıfel hatfete fe etbeahu şihâbun sâkib(sâkibun).
فَاسْتَفْتِهِمْ أَهُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَم مَّنْ خَلَقْنَا ۚ إِنَّا خَلَقْنَاهُم مِّن طِينٍ لَّازِبٍ﴿١١﴾
11. Şimdi onlara sor: «Yaradılışça kendileri mi daha çetin, yoksa bizim yarattıklarımız mı?» Gerçekten biz onları cıvık bir çamurdan yarattık. Okunuşu: Festeftihim e hum eşeddu halkan em men halaknâ, innâ halaknâhum min tînin lâzib(lâzibin).
بَلْ عَجِبْتَ وَيَسْخَرُونَ﴿١٢﴾
12. Fakat sen onlara şaşıyorsun, ama onlar (seninle) eğleniyorlar. Okunuşu: Bel acibte ve yesharûn(yesharûne).
وَإِذَا ذُكِّرُوا لَا يَذْكُرُونَ﴿١٣﴾
13. Kendilerine hatırlatıldığında da düşünmüyorlar. Okunuşu: Ve izâ zukkirû lâ yezkurûn(yezkurûne).
1 2 3 14

صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ


Başa dön tuşu