Kuran’ı Kerim Okuyun
Saffat Suresi - Sayfa: 5/14
أَإِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا أَإِنَّا لَمَدِينُونَ﴿٥٣﴾
53. «Öldüğümüz ve bir toprakla bir yığın kemik olduğumuz zaman biz hakikaten cezalanacak mıyız?» Okunuşu: E izâ mitnâ ve kunnâ turâben ve izâmen e innâ le medînûn(medînûne).
قَالَ هَلْ أَنتُم مُّطَّلِعُونَ﴿٥٤﴾54. «Siz onu tanır mısınız?» der. Okunuşu: Kâle hel entum muttaliûn(muttaliûne).
فَاطَّلَعَ فَرَآهُ فِي سَوَاءِ الْجَحِيمِ﴿٥٥﴾55. Derken bakınır ve onu cehennemin ta ortasında görür. Okunuşu: Fettalea fe reâhu fî sevâil cahîm(cahîmi).
قَالَ تَاللَّهِ إِن كِدتَّ لَتُرْدِينِ﴿٥٦﴾56. Ona şöyle der: «Allah´a yemin ederim ki, doğrusu sen az daha beni helak edecektin.» Okunuşu: Kâle tallâhi in kidte le turdîn(turdîne).
وَلَوْلَا نِعْمَةُ رَبِّي لَكُنتُ مِنَ الْمُحْضَرِينَ﴿٥٧﴾57. «Rabbimin nimeti olmasaydı, ben de bu tutuklananlardan olacaktım.» Okunuşu: Ve lev lâ ni’metu rabbî le kuntu minel muhdarîn(muhdarîne).
أَفَمَا نَحْنُ بِمَيِّتِينَ﴿٥٨﴾58. (58-59) «Nasılmış bak. Biz ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek miymişiz? Biz azaba uğratılmayacak mıymışız?» Okunuşu: E fe mâ nahnu bi meyyitîn(meyyitîne).
إِلَّا مَوْتَتَنَا الْأُولَىٰ وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ﴿٥٩﴾59. (58-59) «Nasılmış bak. Biz ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek miymişiz? Biz azaba uğratılmayacak mıymışız?» Okunuşu: İllâ mevtetenel ûlâ ve mâ nahnu bi muazzebîn(muazzebîne).
إِنَّ هَـٰذَا لَهُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ﴿٦٠﴾60. İşte bu büyük kurtuluştur. Okunuşu: İnne hâzâ le huvel fevzul azîm(azîmu).
لِمِثْلِ هَـٰذَا فَلْيَعْمَلِ الْعَامِلُونَ﴿٦١﴾61. Çalışanlar işte böyle bir kurtuluş için çalışsınlar. Okunuşu: Li misli hâzâ fel ya’melil âmilûn(âmilûne).
أَذَٰلِكَ خَيْرٌ نُّزُلًا أَمْ شَجَرَةُ الزَّقُّومِ﴿٦٢﴾62. Nasıl, bu mu daha hayırlı konukluk için, yoksa zakkum ağacı mı? Okunuşu: E zâlike hayrun nuzulen em şeceretuz zakkûm(zakkûmi).
إِنَّا جَعَلْنَاهَا فِتْنَةً لِّلظَّالِمِينَ﴿٦٣﴾63. Gerçekten biz onu zalimler için bir fitne (imtihan) yaptık. Okunuşu: İnnâ cealnâhâ fitneten liz zâlimîn(zâlimîne).
إِنَّهَا شَجَرَةٌ تَخْرُجُ فِي أَصْلِ الْجَحِيمِ﴿٦٤﴾64. O bir ağaçtır ki cehennemin dibinde çıkar. Okunuşu: İnnehâ şeceretun tahrucu fî aslil cahîm(cahîmi).
طَلْعُهَا كَأَنَّهُ رُءُوسُ الشَّيَاطِينِ﴿٦٥﴾65. Tomurcukları şeytanların başları gibidir. Okunuşu: Tal’uhâ ke ennehu ruûsuş şeyâtîn(şeyâtîni).
صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ