Kuran’ı Kerim Okuyun


Basılı tutun

Saffat Suresi - Sayfa: 3/14

وَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَسَاءَلُونَ﴿٢٧﴾
27. Onlar, birbirine dönmüş soruşuyorlar. Okunuşu: Ve akbele ba’duhum alâ ba’dın yetesâelûn(yetesâelûne).
قَالُوا إِنَّكُمْ كُنتُمْ تَأْتُونَنَا عَنِ الْيَمِينِ﴿٢٨﴾
28. Onlar: «Siz bize (uğurlu görünerek) sağdan gelir dururdunuz» derler. Okunuşu: Kâlû innekum kuntum te’tûnenâ anil yemîn(yemîni).
قَالُوا بَل لَّمْ تَكُونُوا مُؤْمِنِينَ﴿٢٩﴾
29. (İleri gelenler de) derler ki: «Hayır, siz inanmamıştınız.» Okunuşu: Kâlû bel lem tekûnû mû’minîn(mû’minîne).
وَمَا كَانَ لَنَا عَلَيْكُم مِّن سُلْطَانٍ ۖ بَلْ كُنتُمْ قَوْمًا طَاغِينَ﴿٣٠﴾
30. «Bizim de size karşı bir gücümüz yoktu. Fakat siz azmış bir kavimdiniz.» Okunuşu: Ve mâ kâne lenâ aleykum min sultân(sultânin), bel kuntum kavmen tâgîn(tâgîne).
فَحَقَّ عَلَيْنَا قَوْلُ رَبِّنَا ۖ إِنَّا لَذَائِقُونَ﴿٣١﴾
31. «Onun için üzerimize Rabbimizin azab sözü hak oldu. Şüphesiz azabımızı tadacağız.» Okunuşu: Fe hakka aleynâ kavlu rabbinâ innâ le zâıkûn(zâıkûne).
فَأَغْوَيْنَاكُمْ إِنَّا كُنَّا غَاوِينَ﴿٣٢﴾
32. «Evet biz, sizi kışkırttık. Çünkü biz azgındık.» Okunuşu: Fe agveynâkum innâ kunnâ gâvîn(gâvîne).
فَإِنَّهُمْ يَوْمَئِذٍ فِي الْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ﴿٣٣﴾
33. O halde hepsi o gün azabda ortaktırlar. Okunuşu: Fe innehum yevme izin fîl azâbi muşterikûn(muşterikûne).
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِالْمُجْرِمِينَ﴿٣٤﴾
34. İşte biz günahkarlara böyle yaparız. Okunuşu: İnnâ kezâlike nef’alu bil mucrimîn(mucrimîne).
إِنَّهُمْ كَانُوا إِذَا قِيلَ لَهُمْ لَا إِلَـٰهَ إِلَّا اللَّهُ يَسْتَكْبِرُونَ﴿٣٥﴾
35. Çünkü onlar, kendilerine: «Allah´tan başka ilâh yoktur» denildiği zaman kafa tutuyorlardı. Okunuşu: İnnehum kânû izâ kîle lehum lâ ilâhe illallâhu yestekbirûn(yestekbirûne).
وَيَقُولُونَ أَئِنَّا لَتَارِكُو آلِهَتِنَا لِشَاعِرٍ مَّجْنُونٍ﴿٣٦﴾
36. Ve: «Biz, hiç, bir mecnun (deli) şair için ilâhlarımızı bırakır mıyız?» diyorlardı. Okunuşu: Ve yekûlûne e innâ le târikû âlihetinâ li şâirin mecnûn(mecnûnin).
بَلْ جَاءَ بِالْحَقِّ وَصَدَّقَ الْمُرْسَلِينَ﴿٣٧﴾
37. Hayır o, hak ile geldi ve bütün peygamberleri tasdik etti. Okunuşu: Bel câe bil hakkı ve saddakal murselîn(murselîne).
إِنَّكُمْ لَذَائِقُو الْعَذَابِ الْأَلِيمِ﴿٣٨﴾
38. Elbette siz o acı azabı tadacaksınız. Okunuşu: İnnekum le zâikûl azâbil elîm(elîmi).
وَمَا تُجْزَوْنَ إِلَّا مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ﴿٣٩﴾
39. Bununla beraber başka değil, hep yaptığınız amellerinizle cezalandırılacaksınız. Okunuşu: Ve mâ tuczevne illâ mâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).

صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ


Başa dön tuşu