Kuran’ı Kerim Okuyun
Saffat Suresi - Sayfa: 14/14
فَكَفَرُوا بِهِ ۖ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ﴿١٧٠﴾
170. Fakat şimdi onu inkâr ettiler. Ama ilerde bileceklerdir. Okunuşu: Fe keferû bih(bihî), fe sevfe ya’lemûn(ya’lemûne).
وَلَقَدْ سَبَقَتْ كَلِمَتُنَا لِعِبَادِنَا الْمُرْسَلِينَ﴿١٧١﴾171. (171-173) Andolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmiştir: «Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardır ve elbette bizim ordularımız mutlaka galip geleceklerdir.» Okunuşu: Ve lekad sebekat kelimetunâ li ibâdinel murselîn(murselîne).
إِنَّهُمْ لَهُمُ الْمَنصُورُونَ﴿١٧٢﴾172. (171-173) Andolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmiştir: «Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardır ve elbette bizim ordularımız mutlaka galip geleceklerdir.» Okunuşu: İnnehum le humul mensûrûn(mensûrûne).
وَإِنَّ جُندَنَا لَهُمُ الْغَالِبُونَ﴿١٧٣﴾173. (171-173) Andolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmiştir: «Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardır ve elbette bizim ordularımız mutlaka galip geleceklerdir.» Okunuşu: Ve inne cundenâ le humul gâlibûn(gâlibûne).
فَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍ﴿١٧٤﴾174. Onun için sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir. Okunuşu: Fe tevelle anhum hattâ hîn(hînin).
وَأَبْصِرْهُمْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ﴿١٧٥﴾175. Onlara (inecek azabı) gözetle! Yakında onlar da göreceklerdir. Okunuşu: Ve ebsirhum fe sevfe yubsirûn(yubsirûne).
أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ﴿١٧٦﴾176. Ya şimdi onlar, bizim azabımıza uğramakta acele mi ediyorlar? Okunuşu: E fe bi azâbinâ yesta’cilûn(yesta’cilûne).
فَإِذَا نَزَلَ بِسَاحَتِهِمْ فَسَاءَ صَبَاحُ الْمُنذَرِينَ﴿١٧٧﴾177. Fakat (azabımız) onların sahasına indiği zaman, (o acı sonuçla) uyarılanların sabahı ne kötüdür! Okunuşu: Fe izâ nezele bisâhatihim fe sâe sabâhul munzerîn(munzerîne).
وَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍ﴿١٧٨﴾178. Yine sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir. Okunuşu: Ve tevelle anhum hattâ hîn(hînin).
وَأَبْصِرْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ﴿١٧٩﴾179. (İnecek azabı) gözetle! Yakında onlar da göreceklerdir. Okunuşu: Ve ebsir fe sevfe yubsirûn(yubsırûne).
سُبْحَانَ رَبِّكَ رَبِّ الْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ﴿١٨٠﴾180. Senin güç ve kuvvet sahibi Rabbin, onların yakıştırdıkları vasıflardan münezzeh ve yücedir. Okunuşu: Subhâne rabbike rabbil izzeti ammâ yasifûn(yasifûne).
وَسَلَامٌ عَلَى الْمُرْسَلِينَ﴿١٨١﴾181. Gönderilen bütün peygamberlere selam olsun. Okunuşu: Ve selâmun alel murselîn(murselîne).
وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ﴿١٨٢﴾182. Hamd, âlemlerin Rabbi Allah´a mahsustur. Okunuşu: Vel hamdu lillâhi rabbil âlemîn(âlemîne).
صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ