Kuran’ı Kerim Okuyun


Basılı tutun

Saffat Suresi - Sayfa: 12/14

لَلَبِثَ فِي بَطْنِهِ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ﴿١٤٤﴾
144. (143-144) Eğer çok tesbih edenlerden olmasaydı, yeniden dirilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı. Okunuşu: Le lebise fî batnihî ila yevmi yub’asûn(yub’asûne).
فَنَبَذْنَاهُ بِالْعَرَاءِ وَهُوَ سَقِيمٌ﴿١٤٥﴾
145. Biz onu hasta bir halde bir alana çıkardık. Okunuşu: Fe nebeznâhu bil arâi ve huve sakîm(sakîmun).
وَأَنبَتْنَا عَلَيْهِ شَجَرَةً مِّن يَقْطِينٍ﴿١٤٦﴾
146. Üzerine kabak cinsinden bir ağaç bitirdik. Okunuşu: Ve enbetnâ aleyhi şecereten min yaktîn(yaktînin).
وَأَرْسَلْنَاهُ إِلَىٰ مِائَةِ أَلْفٍ أَوْ يَزِيدُونَ﴿١٤٧﴾
147. Biz onu (Yunus´u) yüz bin veya daha çok insana peygamber olarak gönderdik. Okunuşu: Ve erselnâhu ilâ mieti elfin ev yezîdûn(yezidûne).
فَآمَنُوا فَمَتَّعْنَاهُمْ إِلَىٰ حِينٍ﴿١٤٨﴾
148. O zaman ona iman ettiler de biz onları bir zamana kadar yaşattık. Okunuşu: Fe âmenû fe metta’nâhum ilâ hîn(hînin).
فَاسْتَفْتِهِمْ أَلِرَبِّكَ الْبَنَاتُ وَلَهُمُ الْبَنُونَ﴿١٤٩﴾
149. Şimdi sor o seninkilere: «Kızlar, Rabbinin de, oğlanlar onların mı? Okunuşu: Festeftihim e li rabbikel benâtu ve lehumul benûn(benûne).
أَمْ خَلَقْنَا الْمَلَائِكَةَ إِنَاثًا وَهُمْ شَاهِدُونَ﴿١٥٠﴾
150. Yoksa biz melekleri dişi yaratmışız da onlar şahit mi bulunuyorlarmış?» Okunuşu: Em halaknel melâikete inâsen ve hum şâhidûn(şâhidûne).
أَلَا إِنَّهُم مِّنْ إِفْكِهِمْ لَيَقُولُونَ﴿١٥١﴾
151. (151-152) Ha!.. Onlar, şüphesiz uydurdukları iftiralarından dolayı; «Allah doğurdu» derler. Hiç şüphesiz onlar, yalancıdırlar. Okunuşu: E lâ innehum min ifkihim le yekûlûn(yekûlûne).
وَلَدَ اللَّهُ وَإِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ﴿١٥٢﴾
152. (151-152) Ha!.. Onlar, şüphesiz uydurdukları iftiralarından dolayı; «Allah doğurdu» derler. Hiç şüphesiz onlar, yalancıdırlar. Okunuşu: Veledallâhu ve innehum le kâzibûn(kâzibûne).
أَصْطَفَى الْبَنَاتِ عَلَى الْبَنِينَ﴿١٥٣﴾
153. (Allah) kızları oğullara tercih mi etmiş? Okunuşu: Astafel benâti alel benîn(benîne).
مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ﴿١٥٤﴾
154. Size ne oldu? Nasıl hükmediyorsunuz? Okunuşu: Mâ lekum, keyfe tahkumûn(tahkumûne).
أَفَلَا تَذَكَّرُونَ﴿١٥٥﴾
155. Hiç düşünmüyor musunuz? Okunuşu: E fe lâ tezekkerûn(tezekkerûne).
أَمْ لَكُمْ سُلْطَانٌ مُّبِينٌ﴿١٥٦﴾
156. Yoksa sizin için açık bir delil mi var? Okunuşu: Em lekum sultânun mubîn(mubînun).

صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ


Başa dön tuşu