İşlerimi Kendine Zulmu Haram Kılan Allaha Tevekkül Ediyorum
Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ nebiyyinâ Muhammedini'n-nebiyyi'il-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim
Bismillâhirrahmânirrahîm Âlemlerin Rabb‘i olan Allah‘a hamdolsun.
Salat ve selam, Peygamberlerin sonuncusu, habibimiz Muhammed’e, onun âline ve ashabına olsun.
(Bütün haksızlığa uğrayanların işlerini, zulmü kendisine haram kılmış olan Allah‘a tevekkül ediyoruz.)
Ya Rabbi! Bu tevekkülümüz sadece kendimiz için değildir. Bu yakarış, yeryüzünde Sen’den başka sığınağı kalmamışların ortak duasıdır.
Bizler; Çaresizlerin, kapısını çalacak kimsesi kalmamışların, Kimsesizlerin, “benim” diyebileceği bir dayanağı olmayanların, Değer görülmeyen iyi insanların, sırf dış görünüşü, kökeni veya durumu yüzünden ön yargıyla karşılananların, acıları ve hayatları hafife alınanların, kalpleri temiz gibi olduğu halde horlanan o güzel kullarının işlerini de Sana tevekkül ediyoruz. Onların vekili Sensin Ya Velî, Ya Mevlâ.
Ya Rabbi! Bizler, hem maddi hem de manevi haksızlığa uğrayanların da halini Sana arz ediyoruz.
Onlar ki; zamanı ömrü parası, yetenekleri senin verdiğin mirası çalınırken; bir yandan da iftiralarla itibarı ve onuru çalınanların. Onlar ki; rızkı ile oynanırken, bir yandan da en yakın bildiklerinin ihanetiyle kalbindeki güveni kesilenlerin.
Hem cebindeki son kuruşu, hem de ruhundaki son umut kırıntısı alınan o mazlumların davasını Sana tevekkül ediyoruz.
Ey gizli ve aşikar her şeyi bilen Ya Habîr, ey mutlak adalet sahibi Ya Adl! Çalınan mallarını daha hayırlısıyla, kırılan kalplerini ise Senin sevginle tamir eyle Ya Cebbâr.
Bizler; En değerli zamanları heba edilenlerin, Kandırılanların, Avutulanların; iş yerinde veya çevresinde türlü zorbalıklara maruz bırakılanların, hayatın her alanında lüzumsuz yere zorlananların ve hayatı boşa harcananların ziyan olan ömürlerini Senin adaletine sunuyoruz.
Hüküm yalnızca Senindir Ya Hakem, Ya Vekîl.
Bizler; Acı çekenlerin, bedeni bir hastalıkla, ruhu bir kayıpla, zihni bir endişeyle yanıp kavrulanların, İşkence görenlerin; çaresizlikten veya yanlış yönlendirmelerle suça sürüklenmiş, pişmanlık içinde bir kurtuluş arayan kullarının, Savaşta esir olanların, Katliamlarda çaresiz kalanların özgürlüğü ve ailesi elinden alınmış, her anı korku ve belirsizlik içinde geçenlerin… Kurtuluş ve selamet ancak Sendendir Ya Selâm, Ya Mü’min, Ya Tevvâb. Şifa veren yalnızca Sensin Ya Şâfî.
Bizler; Yıllarca okuyup, çabalayıp hak ettiği işi bulamayanların, helal rızıkla bir iş kuramayanların, Borçlu olanların, Yolda Kalanların Borç bulamayanların, Borç isteyemeyenlerin Borcunu ödeyemeyenlerin, Kendine bir hayat kuramayanların halini Sana arz ediyoruz. yuva kurmak, bir iş sahibi olmak gibi en temel hayalleri bile imkansız hale gelenlerin halini Sana arz ediyoruz. Bütün hazineler Senindir, bütün kapıları açan Sensin Ya Rezzâk, Ya Fettâh, Ya Ganiyy. Hepsine bir çıkış yolu göster, sabırlarını rahmetinle, kayıplarını katından hayırlarla mükafatlandır. Bizim ve onların işlerini en güzel şekilde yoluna koyan, şüphesiz Sensin.
Ya Rabbi! Kalbiyle Savaşanları da Sana Arz Ediyoruz”
“Bizler; kendi nefsiyle, kibriyle, hasediyle veya dinmeyen bir vesveseyle mücadele edenlerin, kalbindeki bildiklerin ile yolunu kaybetme korkusu yaşayanların, doğruyu bildiği halde yapamamanın acısını çekenlerin, manevi bir boşluk içinde bir anlam arayan o yorgun kullarının da imdadına yetişmeni diliyoruz. Onların kalplerini Hâdî isminle hidayet nurunla aydınlat, onlara kendi içlerinde de zaferler ve sükûnet nasip eyle.”
Ya Erhamerrahimin (Ey merhametlilerin en merhametlisi)!
Zulmedenlere de basiret ver ki, yaptıklarının ağırlığını anlasınlar, pişman olup tövbe etsinler. Kalplerindeki katılığı merhametinle yumuşat. Eğer hidayetleri mukadder değilse, onların şerlerinden zulme uyrayanları muhafaza eyle; Zulmedenlerin güçlerini ve tuzaklarını başlarına geçir Ya Kahhâr.
Bizim ve tüm çaresizlerin işlerini en güzel şekilde yoluna koyan, şüphesiz Sensin. Amin.