Kur'an-ı KerimNisa Suresi Ayetleri

Evli Kadınlarla Evlenmek ve Savaş Esiri Kadınların Durumu

Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ nebiyyinâ Muhammedini'n-nebiyyi'il-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim

Kur’an-ı Kerim, Nisa Suresi, 24. Ayet-i Kerime

 

Arapça Okunuşu: وَالْمُحْصَنَاتُ مِنَ النِّسَٓاءِ اِلَّا مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْۚ كِتَابَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْۘ وَاُحِلَّ لَكُمْ مَا وَرَٓاءَ ذٰلِكُمْ اَنْ تَبْتَغُوا بِاَمْوَالِكُمْ مُحْصِن۪ينَ غَيْرَ مُسَافِح۪ينَؕ فَمَا اسْتَمْتَعْتُمْ بِه۪ مِنْهُنَّ فَاٰتُوهُنَّ اُجُورَهُنَّ فَر۪يضَةًؕ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ ف۪يمَا تَرَاضَيْتُمْ بِه۪ مِنْ بَعْدِ الْفَر۪يضَةِؕ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يمًا حَكِيمًا

Türkçe Okunuşu: Velmuḥṣanâtu mine-nnisâ-i illâ mâ meleket eymânukum(s) kitâba(A)llâhi ‘aleykum(c) veuḥille lekum mâ verâe żâlikum en tebteġû bi-emvâlikum muḥṣinîne ġayra musâfiḥîn(e)(c) femâ-stemta’tum bihi minhunne fe-âtûhunne ucûrahunne ferîḍa(ten)(c) velâ cunâḥa ‘aleykum fîmâ terâḍaytum bihi min ba’di-lferîḍa(ti)(c) inne(A)llâhe kâne ‘alîmen ḥakîmâ(n)

Elmalılı Hamdi Yazır Meali: “(Harp esiri olarak) sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar (da size) haram kılındı. Bunlar, Allah’ın üzerinize yazdığı hükümlerdir. Bunların dışında kalanlar ise, iffetli yaşamak ve zina etmemek şartıyla, mallarınızla (mehirlerini vererek) istemeniz size helâl kılındı. Onlardan (nikâhla) faydalanmanıza karşılık, kararlaştırılmış olan mehirlerini verin. Mehir kesiminden sonra, karşılıklı anlaşarak (birbirinize bağışta bulunmanızda) size bir günah yoktur. Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”


 

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) Nisa Suresi’nin 24. Ayeti Işığında Duası

 

Bu ayet, haramları sıraladıktan sonra helal dairesinin ne kadar geniş olduğunu müjdeler ve evliliğin temel şartlarını ve amacını ortaya koyar. Evliliğin, mal ile (mehir) yapılan, gayesinin “iffeti korumak” (ihsân) olduğu ve asla “gayrimeşru bir ilişki” (sifâh) olamayacağı vurgulanır. Mehir, bu akdin vazgeçilmez bir parçasıdır. Mü’minin duası, evliliğini bu ilahi şartlara ve amaca uygun olarak gerçekleştirebilmektir.

Helal ve İffetli Bir Yuva Duası: “Ya Rabbi! Bizlere, haram kıldığın sınırlara riayet etmeyi ve helal kıldığın geniş daire içinde, Senin rızana uygun eşler aramayı nasip et. Evlilik niyetimizi, sadece nefsi arzuları tatmin etmekten (sifâh) arındır; onu, iffetimizi koruyan bir kale (ihsân) kılma niyetiyle halis eyle. Bize, eşlerimizin mehirlerini bir ‘farz’ bilinciyle ve gönül hoşluğuyla vermeyi lütfet.”

Allah’ın Hükmüne Teslimiyet Duası: “Allah’ım! Bize helal ve haram kıldığın her şeyin, Senin sonsuz ilmin ve hikmetinle olduğunu biliyor ve iman ediyoruz. Nikâh konusundaki bu yazılarına (Kitâballâhi aleykum) tam bir teslimiyet gösteririz. Bizi, bu hükümlerin hikmetini anlayan ve hayatına tatbik ederek rızanı kazanan, mutlu ve huzurlu yuvalar kuran kullarından eyle.”


 

Nisa Suresi’nin 24. Ayeti Işığında Hadisler

 

Ayette geçen mehir (ücret) ve evliliğin amacı gibi konular, hadis-i şeriflerde önemli bir yer tutar.

Mehrin Önemi: Peygamber Efendimiz (s.a.v), nikâhın geçerliliği ve helalliği için mehrin ne kadar temel bir şart olduğunu şöyle belirtmiştir: “Yerine getirilmesi en gerekli olan şart, kendisiyle kadınların (cinsel olarak) helal kılındığı (mehir) şartıdır.” (Buhârî, Şürût, 6; Müslim, Nikâh, 60). Bu hadis, ayetteki “mallarınızla istemeniz” ve “mehirlerini verin” emirlerinin, evliliğin temelini oluşturan, bağlayıcı bir yükümlülük olduğunu gösterir.

Mut’a (Geçici Nikâh) Konusu: Ayette geçen “festemta’tum” (faydalandınız) kelimesi, bazı tartışmalara yol açmıştır. Ancak Sünni alimlerin kahir ekseriyeti, aşağıdaki gibi hadislere dayanarak, İslam’ın ilk yıllarında zarureten izin verilen Mut’a nikâhının (geçici nikâh) daha sonra kesin olarak yasaklandığı konusunda hemfikirdir. Sahabeden Sebre el-Cühenî (r.a) şöyle rivayet eder: “Resûlullah (s.a.v) Mekke’nin fethi günü mut’aya izin verdi… Sonra o, Kâbe’nin kapısı ile Hicr-i İsmail arasında durdu ve şöyle buyurdu: ‘Ey insanlar! Ben size kadınlarla mut’a (geçici nikâh) yapmaya izin vermiştim. Şüphesiz Allah, bunu kıyamet gününe kadar haram kılmıştır. Kimin yanında (bu nikâhla) bir kadın varsa, onu serbest bıraksın. Onlara verdiğinizden hiçbir şeyi geri almayın.'” (Müslim, Nikâh, 19-22). Bu ve benzeri hadisler, ayetteki ifadenin, kalıcı ve meşru nikâh akdi içindeki birlikteliği ve bunun karşılığında mehrin verilmesi gerektiğini ifade ettiğini gösterir.


 

Nisa Suresi’nin 24. Ayeti Işığında Sünnet-i Seniyye

 

Peygamber Efendimiz (s.a.v), evliliği, ayetin ruhuna uygun olarak, iffeti koruyan ve toplumu ahlaksızlıktan muhafaza eden bir kurum olarak tesis etmiştir.

Evliliğin Amacı Olarak İffet (İhsân): Peygamberimiz, gençlere seslenerek, “Ey gençler topluluğu! Sizden evlenmeye gücü yeten evlensin. Çünkü evlilik, gözü (harama bakmaktan) daha çok korur ve iffeti daha sağlam muhafaza eder.” (Buhârî, Nikâh, 2; Müslim, Nikâh, 1) buyurmuştur. Bu, ayetteki “iffetli yaşamak (muhsinîn) ve zina etmemek (gayra musâfihîn)” amacının Sünnet’teki en net ifadesidir. Allah’ın Yazısına (Kitâballâh) Bağlılık: Peygamberimiz, evlilik ve boşanma hukukunda, bir önceki ayetlerde belirtilen ve bu ayette “Allah’ın üzerinize yazdığı hükümler” olarak teyit edilen kuralların dışına asla çıkmamıştır. Onun sünneti, bu ilahi yazgıya tam bir teslimiyetin nasıl olacağını gösterir. Mehir Hakkına Riayet: Sünnet, mehir konusunda cömertliği ve kolaylığı esas alır. Peygamberimiz, bir demir yüzükle bile olsa mehir verilmesini istemiş, ancak verilen bu hakkın da kadına eksiksiz teslim edilmesini sağlamıştır. Mehir, Sünnet’te, kadının değerinin ve evliliğe verilen önemin bir sembolüdür.


 

Ayetten Çıkarılacak Dersler ve Hikmetler

 

Bu ayet, evliliğin felsefesini ve temel kurallarını ortaya koyar:

  1. Sınırların Kesinliği: Ayetin başındaki “Bunlar, Allah’ın üzerinize yazdığı hükümlerdir” ifadesi, bir önceki ayette sayılan evlilik yasaklarının, ilahi bir kanunname olduğunu ve asla değiştirilemeyeceğini ilan eder.
  2. Helal Dairesinin Genişliği: Yasaklar sayıldıktan sonra “Bunların dışında kalanlar size helâl kılındı” denmesi, İslam’ın temel bir ilkesini gösterir: Aslolan helal ve serbest olmaktır (ibâha). Haramlar, istisnai ve sınırlı sayıdadır. Bu, mü’minlere geniş bir hareket alanı tanır.
  3. Evliliğin Gayesi: İffet mi, Şehvet mi? Ayet, evliliğin niyetini net bir şekilde ortaya koyar. Amaç, “muhsinîn” (iffetli olmak, kale gibi korunmak) olmalıdır, “musâfihîn” (sadece suyu akıtmak, yani anlık ve sorumsuz cinsel ilişki) değil. Bu, nikâhsız her türlü birlikteliği, flörtü ve zinayı reddeden; evliliği ise sorumluluk, ciddiyet ve iffet üzerine kuran bir ilkedir.
  4. Mehrin Zorunluluğu (“Farîda”): Ayet, mehri, “farîda” yani “farz kılınmış bir görev/pay” olarak isimlendirir. Bu, onun pazarlığa açık bir detay değil, nikâhın temel bir rüknü ve kadının vazgeçilmez bir hakkı olduğunu gösterir.
  5. Karşılıklı Rızanın Esnekliği: Mehir bir farz olarak belirlendikten sonra, ayetin “karşılıklı anlaşarak (birbirinize bağışta bulunmanızda) size bir günah yoktur” demesi, İslam hukukunun esnekliğini gösterir. Kadın, kendi hür iradesiyle, nikâhtan sonra mehrinin bir kısmını veya tamamını eşine bağışlayabilir. Önemli olan, ilk başta hakkın teslim edilmesi ve sonradan yapılacak bir değişikliğin tam bir rızaya dayanmasıdır.

 

Önceki ve Sonraki Ayetlerle Bağlantısı

 

  • Önceki Ayet (Nisa Suresi 23. Ayet): 23. ayet, kendileriyle evlenilmesi haram olan kadınları tek tek listelemişti. Bu 24. ayet, o listenin hemen ardından, “Bunların dışındakiler size helaldir” diyerek, yasakların bittiğini ve helal dairesinin başladığını ilan eder. Böylece konu, yasaklardan (muharremât), helal olanlarla nasıl evlenileceğine geçer.
  • Sonraki Ayet (Nisa Suresi 25. Ayet): Bu 24. ayet, genel olarak hür kadınlarla evlenmenin şartlarını (mehir, iffet niyeti vb.) ortaya koydu. Bir sonraki 25. ayet ise, özel bir duruma çözüm getirir: Hür bir mü’min kadınla evlenmeye maddi gücü yetmeyen bir erkeğin ne yapacağı. Ayet, bu durumda olanların, o dönemin sosyal bir gerçeği olan mü’min cariyelerle, belirli şartlar altında (efendilerinin izni, mehirlerini vermek vb.) evlenebileceklerini belirterek, İslam’ın her sosyal tabaka için bir çözüm sunduğunu gösterir.

 

Özet:

 

Nisa Suresi’nin 24. ayeti, evli kadınlarla evlenmenin haram olduğunu (savaş esirleri hariç) teyit eder ve önceki ayetteki yasakların Allah’ın kesin yazısı olduğunu belirtir. Bu yasakların dışındaki kadınlarla, iffetli yaşamak ve zina etmemek amacıyla, mallarla (mehir vererek) evlenmenin helal kılındığını açıklar. Ayet, nikâhla kurulan birliktelik karşılığında kadınların mehirlerinin bir farz olarak verilmesini emreder. Ancak mehir belirlendikten sonra, tarafların karşılıklı rıza ile bu miktarda bir değişiklik yapmasında bir günah olmadığını belirtir. Ayet, Allah’ın her şeyi bilen ve hikmet sahibi olduğu vurgusuyla sona erer.

 

İniş Tarihi ve Nüzul Ortamı:

 

Medine döneminde, aile hukukunu düzenleyen ayetler bağlamında nazil olmuştur. Evlilik yasaklarını tamamladıktan sonra, meşru evliliğin çerçevesini ve temel şartlarını belirlemiştir.

 

İcma:

 

Ehli Sünnet alimleri arasında, ayette bahsedilen Mut’a nikâhının hükmünün neshedildiği (kaldırıldığı) ve kıyamete kadar haram olduğu konusunda icma (görüş birliği) vardır. Aynı şekilde, meşru bir nikâh için mehrin farz olduğu ve evliliğin amacının iffeti korumak olduğu da icma ile sabittir.

 

Sonuç:

 

Bu ayet-i kerime, İslam’da evlilik kurumunun felsefesini ortaya koyan temel bir metindir. O, evliliği, sadece nefsi arzuların tatmin edildiği sorumsuz bir ilişki olmaktan çıkarıp, onu, iffeti koruma (ihsân) gibi yüce bir gayeye bağlar. Mehir gibi mali bir sorumluluğu “farz” kılarak, bu kurumun ciddiyetini ve kadının hakkını güvence altına alır. Ayet, haramların dar, helallerin ise geniş olduğunu müjdeleyerek, mü’minlere, Allah’ın çizdiği sınırlar içinde onurlu ve temiz bir aile hayatı kurmanın yollarını gösterir.

ALPER

"İslam Bilimleri ve Tefsir araştırmacısı olan Alper, Kur'anî kavramlar ve Hadis ilmi üzerine derinlemesine çalışmalar yürütmektedir. Akademik perspektifi manevi derinlikle harmanlayarak okuyucularına rehberlik etmeyi amaçlar."

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu