Genel Konular

Allah Kuluna Zulmetmez, Ben Allah’tan Tarafıyım

Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ nebiyyinâ Muhammedini'n-nebiyyi'il-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim

Safımız Belli, Yolumuz Aydınlık

Hayat, ucu bucağı görünmeyen bir yolculuk. Bu yolda bazen çiçekli bahçelerden geçeriz, bazen de yalçın kayalıklardan düşeriz. İnsan zihni, işler ters gittiğinde hemen bir suçlu arar; kaderi sorgular, adaleti tartmaya kalkar. İşte tam o kırılma anında, ömür boyu kalbimize asacağımız o devasa levha devre çıkar: “Allah Kuluna Zulmetmez.”

Ve bu levhanın altına, kendi imzamızı en derin irademizle atarız: “Ben Allah’tan Tarafıyım.”


1. Sarsılmaz Bir Güvence: “Allah Kuluna Zulmetmez”

Bu cümle, bir “teselli ikramiyesi” değil, evrenin en temel yasasıdır. Okurlarımıza şunu hatırlatmalıyız:

  • Zulüm Acziyettir, Allah ise Azizdir: Zulüm, bir şeyi ait olmadığı yere koymaktır ya da bir haksızlıktır. Oysa sonsuz güç sahibi olanın, kuluna haksızlık etmeye ihtiyacı yoktur.

  • Süreç ve Sonuç: Başımıza gelen her olay, ilahi bir mühendisliğin parçasıdır. Biz “neden” diye sorarken, O bizi bir sonraki mertebeye hazırlıyordur. Bir tohumun toprağın altında sıkışması zulüm değil, bir çınar olma sürecinin ilk sancısıdır.

  • Adalet Gecikmez: İnsanların adaleti şaşabilir, mahkemeler yanılabilir; ancak mülkün gerçek sahibinin terazisinde “milim” sapma olmaz. Bu bilinç, insanı dünyadaki tüm haksızlıkların kederinden özgürleştirir.


2. Şerefli Bir Kimlik: “Ben Allah’tan Tarafıyım”

Bu cümle, bir insanın hayatında alabileceği en büyük karardır. Tarafını seçmek, aslında kaderini ve karakterini belirlemektir:

  • Güce Değil, Hakka Tapmak: “Allah’tan tarafım” demek; “Ben paranın, makamın, popülerliğin veya geçici otoritelerin kulu değilim. Benim pusulam hakkın rızasıdır” demektir.

  • Yalnızlık Korkusunu Bitirmek: Herkesin seni terk ettiği, haksızlığın alkışlandığı bir dünyada bu cümleyi kuran kişi, aslında kainatın en büyük ordusuna sırtını dayamış demektir.

  • İstikrarın Adı: Ömürlük olması buradan gelir. İnsanlar değişir, devirler değişir, güç dengeleri yer değiştirir. Ama Allah’ın tarafında olanın “limanı” hiç değişmez. O, rüzgara göre değil, vahiyle belirlenmiş rotaya göre yelken açar.


Bu Duruş Hayata Ne Katar?

“Safı belli olanın, kafası da nettir.”

Dünyanın karmaşası içinde boğulmazsınız. Bir haksızlık gördüğünüzde “Allah kuluna zulmetmez, elbet hak yerini bulur” der, elinizden geleni yapar ve gerisini O’na bırakırsınız. Tarafınız belli olduğu için de “kim ne der?” diye değil, “O ne der?” diye yaşarsınız.


Sonuç: Bir Kere Seçilir, Bin Kere Yaşanır

Bu iki cümle birleştiğinde ortaya çıkan şey **”Huzur”**dur. Allah’ın adaletine güvenen ve O’nun safında duran bir insan için yenilgi diye bir şey yoktur. Çünkü O’nun katında kazanmak, sadece sonuca ulaşmak değil, doğru yolda yürümektir.

ALPER

"İslam Bilimleri ve Tefsir araştırmacısı olan Alper, Kur'anî kavramlar ve Hadis ilmi üzerine derinlemesine çalışmalar yürütmektedir. Akademik perspektifi manevi derinlikle harmanlayarak okuyucularına rehberlik etmeyi amaçlar."

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu