Allah’ın İblis’e Verdiği Cevap: “Sen Mühlet Verilenlerdensin”
Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ nebiyyinâ Muhammedini'n-nebiyyi'il-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim
Kur’an-ı Kerim A’râf Suresi 15. Ayeti
Arapça Okunuşu: قَالَ اِنَّكَ مِنَ الْمُنْظَر۪ينَ
Türkçe Okunuşu: Kâle inneke minel munzarîn.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali: (Allah) buyurdu: “Haydi, sen mühlet verilenlerdensin.”
Ayetin Detaylı Tefsiri
Bu kısa ama sarsıcı ayet, imtihan dünyasının en büyük gizemlerinden birini, Şeytan’a neden izin verildiği sorusunun cevabını içinde barındırır.
İlahi Onay ve Hikmet (İnneke minel munzarîn): Allah Teâlâ, İblis’in mühlet talebine “Evet” diyerek karşılık vermiştir. Alper, bu “Evet” bir rıza değil, bir takdirdir. Allah, insanın iradesini gerçekten sınamak istemektedir. Eğer karşıda saptıran bir güç (antitez) olmasaydı, insanın kendi iradesiyle Allah’ı bulmasının, nefsine direnmesinin bir kıymeti kalmazdı. Şeytan, bir nevi “sahte ile gerçeği” birbirinden ayırmak için kullanılan bir elek vazifesi görür.
“Münzarîn” (Mühlet Verilenler) Vurgusu: Ayet “Sen mühlet verilen tek kişisin” demiştir; “Mühlet verilenlerdensin” (çoğul) demiştir. Bu ifade, sadece İblis’in değil, onun avenesinin ve belki de kıyamete kadar gelecek olan başka varlıkların veya mühletin genel bir yasasının işareti olabilir. Ancak baş aktör İblis’tir. Allah ona mühlet vererek, aslında onun isyanındaki inadı ve kötülüğü tam manasıyla sergilemesine, böylece cezasının haklılığını tescillemesine izin vermiştir.
Gücün Sınırı: Şeytan bu mühleti alınca kendini bir şey kazandım sanmıştır. Oysa o, Allah’ın mülkünden çıkamamış, yine O’nun belirlediği sürenin dışına taşamamıştır. Bu ayet bize şunu söyler: Şeytan’ın varlığı bile Allah’ın izni ve kontrolü altındadır; dolayısıyla mümin için korkulacak bir güç değil, sakınılacak bir imtihandır.
A’râf Suresi’nin 15. Ayeti Işığında Duası
“Allah’ım! Sen Şeytan’a mühlet verdin, onu bizim için bir imtihan kıldın. Senin hükmün haktır ve her işinde bir hikmet vardır. Rabbim! Şeytan’ın mühlet bulup üzerimize çullandığı, bizi sağımızdan solumuzdan kuşattığı anlarda bizleri senin o sarsılmaz koruma kalkanının altına al. Bizleri onun mühletinden değil, senin rahmetinden nasiplenenlerden eyle. Onun bizi saptırmak için harcadığı zamana karşılık, bizlere senin yolunda harcanacak bereketli bir ömür nasip et. Ey mülkün sahibi! Şeytan’ın tuzaklarını bizim üzerimizde etkisiz kıl, kalplerimizi senin zikrinle birer aşılmaz kale eyle. Bizi ona terk etme, bizi nefsimizin eline bırakma.”
A’râf Suresi’nin 15. Ayeti Işığında Hadisler
“Allah, tövbe edenin tövbesini güneş batıdan doğuncaya kadar kabul eder.” (Müslim) — Şeytan’a saptırmak için verilen mühlete karşılık, insana da tövbe için verilen mühletin dengesidir.
“Şeytan mühlet alınca ‘İzzetin hakkı için onları saptıracağım’ dedi. Allah da buyurdu ki: ‘İzzetim ve celalim hakkı için, onlar istiğfar ettikçe Ben de onları bağışlayacağım!'” (Ahmed b. Hanbel)
“Her insanın yanında bir cin (şeytan) ve bir melek vardır.” (Müslim) — Mühlet verilen Şeytan’ın her insana musallat olma yetkisinin hatırlatılmasıdır.
A’râf Suresi’nin 15. Ayeti Işığında Sünnet-i Seniyye
Efendimiz’in (s.a.v.) hayatında bu ayet, “Düşmanı Tanıyıp Önlem Almak” olarak yaşanmıştır. Şeytan’a mühlet verildiğini bilen Efendimiz, ashabına onun çalışma yöntemlerini öğretmiştir. Sünnet-i Seniyye; Şeytan’ın mühletini boşa çıkaracak “manevi zırhlar” kuşanmaktır. Efendimiz, “Eûzü billâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm” (Kovulmuş Şeytan’dan Allah’a sığınırım) demeyi her işin başına koymuştur. O’nun sünneti, Şeytan’ın mühlet alıp girdiği her kapıyı (öfke, şehvet, acelecilik) sabır, iffet ve teenni ile kapatmaktır. Bir keresinde bir sahabi öfkelendiğinde, Efendimiz; “Ben bir kelime biliyorum ki, eğer onu söylese öfkesi geçer: Eûzü billah…” buyurarak, mühletli düşmana karşı en büyük silahın “Allah’a sığınmak” olduğunu göstermiştir.
Ayetten Çıkarılacak Dersler ve Hikmetler
Mühlet Rıza Değildir: Allah’ın birine zaman tanıması veya imkan vermesi, onu sevdiği anlamına gelmez; bazen imtihanını ağırlaştırmak içindir.
İrade Meydanı: Şeytan’a izin verilmesi, insanın “gerçekten istemedikçe” saptırılamayacağını ispat etmek içindir.
Kontrollü Alan: Şeytan başıboş değildir; Allah’ın çizdiği “münzarîn” (mühlet verilenler) sınırları içinde hareket edebilir.
Ümitsizliğe Yer Yok: Düşmanın süresi varsa, bizim de sığınacak sınırsız rahmet kapımız ve her an kabul edilecek tövbe imkanımız vardır.
Özet
Allah, İblis’in talebini kabul ederek ona; insanların dünyadaki imtihanı tamamlanana kadar mühlet verilenlerden biri olduğunu bildirdi.
İniş Tarihi ve Nüzul Ortamı
Mekke’de, Müslümanların “Neden kötüler bu kadar rahat hareket ediyor, neden Allah onlara fırsat veriyor?” diye içlerinden geçirdikleri bir dönemde; bunun ilahi bir planın parçası ve imtihanın gereği olduğunu bildirmek için inmiştir.
Önceki ve Sonraki Ayetlerle Bağlantısı
ayette mühlet istenmişti. 15. ayette bu izin verildi. 16. ayette ise izni alan İblis’in, artık saklanmadan asıl niyetini ve insanlara hangi yönlerden saldıracağını açıklayacağı o meşhur “tehdit” konuşması başlayacaktır.
Sonuç
A’râf 15, imtihanın “resmen” başladığı andır. Düşman sahada, izinli; ama biz de sahipsiz değiliz.
Sıkça Sorulan Sorular
Allah neden Şeytan’ın isteğini kabul etti? İmtihanın tam manasıyla gerçekleşmesi ve insanın özgür iradesiyle seçimi yapabilmesi için.
“Münzarîn” (mühlet verilenler) içinde başka kimler var? Tefsirlerde, deccal veya kıyamete kadar yaşayacak olan bazı cinlerin de bu kapsama girebileceği söylenir.
Şeytan bu mühleti almasaydı biz günah işlemez miydik? İnsan nefsi de kötülüğü emredicidir (nefs-i emmare); ancak Şeytan bu ateşi harlayan ve saptıran dış etkendir.
Mühlet verilmesi Şeytan için bir ödül müdür? Hayır, aslında azabını ve günahını artırması için verilmiş bir “istidrac” (derece derece felakete sürükleme) halidir.
Şeytan bu sürede hiç ölür mü? Hayır, mühlet uyarınca kıyamet vaktine (belirlenmiş güne) kadar hayatta kalacaktır.
Şeytan’a mühlet verilmesi adaletle nasıl bağdaşır? Allah insana da peygamberler, kitaplar ve akıl vererek silahları eşitlemiştir.
Bu ayet kötülüğün varlığını nasıl açıklar? Kötülük, iyiliğin seçilebilmesi için gerekli olan bir zıtlık olarak mühlet bulmuştur.
Şeytan’ın mühleti ne zaman bitecek? İlk sur üfürüldüğünde bütün canlılarla birlikte o da ölümü tadacaktır.
Mühlet alan Şeytan’ın bize doğrudan fiziksel bir gücü var mı? Hayır, onun gücü sadece vesvese vermek ve günahı süslü göstermektir (İbrahim, 22).
Allah “Haydi” (kâle) derken neyi murat etmiştir? Bu bir emir değil, imtihan sahasını açan bir ruhsattır.
Şeytan bu mühleti alınca neden sevinmedi? Çünkü o hala kovulmuş ve lanetlenmiş bir alçaktır; kazandığı sadece daha çok kötülük yapma hırsıdır.
İnsanın “mühlet” karşısındaki tutumu ne olmalı? “Düşmanım uyanık ve zamanı var, o halde ben de uyanık olmalıyım” bilinci.
Modern dünyada Şeytan’ın mühleti nasıl görülür? Dijitalleşen günahlar ve hızlanan fitnelerle Şeytan, mühletini sonuna kadar kullanmaktadır.
Şeytan’ın mühleti bittiğinde pişman olacak mı? Kur’an’a göre cehennemde takipçilerine “Beni kınamayın, kendinizi kınayın” diyerek bir nevi itirafta bulunacaktır.
Bu ayet bizim için bir korku kaynağı mıdır? Hayır, Allah’ın kontrolünde bir düşman olduğunu bilmek aslında mümin için bir emniyet duygusudur.