Bakara Suresi AyetleriKur'an-ı Kerim

Hacda Üç Yasak: Cinsellik, Fısk ve Tartışma

Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ nebiyyinâ Muhammedini'n-nebiyyi'il-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim

Arapça Okunuşu:

اَلْحَجُّ اَشْهُرٌ مَعْلُومَاتٌۚ فَمَنْ فَرَضَ ف۪يهِنَّ الْحَجَّ فَلَا رَفَثَ وَلَا فُسُوقَ وَلَا جِدَالَ فِي الْحَجِّۜ وَمَا تَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ يَعْلَمْهُ اللّٰهُۜ وَتَزَوَّدُوا فَاِنَّ خَيْرَ الزَّادِ التَّقْوٰىۖ وَاتَّقُونِ يَٓا اُو۬لِي الْاَلْبَابِ

Kur’an-ı Kerim Bakara Suresi 197. Ayeti

Türkçe Okunuşu:

“Elḥaccu eşhurun ma’lûmât(un), femen feraḍa fîhinne-lḥacce felâ rafeśe ve lâ fusûka ve lâ cidâle fi-lḥacc(i), ve mâ tef’alû min ḫayrin ya’lemhu-llâh(u), ve tezevvedû fe-inne ḫayra-zzâdi-ttakvâ, vettekûni yâ uli-l-elbâb(i).”

Elmalılı Hamdi Yazır Meali:

“Hac, bilinen aylardadır (Şevval, Zilkade ve Zilhicce’nin ilk on günü). Kim o aylarda hacca niyet ederse (ihrama girerse), hac esnasında kadına yaklaşmak, günah sayılan davranışlarda bulunmak ve tartışmak yasaktır. Siz ne hayır yaparsanız Allah onu bilir. Kendinize azık edinin. Şüphesiz azığın en hayırlısı takvadır (Allah’tan korkup günahlardan sakınmaktır). Ey akıl sahipleri! Benden korkun (bana karşı gelmekten sakının).”

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) Bakara Suresi’nin 197. Ayeti Işığında Duası:

Bu ayet-i kerime, Hac ibadetinin belirli aylarda olduğunu, hacca niyet edenlerin bu ibadet esnasında bazı davranışlardan (cinsel ilişki ve ona götüren sözler, günah işlemek, tartışmak) sakınmaları gerektiğini belirtir. Yapılan her hayrın Allah tarafından bilindiğini, yolculuk için azık hazırlanmasını ancak en hayırlı azığın takva olduğunu ve akıl sahiplerinin Allah’tan korkması gerektiğini vurgular. Peygamber Efendimiz (s.a.v) de dualarında hac ibadetinin kabulünü, bu ibadet sırasında her türlü günahtan ve uygunsuz davranıştan korunmayı, takva üzere bir hayat sürmeyi ve Allah’ın rızasını kazanmayı dilemiştir.

  • Haccın Kabulü ve Günahlardan Sakınma Duası: Peygamber Efendimiz (s.a.v), Hac ibadetinin günahlara kefaret olduğunu müjdelemiştir. Bu, hac sırasında ayette belirtilen yasaklara riayet etmenin ve ihlasla ibadet etmenin bir sonucudur. Bir mümin, hacca niyet ettiğinde bu yasaklardan korunmak için Allah’tan yardım dileyebilir. “Allah’ım! Bu haccı mebrûr (kabul edilmiş), günahları bağışlanmış ve amelleri makbul bir hac eyle.” (Bu manada dualar Hac sırasında yapılır).

  • Takva Azığını İsteme Duası: “Azığın en hayırlısı takvadır” ifadesi, maddi hazırlığın yanı sıra manevi hazırlığın da önemini vurgular. Peygamberimiz (s.a.v) dualarında Allah’tan takva istemiştir: “Allah’ım! Nefsime takvasını ver ve onu tezkiye et (temizle); onu en iyi tezkiye edecek olan Sensin. Sen onun velisi ve mevlasısın.” (Müslim, Zikir, 73). Bu dua, hac gibi önemli bir ibadete hazırlanırken manevi azığı artırma arzusunu taşır.

  • Akıl Sahiplerinden Olma ve Allah’tan Korkma Duası: “Ey akıl sahipleri! Benden korkun” hitabı, takvanın akıl ve idrakla olan ilişkisini gösterir. Peygamberimiz (s.a.v) de Allah’tan faydalı ilim ve O’ndan hakkıyla korkmayı dilemiştir.

Bakara Suresi’nin 197. Ayeti Işığında Hadisler:

  • Hac Ayları (“Eşhurun Ma’lûmât”): Ayette geçen “bilinen aylar” ifadesi, Hac ibadetine ihramla girilebilecek zaman dilimini belirtir. İbn Abbâs (r.a.) ve diğer sahabelerden gelen rivayetlere göre bunlar Şevval, Zilkade ayları ile Zilhicce ayının ilk on günüdür. (Buhârî, Hac, 2 (bab başlığında); Tefsir kaynakları).

  • Hacda Yasak Olan Davranışlar (“Felâ Rafeśe Ve Lâ Fusûka Ve Lâ Cidâle Fi-lḤacc”): Peygamber Efendimiz (s.a.v) bu yasakları detaylı bir şekilde açıklamış ve bunlara riayet edenlerin haccının “Hacc-ı Mebrûr” (kabul edilmiş, günahsız hac) olacağını müjdelemiştir. Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Resûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Kim Allah için hacceder de (hac esnasında) kötü söz söylemez (rafes) ve günah işlemezse (fısk yapmazsa), annesinden doğduğu günkü gibi (günahsız olarak) döner.” (Buhârî, Hac, 4; Muhsar, 9, 10; Müslim, Hac, 438). “Rafeś,” cinsel ilişki, ona götüren söz ve davranışlar, müstehcen konuşmalar anlamına gelir. “Fusûk,” Allah’a itaatten çıkmak, her türlü günah ve isyan demektir. “Cidâl,” hac esnasında gereksiz yere tartışmak, kavga etmek, çekişmek anlamına gelir. Ancak ilmi bir konuda veya hakkı ortaya çıkarmak için yapılan meşru tartışmalar bunun dışındadır.

  • Yapılan Her Hayrın Allah Tarafından Bilinmesi: “Siz ne hayır yaparsanız Allah onu bilir” ifadesi, müminleri hac sırasında ve genel olarak her zaman hayırlı işler yapmaya teşvik eder. Peygamberimiz (s.a.v) de, “İyiliğe (hayra) delalet eden, onu yapan gibidir” (Tirmizî, İlim, 14) buyurarak hayrın yayılmasına teşvik etmiştir.

  • Yol Azığı ve Takva Azığı: Ayetteki “Kendinize azık edinin. Şüphesiz azığın en hayırlısı takvadır” ifadesi hakkında İbn Abbâs (r.a.) şöyle demiştir: “Yemen halkından bazıları hacca azıksız gelirler ve ‘Biz tevekkül edenleriz’ derler, Mekke’ye geldiklerinde ise insanlardan dilenirlerdi. Bunun üzerine Allah Teâlâ bu ayeti indirdi.” (Buhârî, Hac, 6; Zekât, 50; Tefsîru Sûre (2), 30). Bu, maddi azık almanın tevekküle aykırı olmadığını, ancak asıl ve en hayırlı azığın Allah korkusu ve O’na karşı gelmekten sakınma olan takva olduğunu gösterir.

Bakara Suresi’nin 197. Ayeti Işığında Sünnet-i Seniyye:

  • Haccın Edası ve Yasaklarına Riayet: Peygamber Efendimiz (s.a.v) Veda Haccı’nda haccın bütün menâsikini bizzat uygulamış ve ashabına da öğretmiştir. O, ihram yasaklarına titizlikle riayet etmiş, hac esnasında her türlü kötü söz ve davranıştan, tartışmadan uzak durmuştur. Bu, ayetteki emirlerin en güzel örneğidir.
  • Takvayı Önceliklendirmek: Efendimiz (s.a.v) için takva, hayatın her alanında ve her ibadette en temel esastı. O, hac ibadetinin de bir takva eğitimi olduğunu ve asıl amacın Allah’ın rızasını kazanmak olduğunu vurgulamıştır.
  • Akıl Sahiplerine Hitap: Ayetin sonundaki “Ey akıl sahipleri! Benden korkun” hitabı, Peygamberimizin (s.a.v) de sık sık aklını kullanan, tefekkür eden ve ibret alan kimselere hitap etmesiyle uyumludur. O, insanları körü körüne bir taklide değil, bilinçli bir itaate davet etmiştir.

Özet:

Bu ayet, Hac ibadetinin bilinen aylarda (Şevval, Zilkade ve Zilhicce’nin ilk on günü) yapıldığını belirtir. Kim bu aylarda hacca niyet edip ihrama girerse, hac süresince cinsel ilişkiden ve ona götüren sözlerden (rafes), her türlü günahtan ve itaatsizlikten (fusûk) ve gereksiz tartışmalardan (cidâl) uzak durması emredilir. Yapılan her hayrın Allah tarafından bilindiği hatırlatılır. Hac yolculuğu için azık hazırlanması, ancak en hayırlı azığın takva (Allah’tan korkup sakınmak) olduğu vurgulanır. Ayet, akıl sahiplerine yönelik “Benden korkun (takvalı olun)” emriyle sona erer.

İniş Tarihi ve Nüzul Ortamı:

Medine döneminde, Hac ibadetinin Müslümanlar için teşri edildiği ve hükümlerinin detaylandırıldığı bir bağlamda nazil olmuştur. Bir önceki ayette (Bakara 2:196) Hac ve Umre’nin Allah için tamamlanması, ihsar durumu ve fidye gibi konular ele alınmıştı. Bu ayet ise, Hac ibadetinin zamanını ve özellikle Hac sırasında (ihramlıyken) uyulması gereken ahlaki ve davranışsal kuralları belirler. Cahiliye dönemindeki bazı yanlış Hac uygulamalarını düzelten ve Hac ibadetini tevhid ve takva temeline oturtan önemli bir ayettir.

Ayetin Detaylı Tefsiri:

  • “Elḥaccu eşhurun ma’lûmât(un)” (Hac, bilinen aylardadır): Hac ibadetine niyet edilip ihrama girilebilecek aylar Şevval, Zilkade ve Zilhicce’nin ilk on günüdür. Haccın temel rükünleri ise Zilhicce ayının belirli günlerinde (Arefe, Kurban Bayramı günleri) yerine getirilir.

  • “Femen feraḍa fîhinne-lḥacce felâ rafeśe ve lâ fusûka ve lâ cidâle fi-lḥacc(i)” (Kim o aylarda hacca niyet ederse (ihrama girerse), hac esnasında rafes, fusûk ve cidâl yoktur):

    • “Femen feraḍa fîhinne-lḥacc”: “Kim o aylarda haccı (kendine) farz kılarsa.” Bu, hacca niyet edip ihrama girmekle gerçekleşir.
    • “Felâ rafeśe”: “Rafeś yoktur.” “Rafeś” (رَفَث), cinsel ilişki, cinsel içerikli konuşmalar, müstehcen sözler ve eşle bu tür yakınlaşmalara götüren davranışlardır.
    • “Ve lâ fusûka”: “Fusûk da yoktur.” “Fusûk” (فُسُوق), Allah’a itaatten çıkmak, her türlü günah, masiyet ve kötülük demektir.
    • “Ve lâ cidâle fi-lḥacc”: “Hacda cidâl de yoktur.” “Cidâl” (جِدَال), gereksiz yere tartışmak, çekişmek, kavga etmek, düşmanlık çıkarmak anlamına gelir. Ancak hakkı ortaya çıkarmak veya bilmediğini öğrenmek için yapılan meşru tartışmalar bunun dışındadır. Bu üç yasak, hac ibadetinin ruhuna uygun bir şekilde, huzur, sükûnet ve Allah’a tam bir yöneliş içinde yapılmasını sağlamak içindir.
  • “Ve mâ tef’alû min ḫayrin ya’lemhu-llâh(u)” (Siz ne hayır yaparsanız Allah onu bilir): Bu yasaklardan sakınmanın yanı sıra, hac esnasında ve genel olarak yapılan her türlü hayırlı işin (sadaka, zikir, dua, başkalarına yardım vb.) Allah tarafından bilindiği ve karşılığının verileceği müjdelenir. Bu, müminleri hayra teşvik eder.

  • “Ve tezevvedû fe-inne ḫayra-zzâdi-ttakvâ” (Kendinize azık edinin. Şüphesiz azığın en hayırlısı takvadır):

    • “Ve tezevvedû”: “Ve azık edinin.” Bu, öncelikle hac yolculuğu için gerekli olan yiyecek, içecek, para gibi maddi azığı hazırlamayı ifade eder. Cahiliye döneminde bazı Araplar, “biz tevekkül ehliyiz” diyerek azıksız hacca çıkar ve yolda insanlara yük olurlardı. Ayet bu yanlış anlayışı düzeltir.
    • “Fe-inne ḫayra-zzâdi-ttakvâ”: “Çünkü şüphesiz azığın en hayırlısı takvadır.” Maddi azık önemli olmakla birlikte, asıl ve en değerli azık, Allah korkusu, O’na karşı gelmekten sakınma, yani takvadır. Takva, hem dünya yolculuğunda hem de ahiret yolculuğunda insanın en büyük yardımcısı ve koruyucusudur.
  • “Vettekûni yâ uli-l-elbâb(i)” (Ey akıl sahipleri! Benden korkun (bana karşı gelmekten sakının)): Ayet, akıl sahiplerine (ûli’l-elbâb) yönelik özel bir hitapla sona erer. “Elbâb,” “lübb” kelimesinin çoğuludur ve öz, akıl, idrak anlamına gelir. Yani, ey gerçek akıl ve anlayış sahipleri, Allah’tan hakkıyla korkun, O’nun emirlerine uyun ve yasaklarından sakının. Takvanın ve bu emirlerin asıl muhatabı, aklını kullanan ve gerçeği idrak edenlerdir.

Ayetten Çıkarılacak Dersler ve Hikmetler:

  1. Hac İbadetinin Kutsallığı ve Adabı: Hac, belirli zamanlarda ve belirli kurallara uyularak yapılan kutsal bir ibadettir. Bu ibadet esnasında her türlü kötü söz ve davranıştan, günahtan ve tartışmadan uzak durmak gerekir.
  2. Maddi ve Manevi Hazırlığın Önemi: Hac gibi önemli bir yolculuğa çıkarken hem maddi azığı hazırlamak hem de daha önemlisi manevi azık olan takvayı kuşanmak gerekir.
  3. Takvanın En Hayırlı Azık Oluşu: Dünyevi azıklar geçici ve sınırlı iken, takva hem dünyada hem de ahirette kişiye fayda sağlayan ebedi bir azıktır.
  4. Akıl Sahiplerine Özel Bir Çağrı: Kur’an, sık sık akıl sahiplerine hitap ederek onları düşünmeye, anlamaya ve ibret almaya davet eder. Takva, aklını doğru kullananların ulaşabileceği bir mertebedir.
  5. Hayır İşlemenin Teşviki: Yapılan hiçbir hayır Allah katında zayi olmaz. Bu bilinç, mümini sürekli hayır işlemeye teşvik eder.

Önceki ve Sonraki Ayetlerle Bağlantısı:

Bu 197. ayet, bir önceki ayet olan Bakara 2:196’da Hac ve Umre’nin Allah için tamamlanması, ihsar durumu ve fidye gibi konular ele alındıktan sonra, Hac ibadetinin zamanını ve özellikle Hac sırasında (ihramlıyken) uyulması gereken ahlaki ve davranışsal kuralları daha da detaylandırır. Bu ayetten sonra gelen Bakara 2:198’de ise, Hac sırasında ticaret yapmanın günah olup olmadığı konusuna değinilerek, Hac ibadetiyle ilgili bir başka pratik mesele açıklığa kavuşturulacaktır.

Sonuç:

Bakara Suresi 197. ayeti, Hac ibadetinin bilinen aylarda yapıldığını, bu ibadete niyet edenlerin cinsel yaklaşımdan, her türlü günahtan ve gereksiz tartışmalardan uzak durmaları gerektiğini emreder. Yapılan her hayrın Allah tarafından bilindiğini hatırlatır ve yolculuk için maddi azık hazırlamanın yanı sıra, en hayırlı azığın takva olduğunu vurgular. Ayet, akıl sahiplerine yönelik “Benden korkun (takvalı olun)” emriyle sona ererek, gerçek dindarlığın ve kurtuluşun temelinin Allah’a karşı derin bir sorumluluk bilinci ve O’nun emirlerine saygı olduğunu bir kez daha teyit eder.

ALPER

"İslam Bilimleri ve Tefsir araştırmacısı olan Alper, Kur'anî kavramlar ve Hadis ilmi üzerine derinlemesine çalışmalar yürütmektedir. Akademik perspektifi manevi derinlikle harmanlayarak okuyucularına rehberlik etmeyi amaçlar."

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu