Kuran-ı Kerim Tüm Sureler

Tekvîr Suresi

Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ nebiyyinâ Muhammedini'n-nebiyyi'il-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim

81-Tekvîr  Suresi 1. Ayet

  • İzeş şemsu kuvviret.
  • بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ إِذَا ٱلشَّمْسُ كُوِّرَتْ
  • Güneş, dürüldüğü zaman,

81-Tekvîr  Suresi 2. Ayet

  • Ve izen nucûmun kederet.
  • وَإِذَا ٱلنُّجُومُ ٱنكَدَرَتْ
  • Yıldızlar, bulanıp söndüğü zaman,

81-Tekvîr  Suresi 3. Ayet

  • Ve izelcibâlu suyyiret.
  • وَإِذَا ٱلْجِبَالُ سُيِّرَتْ
  • Dağlar, yürütüldüğü zaman,

81-Tekvîr  Suresi 4. Ayet

  • Ve izel ışâru uttılet.
  • وَإِذَا ٱلْعِشَارُ عُطِّلَتْ
  • Gebe develer salıverildiği zaman.

81-Tekvîr  Suresi 5. Ayet

  • Ve izel vuhûşu huşiret.
  • وَإِذَا ٱلْوُحُوشُ حُشِرَتْ
  • Yaban hayatı yaşayan (irili ufaklı) tüm canlılar toplandığı zaman,

81-Tekvîr  Suresi 6. Ayet

  • Ve izel bihâru succiret.
  • وَإِذَا ٱلْبِحَارُ سُجِّرَتْ
  • Denizler kaynatıldığı zaman,

81-Tekvîr  Suresi 7. Ayet

  • Ve izen nufûsu zuvvicet.
  • وَإِذَا ٱلنُّفُوسُ زُوِّجَتْ
  • Ruhlar (bedenlerle) eşleştirildiği zaman.

81-Tekvîr  Suresi 8. Ayet

  • Ve izel mev’udetu suilet.
  • وَإِذَا ٱلْمَوْءُۥدَةُ سُئِلَتْ
  • (8-9) Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman,

81-Tekvîr  Suresi 9. Ayet

  • Bi eyyi zenbin kutilet.
  • بِأَىِّ ذَنۢبٍ قُتِلَتْ
  • (8-9) Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman,

81-Tekvîr  Suresi 10. Ayet

  • Ve izes suhufu nuşiret.
  • وَإِذَا ٱلصُّحُفُ نُشِرَتْ
  • Amel defterleri açıldığı zaman,

81-Tekvîr  Suresi 11. Ayet

  • Ve izes semâu kuşitat.
  • وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ كُشِطَتْ
  • Gökyüzü (yerinden) sıyrılıp koparıldığı zaman,

81-Tekvîr  Suresi 12. Ayet

  • Ve izel cahîmu su’ıret.
  • وَإِذَا ٱلْجَحِيمُ سُعِّرَتْ
  • Cehennem alevlendirildiği zaman,

81-Tekvîr  Suresi 13. Ayet

  • Ve izel cennetu uzlifet.
  • وَإِذَا ٱلْجَنَّةُ أُزْلِفَتْ
  • Cennet yaklaştırıldığı zaman,

81-Tekvîr  Suresi 14. Ayet

  • Alimet nefsun mâ ahdaret.
  • عَلِمَتْ نَفْسٌ مَّآ أَحْضَرَتْ
  • Herkes önceden hazırlayıp getirdiği şeyleri bilecektir.

81-Tekvîr  Suresi 15. Ayet

  • Fe lâ uksimu bil hunnes(hunnesi).
  • فَلَآ أُقْسِمُ بِٱلْخُنَّسِ
  • (15-16) Andolsun, bir görünüp bir sinenlere, akıp gidip kaybolanlara,

81-Tekvîr  Suresi 16. Ayet

  • El cevâril kunnes(kunnesi).
  • ٱلْجَوَارِ ٱلْكُنَّسِ
  • (15-16) Andolsun, bir görünüp bir sinenlere, akıp gidip kaybolanlara,

81-Tekvîr  Suresi 17. Ayet

  • Vel leyli izâ as’as(as’ase).
  • وَٱلَّيْلِ إِذَا عَسْعَسَ
  • Andolsun, yöneldiği zaman geceye,

81-Tekvîr  Suresi 18. Ayet

  • Ves subhı izâ teneffes(teneffese).
  • وَٱلصُّبْحِ إِذَا تَنَفَّسَ
  • Andolsun, aydınlandığı zaman sabaha ki,

81-Tekvîr  Suresi 19. Ayet

  • İnnehu le kavlu resûlin kerîm(kerîmin).
  • إِنَّهُۥ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ
  • (19-21) O (Kur’an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş’ın sahibi katında itibarlı, orada (meleklerce) itaat edilen, güvenilir bir elçinin (Cebrail’in) getirdiği sözdür.

81-Tekvîr  Suresi 20. Ayet

  • Zî kuvvetin ınde zil arşi mekîn(mekînin).
  • ذِى قُوَّةٍ عِندَ ذِى ٱلْعَرْشِ مَكِينٍ
  • (19-21) O (Kur’an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş’ın sahibi katında itibarlı, orada (meleklerce) itaat edilen, güvenilir bir elçinin (Cebrail’in) getirdiği sözdür.

81-Tekvîr  Suresi 21. Ayet

  • Mutâın semme emîn(emînin).
  • مُّطَاعٍ ثَمَّ أَمِينٍ
  • (19-21) O (Kur’an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş’ın sahibi katında itibarlı, orada (meleklerce) itaat edilen, güvenilir bir elçinin (Cebrail’in) getirdiği sözdür.

81-Tekvîr  Suresi 22. Ayet

  • Ve mâ sâhıbukum bi mecnûn(mecnûnin).
  • وَمَا صَاحِبُكُم بِمَجْنُونٍ
  • (Ey Kureyşliler!) Sizin arkadaşınız (Muhammed) bir deli değildir.

81-Tekvîr  Suresi 23. Ayet

  • Ve lekad reâhu bil ufukıl mubîn(mubîni).
  • وَلَقَدْ رَءَاهُ بِٱلْأُفُقِ ٱلْمُبِينِ
  • Andolsun o, Cebrâil’i apaçık ufukta gördü.

81-Tekvîr  Suresi 24. Ayet

  • Ve mâ huve alel gaybi bi danîn(danînin).
  • وَمَا هُوَ عَلَى ٱلْغَيْبِ بِضَنِينٍ
  • O, gayb hakkında cimri değildir.

81-Tekvîr  Suresi 25. Ayet

  • Ve mâ huve bi kavli şeytânin recîm(recîmin).
  • وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَيْطَٰنٍ رَّجِيمٍ
  • Kur’an, kovulmuş şeytanın sözü değildir.

81-Tekvîr  Suresi 26. Ayet

  • Fe eyne tezhebûn(tezhebûne).
  • فَأَيْنَ تَذْهَبُونَ
  • (Hâl böyle iken) nereye gidiyorsunuz?

81-Tekvîr  Suresi 27. Ayet

  • İn huve illâ zikrun lil âlemîn(âlemîne).
  • إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَٰلَمِينَ
  • (27-28) O, âlemler için, içinizden dürüst olmak isteyenler için, ancak bir öğüttür.

81-Tekvîr  Suresi 28. Ayet

  • Li men şâe minkum en yestekîm(yestekîme).
  • لِمَن شَآءَ مِنكُمْ أَن يَسْتَقِيمَ
  • (27-28) O, âlemler için, içinizden dürüst olmak isteyenler için, ancak bir öğüttür.

81-Tekvîr  Suresi 29. Ayet

  • Ve mâ teşâûne illâ en yeşâallâhu rabbul âlemîn(âlemîne).
  • وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلْعَٰلَمِينَ
  • Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.

ALPER

"İslam Bilimleri ve Tefsir araştırmacısı olan Alper, Kur'anî kavramlar ve Hadis ilmi üzerine derinlemesine çalışmalar yürütmektedir. Akademik perspektifi manevi derinlikle harmanlayarak okuyucularına rehberlik etmeyi amaçlar."

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu