Kur'an-ı KerimNisa Suresi Ayetleri

Yahudilerin Hz. Meryem’e Attığı Büyük İftira Nedir?

Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ nebiyyinâ Muhammedini'n-nebiyyi'il-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim

Kur’an-ı Kerim, Nisa Suresi, 156. Ayet-i Kerimede Anlatılmak İstenenler

 

Bu ayet, bir önceki ayette sayılmaya başlanan ve İsrailoğulları’nın ilahi lanete müstahak olmalarına sebep olan büyük suçlar listesine, en çirkin ve en alçakça olanlarından ikisini daha ekler. Önceki ayet, onların ahdi bozmalarını, ayetleri inkâr etmelerini ve peygamberleri öldürmelerini zikretmişti. Bu 156. ayet ise, onların ahlaki ve akidevi çöküşlerinin ne kadar derin olduğunu gösteren iki yeni suç maddesi sunar:

1) İnkârları (Küfürleri): Ayet, onların inkâr suçunu, başlı başına büyük bir cürüm olarak yeniden vurgular. Bu, onların sadece belirli emirleri değil, dinin temelini ve özünü reddeden köklü bir inkârcılık karakterine sahip olduklarını gösterir.

2) Hz. Meryem’e Büyük İftira (Buhtân): Onların işlediği en büyük ve en onur kırıcı suçlardan biri olarak, iffet ve ismet timsali olan Hz. Meryem’e karşı, “çok büyük ve dehşet verici bir iftira (buhtân)” atmaları zikredilir. Bu iftira, onların, Hz. İsa’nın babasız ve mucizevi bir şekilde dünyaya gelmesini inkâr ederek, annesi Hz. Meryem’e (haşa) zina iftirası atmalarıdır. Bu, sadece masum bir kadının namusuna değil, aynı zamanda Allah’ın kudretine, mucizesine ve O’nun seçtiği şerefli bir peygamberin annesine yönelik en ağır saldırıdır. Bu ayet, onların, hakikati kabul etmemek için, en kutsal değerlere bile en çirkin iftiraları atmaktan çekinmeyecek kadar alçaldıklarını ve bu yüzden ilahi gazabı hak ettiklerini ortaya koyar.


 

Ayet-i Kerime

 

Arapça Okunuşu: وَبِكُفْرِهِمْ وَقَوْلِهِمْ عَلٰى مَرْيَمَ بُهْتَانًا عَظ۪يمًاۙ

Elmalılı Hamdi Yazır Meali: Ve inkârlarından, Meryem´e büyük bir iftira söylemelerinden dolayı…

Türkçe Okunuşu: Ve bi kufrihim ve kavlihim alâ meryeme buhtânen azîmâ(azîmen).


 

Nisa Suresi’nin 156. Ayeti Işığında Dualar

 

Bu ayet, mü’mini, en büyük günahlardan olan inkâr ve iftiranın, özellikle de salih ve iffetli insanlara dil uzatmanın ne kadar korkunç bir cürüm olduğu konusunda uyarır. Mü’minin duası, kalbini inkârdan, dilini ise iftiradan korumak ve Allah’ın seçkin kullarına saygı duymaktır.

İnkârdan ve İftiradan Sığınma Duası: “Ya Rabbi! Bizi, inkârları ve masum kullarına attıkları büyük iftiralar (buhtânen azîmâ) sebebiyle gazabını hak edenlerin durumuna düşürme. Kalbimizi inkârdan, dilimizi de iftiradan, gıybetten ve her türlü çirkin sözden muhafaza eyle. Bizi, iman eden ve salih kullarının onurunu koruyanlardan kıl.”

Salihlere Saygı Duası: “Allah’ım! Bize, peygamberlerine, onların annelerine ve bütün salih kullarına karşı sevgi ve saygı duymayı nasip et. Bizi, onların şanına leke sürmeye çalışan, onlara iftira atan zalimlerden ve onların yolundan gidenlerden eyleme. Bizi, o mübarek kullarının şefaatine nail olanlardan kıl.”


 

Nisa Suresi’nin 156. Ayeti Işığında Hadisler ve Sahabe Uygulamaları

 

Ayette bahsedilen “buhtân” (büyük iftira), hadis-i şeriflerde en ağır suçlardan biri olarak tanımlanmıştır.

İftiranın Tehlikesi: Peygamber Efendimiz (s.a.v), gıybet ile iftira arasındaki farkı açıklarken, bir kişide olmayan bir kusuru ona isnat etmenin “buhtân” (iftira) olduğunu ve bunun gıybetten daha ağır bir suç olduğunu belirtmiştir. (Müslim, Birr, 70). Yine Peygamberimiz, namuslu bir kadına zina iftirası atmanın (kazf), insanı helake sürükleyen yedi büyük günahtan biri olduğunu haber vermiştir. (Buhârî, Vasâyâ, 23). Bu hadisler, İsrailoğulları’nın, sıradan bir kadına değil, bir peygamber annesi olan Hz. Meryem’e bu iftirayı atarak, ne kadar büyük bir helak edici cürüm işlediklerini gösterir.


 

Nisa Suresi’nin 156. Ayeti Işığında Sünnet-i Seniyye

 

Peygamber Efendimiz (s.a.v), bu ayetin tam zıddı bir ahlakı tesis etmiş; iffeti, namusu ve masum insanların onurunu korumayı dinin en temel ilkelerinden biri yapmıştır.

Hz. Meryem’in Savunucusu: Kur’an ve Sünnet, Yahudilerin bu çirkin iftirasına karşı, Hz. Meryem’in iffetinin ve yüceliğinin en büyük savunucusu olmuştur. Kur’an’da, Hz. Meryem’in isminin geçtiği müstakil bir sure (Meryem Suresi) bulunması ve onun “âlemlerin kadınlarına üstün kılındığının” (Âl-i İmrân, 3/42) ilan edilmesi, İslam’ın ona verdiği değeri gösterir.

İftiraya Karşı Hukuk: Peygamberimiz, Medine’de kurduğu hukuk sisteminde, iftirayı (kazf) cezasız bırakmamış, iftira eden ancak dört şahit getiremeyenlere seksen sopa vurulmasını emrederek, insan onurunu hukuki bir güvence altına almıştır. Bu, ayette kınanan ahlaksızlığa karşı İslam’ın getirdiği adil çözümdür.

İffet Ahlakı: Sünnet, baştan sona bir iffet ve edep eğitimidir. Peygamberimiz, ümmetini, insanların namusları hakkında konuşmaktan, zanla hareket etmekten ve iftira atmaktan şiddetle menetmiştir.


 

Ayetten Çıkarılacak Dersler ve Hikmetler

 

Bu ayet, inkârın ahlakla olan derin ilişkisini ortaya koyar:

  1. İnkâr ve Ahlaki Çöküş: Ayet, onların “inkârları” ile “büyük iftiralarını” peş peşe zikrederek, akidevi bir sapmanın (inkârın), kaçınılmaz olarak ahlaki bir çöküşe (iftira) yol açtığını gösterir. Allah’ı inkâr eden bir kalpten, O’nun salih kullarına saygı duyması beklenemez.
  2. Mucizenin İnkârı: Onların Hz. Meryem’e iftira atmalarının temel sebebi, Hz. İsa’nın babasız yaratılması mucizesini inkâr etmeleridir. Kendi dar materyalist akıllarına sığdıramadıkları bu ilahi kudret tecellisini reddetmek için, en çirkin ve en alçakça yola, yani masum bir kadının namusuna iftira atma yoluna başvurmuşlardır.
  3. “Buhtânen Azîmâ” (Çok Büyük Bir İftira): İftiranın “çok büyük” olarak nitelendirilmesi, onun birkaç yönden büyüklüğünü gösterir: a) İftira edilen kişi, sıradan bir kadın değil, Allah tarafından seçilmiş ve arındırılmış, iffet timsali Hz. Meryem’dir. b) Bu iftira, sadece bir kadına değil, onun oğlu olan büyük bir peygambere (Hz. İsa’ya) de hakaret içermektedir. c) Bu iftira, Allah’ın “Ol!” emriyle yaratma kudretine karşı bir inkârdır.
  4. Suç Listesinin Devamı: Bu ayet, bir önceki ayette başlayan İsrailoğulları’nın suç listesine yeni ve çok ağır maddeler ekleyerek, onların ilahi laneti ve gazabı neden hak ettiklerini delillendirmeye devam eder.

 

Önceki ve Sonraki Ayetlerle Bağlantısı

 

  • Önceki Ayet (Nisa Suresi 155. Ayet): 155. ayet, onların lanetlenme sebeplerini saymaya başlamıştı: Ahdi bozmaları, ayetleri inkâr etmeleri, peygamberleri öldürmeleri ve kibirli mazeretleri… Bu 156. ayet, o listeye iki yeni ve ağır madde daha ekler: Genel olarak inkârda ısrarları ve özel olarak da Hz. Meryem’e attıkları o büyük iftira.
  • Sonraki Ayet (Nisa Suresi 157. Ayet): Bu 156. ayet, onların Hz. Meryem’e olan iftiralarını aktardı. Bu iftiranın doğal bir sonucu, oğlu Hz. İsa’yı da reddetmeleri ve ona düşmanlık etmeleridir. Bir sonraki 157. ayet, onların bu düşmanlıklarının vardığı son noktayı, yani Hz. İsa hakkındaki bir başka büyük ve kibirli iddialarını ele alacaktır: “Ve ‘Biz, Allah’ın elçisi Meryem oğlu İsa Mesih’i öldürdük’ demeleri yüzünden…”

 

Özet:

 

Nisa Suresi’nin 156. ayetinde, İsrailoğulları’nın ilahi lanete müstahak olmalarının sebeplerinden ikisi daha zikredilir. Birincisi, onların genel olarak inkârcı karakterleri ve hakikate karşı direnmeleridir. İkincisi ise, bu inkârlarının bir sonucu olarak, iffet ve ismet timsali olan Hz. Meryem’e, oğlu Hz. İsa’nın babasız doğumu mucizesini reddetmek için, “çok büyük ve korkunç bir iftira” (zina iftirası) atmalarıdır.


Sure ve İlgili Konular Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

  1. “Buhtân” (iftira) tam olarak nedir?
    • Buhtân, bir kişide olmayan bir kötülüğü, ona kasıtlı olarak isnat etmek, ona karşı büyük ve şok edici bir yalan uydurmaktır. Gıybetten daha ağır bir suçtur.
  2. Bu ayet, bir önceki ayetler dizisini nasıl devam ettiriyor?
    • Bu ayet, 155. ayette başlayan ve İsrailoğulları’nın lanetlenme sebeplerini listeleyen “iddianameyi” okumaya devam eder.
  3. Neden özellikle Hz. Meryem’e attıkları iftira zikrediliyor?
    • Çünkü bu, onların sadece peygamberlere değil, peygamberlerin ailelerine ve en kutsal değerlere karşı bile ne kadar saygısız ve cüretkâr olduklarını gösterir. Ayrıca, bu iftira, onların Hz. İsa’yı inkâr etmelerinin de temelini oluşturur.
  4. Bu ayetin günümüzdeki yansıması nedir?
    • Günümüzde de, bir hakikati veya bir kişiyi itibarsızlaştırmak için, delillere cevap vermek yerine, o kişinin veya o hakikatin taşıyıcısının onuruna ve namusuna saldırma, iftira atma ahlaksızlığı, bu ayette kınanan şeytani metodun bir yansımasıdır.
  5. Bu ayetin ana mesajı nedir?
    • İnkar, insanı ahlaki olarak alçaltır ve en çirkin günahlardan biri olan, masum bir insanın onuruna iftira atma cüretine kadar sürükleyebilir.
  6. Bu ayet, bir sonraki ayete nasıl bir zemin hazırlar?
    • Bu ayet, onların Hz. İsa’nın annesine olan düşmanlıklarını anlattı. Bir sonraki ayet (157), onların bizzat Hz. İsa’nın kendisine olan düşmanlıklarını ve onu öldürdükleri iddiasını ele alarak, kıssayı daha da dramatik bir noktaya taşıyacaktır.
  7. Kur’an neden Hz. Meryem’i bu kadar güçlü bir şekilde savunuyor?
    • Çünkü Hz. Meryem, sadece Hz. İsa’nın annesi değil, aynı zamanda Allah’a tam bir teslimiyet gösteren, iffetini koruyan ve Allah’ın kudretine bir ayna olan kâmil bir mü’min kadındır. Onun onurunu korumak, aslında bütün bu değerleri korumaktır.
  8. Onların bu iftirası, inkârlarının bir sebebi mi, yoksa sonucu mudur?
    • İkisi de. Kalplerindeki inkâr, onları bu iftirayı atmaya sevk eden bir “sebep”tir. Bu iftirayı attıktan sonra ise, artık kendi yalanlarına inanmak zorunda kaldıkları için, inkârları daha da derinleşmiş, yani bir “sonuç” olmuştur.
  9. Bu ayet, İslam’ın kadın onuruna verdiği değeri gösterir mi?
    • Evet, en güçlü şekilde gösterir. İslam, masum bir kadına atılan iftirayı, Allah’ın gazabını ve lanetini celbeden en büyük suçlardan biri olarak kabul eder.
  10. Ayetin üslubu nasıldır?
    • Ayet, bir önceki ayetin devamı olarak, bir suç listesi sunan, son derece net, teşhis edici ve kınayıcı bir üsluba sahiptir.

ALPER

"İslam Bilimleri ve Tefsir araştırmacısı olan Alper, Kur'anî kavramlar ve Hadis ilmi üzerine derinlemesine çalışmalar yürütmektedir. Akademik perspektifi manevi derinlikle harmanlayarak okuyucularına rehberlik etmeyi amaçlar."

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu