İnkarcıların Ayetlerden Yüz Çevirmesi ve Gaflet
Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ nebiyyinâ Muhammedini'n-nebiyyi'il-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim
Kur’an-ı Kerim En’am Suresi 4. Ayeti
Arapça Okunuşu:
وَمَا تَأْتِيهِمْ مِنْ اٰيَةٍ مِنْ اٰياتِ رَبِّهِمْ اِلَّا كَانُوا عَنْهَا مُعْرِضِينَ
Türkçe Okunuşu:
Ve mâ te’tîhim min âyetin min âyâti rabbihim illâ kânû anhâ mu’ridîn.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali:
Bununla beraber Rablerinin âyetlerinden kendilerine ne zaman bir âyet gelse, ondan mutlaka yüz çevirirler.
Ayetin Detaylı Tefsiri
Bu ayet-i kerime, hakikati görmemekte direnen, kalplerini ve zihinlerini peşin hükümlerle mühürlemiş insan tipolojisini ve onların ilahi mesaj karşısındaki kronik tavrını betimlemektedir. “Ayet” kelimesi burada hem Kur’an-ı Kerim’in vahyedilen sözlerini hem de kainattaki nizamı, mucizeleri ve Allah’ın varlığına delalet eden her türlü işareti kapsamaktadır.
Mekkeli müşrikler başta olmak üzere, tarih boyunca inkarcıların sergilediği bu tavır, sadece bir bilgi eksikliği değil, bilinçli bir “yüz çevirme” (i’raz) halidir. Onlar, delilin zayıflığından değil, delilin götürdüğü sonucu (sorumluluğu) kabul etmek istemediklerinden dolayı bu tutumu sergilerler. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu ayetin işaret ettiği psikolojik dirençle her gün karşılaşıyordu. Ebu Cehil gibi isimler, aslında Efendimiz’in doğruluğundan emin olmalarına rağmen, kabile asabiyeti ve mevcut statükoyu kaybetme korkusuyla gelen her ayete sırtlarını dönmüşlerdir.
Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) En’am Suresi’nin 4. Ayeti Işığında Duası
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), tebliğ ettiği insanların inatla yüz çevirmeleri karşısında büyük bir üzüntü duyar, onların hidayeti için Rabbine şöyle iltica ederdi:
“Allah’ım! Kavmimi bağışla, çünkü onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar. Kalplerini hakikate aç, onları hidayetinle rızıklandır ve üzerlerindeki bu gaflet perdesini kaldır.”
En’am Suresi’nin 4. Ayeti Işığında Hadisler
Bu ayetin muhtevasıyla örtüşen, insanların hakikatten kaçışını ve bunun neticelerini anlatan hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:
“Benden size bir şey ulaştığında (bir ayet veya hüküm), onu kabul etmekten kaçınan kişi, benden yüz çevirmiş demektir. Kim benden yüz çevirirse, o hakikatten uzaklaşmıştır.”
“İman, kalpte yer eden ve amelle doğrulanan bir nurdur. Kim bu nurun işaretlerine (ayetlere) gözünü kaparsa, o kendi karanlığında kaybolur.”
En’am Suresi’nin 4. Ayeti Işığında Sünnet-i Seniyye
Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatı, bu ayette zikredilen “yüz çevirenlere” karşı gösterilecek en güzel sabır ve tebliğ metodunun örnekleriyle doludur. O, insanlar ondan yüz çevirdikçe;
Ümitsizliğe düşmemiştir: Bir kapı kapandığında başka bir kapıya (Taif örneğinde olduğu gibi) gitmiştir.
Kişiselleştirmemiştir: Hakaretleri ve yüz çevirmeleri şahsına değil, hakikate karşı yapılmış bir cehalet örneği olarak görmüştür.
Hâl diliyle tebliğe devam etmiştir: Sözle yüz çevirenlere, değişmeyen ahlakı ve dürüstlüğüyle fiili bir ayet olmaya devam etmiştir.
Ayetten Çıkarılacak Dersler ve Hikmetler
İnat ve Kibir Engeldir: Gerçeğin önündeki en büyük engel bilgi azlığı değil, insanın nefsinden kaynaklanan kibir ve inattır.
Gafletin Sürekliliği: Ayet, “her gelen ayet” ifadesini kullanarak, müşriklerin bu tavrının anlık değil, sistemli bir reddediş olduğunu vurgular.
Sorumluluk Bilinci: Allah, insana her an yeni bir ayet (işaret) gönderir; önemli olan bakmak değil, görebilmek ve o mesajın gereğini yapmaktır.
Psikolojik Körlük: İnsan bir şeyi reddetmeye şartlandığında, en açık mucize bile ona sıradan veya “büyü” gibi görünür.
İniş Tarihi ve Nüzul Ortamı
En’am Suresi, Mekke döneminin sonlarına doğru, Müslümanlar üzerindeki baskıların arttığı bir dönemde indirilmiştir. Müşriklerin mucize isteklerinin ve her gelen vahye karşı alaycı tavırlarının zirve yaptığı bir atmosferde nazil olmuştur.
Önceki ve Sonraki Ayetlerle Bağlantısı
Önceki ayetlerde Allah’ın yaratıcı kudreti ve her şeyi bildiği vurgulanmış; bu ayette ise bu kadar açık delillere rağmen insanların yüz çevirmesi eleştirilmiştir. Bir sonraki ayetlerde ise bu yüz çevirmenin sonucu olarak başlarına gelecek olan azap ve önceki kavimlerin akıbeti hatırlatılmaktadır.
Sonuç
En’am 4. ayet, insanoğlunun hakikat karşısındaki en büyük sınavı olan “teslimiyet ve samimiyet” konusunu işler. Kalbini ilahi mesajlara kapatanların, ne kadar delil görürlerse görsünler hidayete eremeyeceklerini ihtar eder.
Özet: İnsanlar kendilerine ulaşan her türlü ilahi uyarı ve delile karşı, ön yargıları ve nefisleri sebebiyle sürekli bir umursamazlık ve kaçış içindedirler.