Kuran-ı Kerim Tüm Sureler

Adiyat Suresi

Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ nebiyyinâ Muhammedini'n-nebiyyi'il-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim

100-Adiyat  Suresi 1. Ayet

  • Vel âdiyâti dabhâ(dabhan).
  • بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلْعَٰدِيَٰتِ ضَبْحًا
  • (1-6) Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.

100-Adiyat  Suresi 2. Ayet

  • Fel mûriyâti kadhâ(kadhan).
  • فَٱلْمُورِيَٰتِ قَدْحًا
  • (1-6) Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.

100-Adiyat  Suresi 3. Ayet

  • Fel mugîrâti subhâ(subhan).
  • فَٱلْمُغِيرَٰتِ صُبْحًا
  • (1-6) Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.

100-Adiyat  Suresi 4. Ayet

  • Fe eserne bihî nak’â(nak’en).
  • فَأَثَرْنَ بِهِۦ نَقْعًا
  • (1-6) Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.

100-Adiyat  Suresi 5. Ayet

  • Fe vesatne bihî cem’â(cem’an).
  • فَوَسَطْنَ بِهِۦ جَمْعًا
  • (1-6) Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.

100-Adiyat  Suresi 6. Ayet

  • İnnel insâne li rabbihî le kenûd(kenûdun).
  • إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ لِرَبِّهِۦ لَكَنُودٌ
  • (1-6) Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.

100-Adiyat  Suresi 7. Ayet

  • Ve innehu alâ zâlike le şehîd(şehîdun).
  • وَإِنَّهُۥ عَلَىٰ ذَٰلِكَ لَشَهِيدٌ
  • Hiç şüphesiz buna kendisi de şahittir.

100-Adiyat  Suresi 8. Ayet

  • Ve innehu li hubbil hayri le şedîd(şedîdun).
  • وَإِنَّهُۥ لِحُبِّ ٱلْخَيْرِ لَشَدِيدٌ
  • Hiç şüphesiz o, mal sevgisi sebebiyle çok katıdır.

100-Adiyat  Suresi 9. Ayet

  • E fe lâ ya’lemu izâ bu’siramâ fîl kubûr(kubûri).
  • ۞ أَفَلَا يَعْلَمُ إِذَا بُعْثِرَ مَا فِى ٱلْقُبُورِ
  • (9-11) Acaba o bilmiyor mu ki, kabirlerde bulunanlar çıkarıldığı ve kalplerdeki ortaya konulduğu zaman, işte o gün onların Rabbi kendilerinin her hâlinden mutlaka haberdardır.

100-Adiyat  Suresi 10. Ayet

  • Ve hussıle mâ fîs sudûr(sudûri).
  • وَحُصِّلَ مَا فِى ٱلصُّدُورِ
  • (9-11) Acaba o bilmiyor mu ki, kabirlerde bulunanlar çıkarıldığı ve kalplerdeki ortaya konulduğu zaman, işte o gün onların Rabbi kendilerinin her hâlinden mutlaka haberdardır.

100-Adiyat  Suresi 11. Ayet

  • İnne rabbehum bihim yevme izin le habîr(habîrun).
  • إِنَّ رَبَّهُم بِهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّخَبِيرٌۢ
  • (9-11) Acaba o bilmiyor mu ki, kabirlerde bulunanlar çıkarıldığı ve kalplerdeki ortaya konulduğu zaman, işte o gün onların Rabbi kendilerinin her hâlinden mutlaka haberdardır.

ALPER

"İslam Bilimleri ve Tefsir araştırmacısı olan Alper, Kur'anî kavramlar ve Hadis ilmi üzerine derinlemesine çalışmalar yürütmektedir. Akademik perspektifi manevi derinlikle harmanlayarak okuyucularına rehberlik etmeyi amaçlar."

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu