Kuran’ı Kerim’de Ara

أَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْــــــــــــــــــمِ االلهِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

Kur'an-ı Kerim'de "peygamber" İfadesi ve İlgili Ayetler

345 ayette bulundu.

Şuara Suresi (26:125)
﴿١٢٥﴾ إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ
125. «Haberiniz olsun ki ben, size gönderilmiş, güvenilir bir Peygamberim.»
Okunuşu: İnnî lekum resûlun emîn(emînun).
Şuara Suresi (26:141)
﴿١٤١﴾ كَذَّبَتْ ثَمُودُ الْمُرْسَلِينَ
141. Semûd (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla itham etti.
Okunuşu: Kezzebet semûdul murselîn(murselîne).
Şuara Suresi (26:143)
﴿١٤٣﴾ إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ
143. «Haberiniz olsun ki ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.»
Okunuşu: İnnî lekum resûlun emîn(emînun).
Şuara Suresi (26:160)
﴿١٦٠﴾ كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍ الْمُرْسَلِينَ
160. Lût (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla itham etti.
Okunuşu: Kezzebet kavmu lûtınil murselîn(murselîne).
Şuara Suresi (26:162)
﴿١٦٢﴾ إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ
162. «Haberiniz olsun ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.»
Okunuşu: İnnî lekum resûlun emîn(emînun).
Şuara Suresi (26:176)
﴿١٧٦﴾ كَذَّبَ أَصْحَابُ الْأَيْكَةِ الْمُرْسَلِينَ
176. Eyke halkı da peygamberleri yalancılıkla itham etti.
Okunuşu: Kezzebe ashâbul eyketil murselîn(murselîne).
Şuara Suresi (26:178)
﴿١٧٨﴾ إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ
178. «Haberiniz olsun ki ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.»
Okunuşu: İnnî lekum resûlun emîn(emînun).
Şuara Suresi (26:208)
﴿٢٠٨﴾ وَمَا أَهْلَكْنَا مِن قَرْيَةٍ إِلَّا لَهَا مُنذِرُونَ
208. Bununla birlikte, biz hangi memleketi helak ettikse muhakkak onu uyarıcı (peygamberleri) olmuştur.
Okunuşu: Ve mâ ehleknâ min karyetin illâ lehâ munzirûn(munzirûne).
Neml Suresi (27:10)
﴿١٠﴾ وَأَلْقِ عَصَاكَ ۚ فَلَمَّا رَآهَا تَهْتَزُّ كَأَنَّهَا جَانٌّ وَلَّىٰ مُدْبِرًا وَلَمْ يُعَقِّبْ ۚ يَا مُوسَىٰ لَا تَخَفْ إِنِّي لَا يَخَافُ لَدَيَّ الْمُرْسَلُونَ
10. «Asânı at!» (Asâyı atıp) onu yılan gibi deprenir görünce dönüp arkasına bakmadan kaçtı. (Dedik ki): «Ey Musa korkma! Çünkü benim huzurumda peygamberler korkmaz.»
Okunuşu: Ve elkı asâk(asâke), fe lemmâ reâhâ tehtezzu ke ennehâ cânnun vellâ mudbiren ve lem yuakkıb, yâ mûsâ lâ tehaf innî lâ yehâfu ledeyyel murselûn(murselûne).
Neml Suresi (27:54)
﴿٥٤﴾ وَلُوطًا إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِ أَتَأْتُونَ الْفَاحِشَةَ وَأَنتُمْ تُبْصِرُونَ
54. Lût´u da (peygamber olarak kavmine gönderdik). O, kavmine şöyle demişti: «Göz göre göre hala o hayasızlığı yapacak mısınız?»
Okunuşu: Ve lûtan iz kâle li kavmihî ete’tûnel fâhışete ve entum tubsırûn(tubsırûne).
Kasas Suresi (28:7)
﴿٧﴾ وَأَوْحَيْنَا إِلَىٰ أُمِّ مُوسَىٰ أَنْ أَرْضِعِيهِ ۖ فَإِذَا خِفْتِ عَلَيْهِ فَأَلْقِيهِ فِي الْيَمِّ وَلَا تَخَافِي وَلَا تَحْزَنِي ۖ إِنَّا رَادُّوهُ إِلَيْكِ وَجَاعِلُوهُ مِنَ الْمُرْسَلِينَ
7. O esnada Musa´nın anasına «Onu emzir, kendisine zarar geleceğinden kaygılandığında onu denize (Nil nehrine) bırakıver, hiç korkup kaygılanma, çünkü biz onu tekrar sana vereceğiz ve onu peygamberlerden biri yapacağız» diye bildirdik.
Okunuşu: Ve evhaynâ ilâ ummi mûsâ en erdıîh(erdıîhi), fe izâ hıfti aleyhi fe elkîhi fîl yemmi ve lâ tehâfî ve lâ tahzenî, innâ râddûhu ileyki ve câılûhu minel murselîn(murselîne).
Kasas Suresi (28:45)
﴿٤٥﴾ وَلَـٰكِنَّا أَنشَأْنَا قُرُونًا فَتَطَاوَلَ عَلَيْهِمُ الْعُمُرُ ۚ وَمَا كُنتَ ثَاوِيًا فِي أَهْلِ مَدْيَنَ تَتْلُو عَلَيْهِمْ آيَاتِنَا وَلَـٰكِنَّا كُنَّا مُرْسِلِينَ
45. Bilakis biz (o zamandan senin zamanına kadar) nice nesiller var ettik de, onların üzerinden uzun zamanlar geçti. Sen onlara âyetlerimizi okuyarak, Medyen halkı arasında bulunanlardan da değildin; aksine biz (başka) peygamber göndermiştik.
Okunuşu: Ve lâkinnâ enşe’nâ kurûnen fe tetâvele aleyhimul umur(umuru), ve mâ kunte sâviyen fî ehli medyene tetlû aleyhim âyâtinâ, ve lâkinnâ kunnâ mursilîn(mursilîne).
Kasas Suresi (28:46)
﴿٤٦﴾ وَمَا كُنتَ بِجَانِبِ الطُّورِ إِذْ نَادَيْنَا وَلَـٰكِن رَّحْمَةً مِّن رَّبِّكَ لِتُنذِرَ قَوْمًا مَّا أَتَاهُم مِّن نَّذِيرٍ مِّن قَبْلِكَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ
46. (Musa´ya) seslendiğimiz zaman da, 52-Tûr´un yanında değildin. Bilakis senden önce kendilerine uyarıcı (peygamber) gelmeyen bir kavmi uyarman için Rabbinden bir rahmet olarak (orada geçenleri sana bildirdik), ola ki onlar düşünüp öğüt alırlar.
Okunuşu: Ve mâ kunte bi cânibit tûri iz nâdeynâ, ve lâkin rahmeten min rabbike li tunzire kavmen mâ etâhum min nezîrin min kablike leallehum yetezekkerûn(yetezekkerûne).
1 15 16 17 18 19 27

Hamd Kelimesi Geçen Ayetleri Okuyun Allah İsmi Geçen Ayetleri Okuyun Er Rahman İsmi Geçen Ayetleri Okuyun Er Rahim İsmi Geçen Ayetleri Okuyun Muhammed İsmi Geçen Ayetleri OkuyunResul İsmi Geçen Ayetleri Okuyun La Tahzen Geçen Ayetleri Okuyun El-Habîr (الْخَبِيرُ)

Başa dön tuşu