Kuran’ı Kerim Okuyun


Basılı tutun

Necm Suresi - Sayfa: 1/5

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَـٰنِ الرَّحِيمِ وَالنَّجْمِ إِذَا هَوَىٰ﴿١﴾
1. İnmekte olan yıldıza andolsun ki, Okunuşu: Ven necmi izâ hevâ.
مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمْ وَمَا غَوَىٰ﴿٢﴾
2. Arkadaşınız (Muhammed) sapmadı, azmadı. Okunuşu: Mâ dalle sâhıbukum ve mâ gavâ.
وَمَا يَنطِقُ عَنِ الْهَوَىٰ﴿٣﴾
3. O, hevâdan (arzularına göre) konuşmaz. Okunuşu: Ve mâ yentıku anil hevâ.
إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْيٌ يُوحَىٰ﴿٤﴾
4. O(nun konuşması kendisine) vahyedilenden başkası değildir. Okunuşu: İn huve illâ vahyun yûhâ.
عَلَّمَهُ شَدِيدُ الْقُوَىٰ﴿٥﴾
5. Onu, müthiş kuvvetleri olan biri öğretti Okunuşu: Allemehu şedîdul kuvâ.
ذُو مِرَّةٍ فَاسْتَوَىٰ﴿٦﴾
6. (Ki o) akıl ve görüşünde kuvvetli (bir melek)dir. Hemen (gerçek meleklik şekliyle) doğruldu. Okunuşu: Zû mirreh(mirretin), festevâ.
وَهُوَ بِالْأُفُقِ الْأَعْلَىٰ﴿٧﴾
7. O, en yüksek ufukta idi. Okunuşu: Ve huve bil ufukil a’lâ.
ثُمَّ دَنَا فَتَدَلَّىٰ﴿٨﴾
8. Sonra (Cebrail ona) yaklaştı ve (aşağıya doğru) sarktı. Okunuşu: Summe denâ fe tedellâ.
فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ أَوْ أَدْنَىٰ﴿٩﴾
9. Onunla arasındaki mesafe, iki yay kadar, yahut daha az kaldı. Okunuşu: Fe kâne kâbe kavseyni ev ednâ.
فَأَوْحَىٰ إِلَىٰ عَبْدِهِ مَا أَوْحَىٰ﴿١٠﴾
10. (Allah), kuluna verdiği vahyi verdi. Okunuşu: Fe evhâ ilâ abdihî mâ evhâ.
مَا كَذَبَ الْفُؤَادُ مَا رَأَىٰ﴿١١﴾
11. Onun gördüğünü kalb(i) yalanlamadı. Okunuşu: Mâ kezebel fuâdu mâ reâ.
أَفَتُمَارُونَهُ عَلَىٰ مَا يَرَىٰ﴿١٢﴾
12. Onun gördükleri hakkında şimdi kendisi ile tartışacak mısınız? Okunuşu: E fe tumâr rûnehu alâ mâ yerâ.
وَلَقَدْ رَآهُ نَزْلَةً أُخْرَىٰ﴿١٣﴾
13. Andolsun onu bir kez daha görmüştü. Okunuşu: Ve lekad reâhu nezleten uhrâ.
1 2 3 5

صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ


Başa dön tuşu