Kuran’ı Kerim Okuyun


Basılı tutun

Şuara Suresi - Sayfa: 6/18

ثُمَّ أَغْرَقْنَا الْآخَرِينَ﴿٦٦﴾
66. Sonra da ötekileri suda boğduk. Okunuşu: Summe agraknel âharîn(âharîne).
إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ﴿٦٧﴾
67. Şüphesiz bunda bir âyet (ibret) vardır; ama çokları iman etmiş değillerdir. Okunuşu: İnne fî zâlike le âyeh(âyeten), ve mâ kâne ekseruhum mu’minîn(mu’minîne).
وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ﴿٦٨﴾
68. Ve şüphesiz, işte o Rabbin, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir. Okunuşu: Ve inne rabbeke le huvel azîzur rahîm(rahîmu).
وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَاهِيمَ﴿٦٩﴾
69. (Resulüm!) onlara İbrahim´in kıssasını da naklet. Okunuşu: Vetlu aleyhim nebee ibrâhîm(ibrâhîme).
إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِ مَا تَعْبُدُونَ﴿٧٠﴾
70. Hani o, babasına ve kavmine, «Neye tapıyorsunuz?» demişti. Okunuşu: İz kâle li ebîhi ve kavmihî mâ ta’budûn(ta’budûne).
قَالُوا نَعْبُدُ أَصْنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَاكِفِينَ﴿٧١﴾
71. «Birtakım putlara taparız da onlar sayesinde toplanırız» dediler. Okunuşu: Kâlû na’budu asnâmen fe nezallu lehâ âkifîn(âkifîne).
قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ إِذْ تَدْعُونَ﴿٧٢﴾
72. İbrahim «Peki, dedi, yalvardığınızda onlar sizi işitiyorlar mı?» Okunuşu: Kâle hel yesmeûnekum iz ted’ûn(ted’ûne).
أَوْ يَنفَعُونَكُمْ أَوْ يَضُرُّونَ﴿٧٣﴾
73. «Veya size fayda veya zararları olur mu?» Okunuşu: Ev yenfeûnekum ev yedurrûn(yedurrûne).
قَالُوا بَلْ وَجَدْنَا آبَاءَنَا كَذَٰلِكَ يَفْعَلُونَ﴿٧٤﴾
74. «Yok, dediler, ama biz babalarımızı böyle yapar bulduk.» Okunuşu: Kâlû bel vecednâ âbâenâ kezâlike yef’alûn(yef’alûne).
قَالَ أَفَرَأَيْتُم مَّا كُنتُمْ تَعْبُدُونَ﴿٧٥﴾
75. (75-76) İbrahim dedi ki: «İyi ama, ister sizin, ister önceki atalarınızın olsun, neye taptığınızı (biraz olsun) düşündünüz mü?» Okunuşu: Kâle e fe raeytum mâ kuntum ta’budûn(ta’budûne).
أَنتُمْ وَآبَاؤُكُمُ الْأَقْدَمُونَ﴿٧٦﴾
76. (75-76) İbrahim dedi ki: «İyi ama, ister sizin, ister önceki atalarınızın olsun, neye taptığınızı (biraz olsun) düşündünüz mü?» Okunuşu: Entum ve âbâukumul akdemûn(akdemûne).
فَإِنَّهُمْ عَدُوٌّ لِّي إِلَّا رَبَّ الْعَالَمِينَ﴿٧٧﴾
77. «Hep onlar benim düşmanımdır; ancak âlemlerin Rabbi (benim dostumdur)» Okunuşu: Fe innehum aduvvun lî illâ rabbel âlemîn(âlemîne).
الَّذِي خَلَقَنِي فَهُوَ يَهْدِينِ﴿٧٨﴾
78. «O ki, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir,» Okunuşu: Ellezî halakanî fe huve yehdîn(yehdîni).
1 4 5 6 7 8 18

صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ


Başa dön tuşu