Kuran’ı Kerim Okuyun


Basılı tutun

Vakıa Suresi - Sayfa: 4/8

وَثُلَّةٌ مِّنَ الْآخِرِينَ﴿٤٠﴾
40. Bir çoğu da sonrakilerdendir. Okunuşu: Ve sulletun minel âhırîn(âhırîne).
وَأَصْحَابُ الشِّمَالِ مَا أَصْحَابُ الشِّمَالِ﴿٤١﴾
41. Solun adamları, nedir o solcular! Okunuşu: Ve ashâbuş şimâli mâ ashâbuş şimâl(şimâli).
فِي سَمُومٍ وَحَمِيمٍ﴿٤٢﴾
42. İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar şu içinde, Okunuşu: Fî semûmin ve hamîm(hamîmin).
وَظِلٍّ مِّن يَحْمُومٍ﴿٤٣﴾
43. Kapkara dumandan bir gölge altındadırlar. Okunuşu: Ve zıllin min yahmûm(yahmûmin).
لَّا بَارِدٍ وَلَا كَرِيمٍ﴿٤٤﴾
44. Ki ne serindir, ne de faydalı. Okunuşu: Lâ bâridin ve lâ kerîm(kerîmin).
إِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذَٰلِكَ مُتْرَفِينَ﴿٤٥﴾
45. Çünkü onlar bundan önce varlık içinde sefâhete dalmışlardı. Okunuşu: İnnehum kânû kable zâlike mutrefîn(mutrefîne).
وَكَانُوا يُصِرُّونَ عَلَى الْحِنثِ الْعَظِيمِ﴿٤٦﴾
46. Büyük günahı işlemekte ısrar ediyorlardı. Okunuşu: Ve kânû yusirrûne alel hınsil azîm(azîmi).
وَكَانُوا يَقُولُونَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا أَإِنَّا لَمَبْعُوثُونَ﴿٤٧﴾
47. Ve diyorlardı ki: «Biz ölüp, toprak ve kemik yığını olduktan sonra, biz mi bir daha diriltileceğiz?» Okunuşu: Ve kânû yekûlûne e izâ mitnâ ve kunnâ turâben ve izâ men e innâ le meb’ûsûn(meb’ûsûne).
أَوَآبَاؤُنَا الْأَوَّلُونَ﴿٤٨﴾
48. «Önceki atalarımızda mı?» Okunuşu: E ve âbâunel evvelûn(evvelûne).
قُلْ إِنَّ الْأَوَّلِينَ وَالْآخِرِينَ﴿٤٩﴾
49. De ki: «Öncekiler ve sonrakiler» Okunuşu: Kul innel evvelîne vel âhirîn(âhirîne).
لَمَجْمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَاتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ﴿٥٠﴾
50. «Belli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır.» Okunuşu: Le mecmûûne ilâ mîkâti yevmin ma’lûm(ma’lûmin).
ثُمَّ إِنَّكُمْ أَيُّهَا الضَّالُّونَ الْمُكَذِّبُونَ﴿٥١﴾
51. Sonra siz, ey sapık yalanlayıcılar! Okunuşu: Summe innekum eyyuhed dâllûnel mukezzibûn(mukezzibûne).
لَآكِلُونَ مِن شَجَرٍ مِّن زَقُّومٍ﴿٥٢﴾
52. Elbette bir ağaçtan, zakkum ağacından yiyeceksiniz. Okunuşu: Le âkilûne min şecerin min zakkumin.

صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ


Başa dön tuşu