Kuran’ı Kerim Okuyun
Nebe Suresi - Sayfa: 3/4
إِنَّهُمْ كَانُوا لَا يَرْجُونَ حِسَابًا﴿٢٧﴾
27. Çünkü onlar hiçbir hesap ummazlardı. Okunuşu: İnnehum kânû lâ yercûne hısâbâ(hısâben).
وَكَذَّبُوا بِآيَاتِنَا كِذَّابًا﴿٢٨﴾28. Âyetlerimizi yalanlaya yalanlaya tam bir yalancı olmuşlardı. Okunuşu: Ve kezzebû bi âyâtinâ kizzâbâ(kizzâben).
وَكُلَّ شَيْءٍ أَحْصَيْنَاهُ كِتَابًا﴿٢٩﴾29. Biz ise herşeyi sayıp bir kitaba geçirmişiz. Okunuşu: Ve kulle şey’in ahsaynâhu kitâbâ(kitâben).
فَذُوقُوا فَلَن نَّزِيدَكُمْ إِلَّا عَذَابًا﴿٣٠﴾30. (Onlara): «Şimdi tadın (cezanızı). Artık size azabınızı artırmaktan başka bir şey yapmayacağız» (denir). Okunuşu: Fe zûkû felen nezîdekum illâ azâbâ(azâben).
إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ مَفَازًا﴿٣١﴾31. Kuşkusuz takva sahipleri için bir kurtuluş var. Okunuşu: İnne lil muttekîne mefâzâ(mefâzen).
حَدَائِقَ وَأَعْنَابًا﴿٣٢﴾32. Bahçeler var, bağlar var. Okunuşu: Hadâika ve a’nâbâ(a’nâben).
وَكَوَاعِبَ أَتْرَابًا﴿٣٣﴾33. Memeleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar var. Okunuşu: Ve kevâıbe etrâbâ(etrâben).
وَكَأْسًا دِهَاقًا﴿٣٤﴾34. Dopdolu kadehler var. Okunuşu: Ve ke’sen dihâkâ(dihâkan).
لَّا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا كِذَّابًا﴿٣٥﴾35. Orada ne boş bir söz işitirler, ne de bir yalan. Okunuşu: Lâ yes’meûne fîhâ lagven ve lâ kizzâbâ(kizzâben).
جَزَاءً مِّن رَّبِّكَ عَطَاءً حِسَابًا﴿٣٦﴾36. (Bunlar) Rabbinden yeterli bir bağış olarak (verilir). Okunuşu: Cezâen min rabbike atâen hısâbâ(hısâben).
رَّبِّ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا الرَّحْمَـٰنِ ۖ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَابًا﴿٣٧﴾37. O, göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir. Rahmân´dır. Hiç kimse ondan bir hitaba mâlik olamaz. Okunuşu: Rabbis semâvâti vel ardı ve mâ beynehumer rahmâni lâ yemlikûne minhu hitâbâ(hitâben).
يَوْمَ يَقُومُ الرُّوحُ وَالْمَلَائِكَةُ صَفًّا ۖ لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ الرَّحْمَـٰنُ وَقَالَ صَوَابًا﴿٣٨﴾38. O gün Ruh ve melekler sıra sıra dururlar. Rahmân´ın izin verdikleri dışında hiç kimse konuşamaz. İzin verilen de doğruyu söyler. Okunuşu: Yevme yekûmur rûhu vel melâiketu saffâ(saffen), lâ yetekellemûne illâ men ezine lehur rahmânu ve kâle sevâbâ(sevâben).
ذَٰلِكَ الْيَوْمُ الْحَقُّ ۖ فَمَن شَاءَ اتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِ مَآبًا﴿٣٩﴾39. İşte bu hak gündür. Artık dileyen Rabbine bir yol tutar. Okunuşu: Zâlikel yevmul hakk(hakku), femen şâettehaze ilâ rabbihî meâbâ(meâben).
صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ