Kuran’ı Kerim Okuyun
Mürselat Suresi - Sayfa: 3/4
وَجَعَلْنَا فِيهَا رَوَاسِيَ شَامِخَاتٍ وَأَسْقَيْنَاكُم مَّاءً فُرَاتًا﴿٢٧﴾
27. Orada yüksek yüksek dağlar oturtup da size bir tatlı su sunmadık mı? Okunuşu: Ve cealnâ fîhâ revâsiye şâmihâtin ve eskaynâkum mâen furâtâ(furâten).
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ﴿٢٨﴾28. O gün yalanlayanların vay haline! Okunuşu: Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne).
انطَلِقُوا إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِ تُكَذِّبُونَ﴿٢٩﴾29. (Kıyameti yalanlayanlara şöyle denir): «Haydin gidin o yalanladığınız şeye doğru.» Okunuşu: İntalikû ilâ mâ kuntum bihî tukezzibûn(tukezzibûne).
انطَلِقُوا إِلَىٰ ظِلٍّ ذِي ثَلَاثِ شُعَبٍ﴿٣٠﴾30. «Haydi gidin o üç çatallı gölgeye (cehenneme).» Okunuşu: İntalikû ilâ zıllin zî selâsi şuâb(şuâbin).
لَّا ظَلِيلٍ وَلَا يُغْنِي مِنَ اللَّهَبِ﴿٣١﴾31. O, ne gölgelendirir, ne alevden korur. Okunuşu: Lâ zalîlin ve lâ yugnî minel leheb(lehebi).
إِنَّهَا تَرْمِي بِشَرَرٍ كَالْقَصْرِ﴿٣٢﴾32. O, saray gibi kıvılcımlar atar. Okunuşu: İnnehâ termî bi şerarin kel kasr(kasri).
كَأَنَّهُ جِمَالَتٌ صُفْرٌ﴿٣٣﴾33. Sanki o kıvılcımlar, sarı sarı (erkek deve sürüleridir). Okunuşu: Ke ennehu cimâletun sufr(sufrun).
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ﴿٣٤﴾34. O gün yalanlayanların vay haline! Okunuşu: Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne).
هَـٰذَا يَوْمُ لَا يَنطِقُونَ﴿٣٥﴾35. Bugün, konuşamıyacakları gündür. Okunuşu: Hâzâ yevmu lâ yentıkûn(yentıkûne).
وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ﴿٣٦﴾36. Kendilerine izin de verilmez ki, özür beyan etsinler. Okunuşu: Ve lâ yu’zenu lehum fe ya’tezirûn(ya’tezirûne).
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ﴿٣٧﴾37. O gün yalanlayanların vay haline! Okunuşu: Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne).
هَـٰذَا يَوْمُ الْفَصْلِ ۖ جَمَعْنَاكُمْ وَالْأَوَّلِينَ﴿٣٨﴾38. Bu, işte o hüküm günüdür. Sizi ve öncekileri bir araya topladık. Okunuşu: Hâzâ yevmul fasl(fasli), cema’nâkum vel evvelîn(evvelîne).
فَإِن كَانَ لَكُمْ كَيْدٌ فَكِيدُونِ﴿٣٩﴾39. Bir hileniz varsa beni atlatın. Okunuşu: Fe in kâne lekum keydun fe kîdûn(kîdûni).
صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ