Kuran’ı Kerim Okuyun
Mearic Suresi - Sayfa: 3/4
وَالَّذِينَ هُم مِّنْ عَذَابِ رَبِّهِم مُّشْفِقُونَ﴿٢٧﴾
27. Rablerinin azabından korkarlar. Okunuşu: Vellezîne hum min azâbi rabbihim muşfikûn(muşfikûne).
إِنَّ عَذَابَ رَبِّهِمْ غَيْرُ مَأْمُونٍ﴿٢٨﴾28. Çünkü Rablerinin azabından emin olunmaz. Okunuşu: İnne azâbe rabbihim gayru me’mûn(me’mûnin).
وَالَّذِينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَافِظُونَ﴿٢٩﴾29. Onlar ki ırzlarını korurlar. Okunuşu: Vellezîne hum li furûcihim hâfizûn(hâfizûne).
إِلَّا عَلَىٰ أَزْوَاجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ﴿٣٠﴾30. Ancak zevcelerine ve cariyelerine karşı hariç. Çünkü onlara yaklaştıklarında kınanmazlar. Okunuşu: İllâ alâ ezvâcihim ev mâ meleket eymânuhum fe innehum gayru melûmîn(melûmîne).
فَمَنِ ابْتَغَىٰ وَرَاءَ ذَٰلِكَ فَأُولَـٰئِكَ هُمُ الْعَادُونَ﴿٣١﴾31. Bundan ötesini isteyenler, var ya işte onlar haddi aşanlardır. Okunuşu: Fe menibtegâ verâe zâlike fe ulâike humul âdûn(âdûne).
وَالَّذِينَ هُمْ لِأَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَ﴿٣٢﴾32. Onlar emanetlerini ve ahitlerini gözetirler. Okunuşu: Vellezîne hum li emânâtihim ve ahdihim râûn(râûne).
وَالَّذِينَ هُم بِشَهَادَاتِهِمْ قَائِمُونَ﴿٣٣﴾33. Şahitliklerinde dürüsttürler. Okunuşu: Vellezîne hum bi şehâdâtihim kâimûn(kâimûne).
وَالَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ﴿٣٤﴾34. Namazlarına devam ederler. Okunuşu: Vellezîne hum alâ salâtihim yuhâfizûn(yuhâfizûne).
أُولَـٰئِكَ فِي جَنَّاتٍ مُّكْرَمُونَ﴿٣٥﴾35. İşte bunlar cennetlerde ağırlanırlar. Okunuşu: Ulâike fî cennâtin mukremûn(mukremûne).
فَمَالِ الَّذِينَ كَفَرُوا قِبَلَكَ مُهْطِعِينَ﴿٣٦﴾36. Şimdi ne oluyor o inkâr edenlere ki, sana doğru boyunlarını uzatarak koşuyorlar? Okunuşu: Fe mâ lillezîne keferû kıbeleke muhtıîn(muhtıîne).
عَنِ الْيَمِينِ وَعَنِ الشِّمَالِ عِزِينَ﴿٣٧﴾37. Sağdan ve soldan bölük bölük. Okunuşu: Anil yemîni ve aniş şimâli ızîn(ızîne).
أَيَطْمَعُ كُلُّ امْرِئٍ مِّنْهُمْ أَن يُدْخَلَ جَنَّةَ نَعِيمٍ﴿٣٨﴾38. Onlardan herbiri, bir nimet cennetine sokulacağını mı umuyor? Okunuşu: E yatmeu kullumriin minhum en yudhale cennete naîm(naîmin).
كَلَّا ۖ إِنَّا خَلَقْنَاهُم مِّمَّا يَعْلَمُونَ﴿٣٩﴾39. Hayır, biz onları bildikleri şeyden yarattık. Okunuşu: Kellâ, innâ halaknâhum mimmâ ya’lemûn(ya’lemûne).
صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ