Kuran’ı Kerim Okuyun
Kalem Suresi - Sayfa: 3/4
بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ﴿٢٧﴾
27. «Yok, biz mahrum edilmişiz.» (dediler). Okunuşu: Bel nahnu mahrûmûn(mahrûmûne).
قَالَ أَوْسَطُهُمْ أَلَمْ أَقُل لَّكُمْ لَوْلَا تُسَبِّحُونَ﴿٢٨﴾28. İçlerinde en makul olanı şöyle dedi: «Ben size Rabbinizi tesbih etsenize dememiş miydim?» Okunuşu: Kâle evsatuhum e lem ekul lekum levlâ tusebbihûn(tusebbihûne).
قَالُوا سُبْحَانَ رَبِّنَا إِنَّا كُنَّا ظَالِمِينَ﴿٢٩﴾29. «Rabbimizi tesbih ederiz, doğrusu biz zalimler imişiz.» (dediler). Okunuşu: Kâlû subhâne rabbinâ innâ kunnâ zâlimîn(zâlimîne).
فَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَلَاوَمُونَ﴿٣٠﴾30. Ardından suçu birbirlerine yüklemeye başladılar. Okunuşu: Fe akbele ba’duhum alâ ba’dın yetelâvemûn(yetelâvemûne).
قَالُوا يَا وَيْلَنَا إِنَّا كُنَّا طَاغِينَ﴿٣١﴾31. Yazıklar olsun bize, dediler, biz azgınlarmışız. Okunuşu: Kâlû yâ veylenâ innâ kunnâ tâgîn(tâgîne).
عَسَىٰ رَبُّنَا أَن يُبْدِلَنَا خَيْرًا مِّنْهَا إِنَّا إِلَىٰ رَبِّنَا رَاغِبُونَ﴿٣٢﴾32. Ola ki Rabbimiz bize onun yerine daha hayırlısını verir. Biz Rabbimize yönelir, ondan umarız. Okunuşu: Asâ rabbunâ en yubdilenâ hayren minhâ innâ ilâ rabbinâ râgıbûn(râgıbûne).
كَذَٰلِكَ الْعَذَابُ ۖ وَلَعَذَابُ الْآخِرَةِ أَكْبَرُ ۚ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ﴿٣٣﴾33. İşte azap böyledir. Elbette ahiret azabı daha büyüktür. Fakat bilselerdi. Okunuşu: Kezâlikel azâb(azâbu), ve le azâbul âhıreti ekber(ekberu), lev kânû ya’lemûn(ya’lemûne).
إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّاتِ النَّعِيمِ﴿٣٤﴾34. Kuşkusuz korunanlar için de, Rableri katında nimetleri bol bahçeler vardır. Okunuşu: İnne lil muttekîne ınde rabbihim cennâtin naîm(naîmi).
أَفَنَجْعَلُ الْمُسْلِمِينَ كَالْمُجْرِمِينَ﴿٣٥﴾35. Öyle ya, teslimiyet gösterenleri suçlular gibi tutar mıyız hiç? Okunuşu: E fe necalul muslimîne kel mucrimîn(mucrimîne).
مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ﴿٣٦﴾36. Neyiniz var, nasıl hüküm veriyorsunuz? Okunuşu: Mâ lekum, keyfe tahkumûn(tahkumûne).
أَمْ لَكُمْ كِتَابٌ فِيهِ تَدْرُسُونَ﴿٣٧﴾37. Yoksa size ait bir kitap var da onda mı okuyorsunuz? Okunuşu: Em lekum kitâbun fîhi tedrusûn(tedrusûne).
إِنَّ لَكُمْ فِيهِ لَمَا تَخَيَّرُونَ﴿٣٨﴾38. O kitapta, «beğendiğiniz her şey sizindir» diye mi yazılı? Okunuşu: İnne lekum fîhi lemâ tehayyerûn(tehayyerûne).
أَمْ لَكُمْ أَيْمَانٌ عَلَيْنَا بَالِغَةٌ إِلَىٰ يَوْمِ الْقِيَامَةِ ۙ إِنَّ لَكُمْ لَمَا تَحْكُمُونَ﴿٣٩﴾39. Yoksa, «ne hükmederseniz mutlaka sizindir» diye sizin lehinize olarak tarafımızdan verilmiş, kıyamet gününe kadar geçerli kesin sözler mi var? Okunuşu: Em lekum eymânun aleynâ bâligatun ilâ yevmil kıyâmeti inne lekum lemâ tahkumûn(tahkumûne).
صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ