Kuran’ı Kerim Okuyun
Rahman Suresi - Sayfa: 3/6
وَيَبْقَىٰ وَجْهُ رَبِّكَ ذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ﴿٢٧﴾
27. Yalnız celâl ve ikram sahibi Rabbinin yüzü (zâtı) baki kalacaktır. Okunuşu: Ve yebkâ vechu rabbike zûl celâli vel ikrâm(ikrâmi).
فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ﴿٢٨﴾28. Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz? Okunuşu: Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
يَسْأَلُهُ مَن فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ ۚ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِي شَأْنٍ﴿٢٩﴾29. Göklerde ve yerde bulunanlar, O´ndan isterler. O, her gün yeni bir iştedir. Okunuşu: Yes’ eluhu men fis semâvâti vel ard(ardı), kulle yevmin huve fî şe’nin.
فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ﴿٣٠﴾30. Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz? Okunuşu: Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
سَنَفْرُغُ لَكُمْ أَيُّهَ الثَّقَلَانِ﴿٣١﴾31. Ey insan ve cin! Sizin de hesabınızı ele alacağız. Okunuşu: Se nefrugu lekum eyyuhes sekalân(sekalâni).
فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ﴿٣٢﴾32. Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz? Okunuşu: Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْإِنسِ إِنِ اسْتَطَعْتُمْ أَن تَنفُذُوا مِنْ أَقْطَارِ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ فَانفُذُوا ۚ لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَانٍ﴿٣٣﴾33. Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çevresinden geçmeye gücünüz yeterse geçin gidin. Ama Allah´ın verdiği bir güç olmadan geçemezsiniz. Okunuşu: Yâ ma´şerel cinni vel insi inisteta´tum en tenfuzû min aktâris semâvâti vel ardı fenfuz(fenfuzû), lâ tenfuzûne illâ bi sultân(sultânin).
فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ﴿٣٤﴾34. Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz? Okunuşu: Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌ مِّن نَّارٍ وَنُحَاسٌ فَلَا تَنتَصِرَانِ﴿٣٥﴾35. Üzerinize ateşten alev ve duman gönderilir, kendinizi savunamazsınız. Okunuşu: Yurselu aleykumâ şuvâzun min nârin ve nuhâsun fe lâ tentesırân(tentesırâni).
فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ﴿٣٦﴾36. Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz Okunuşu: Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
فَإِذَا انشَقَّتِ السَّمَاءُ فَكَانَتْ وَرْدَةً كَالدِّهَانِ﴿٣٧﴾37. Gök yarılıp da, erimiş yağ gibi kıpkırmızı bir gül olduğu zaman... Okunuşu: Fe îzen şakkatis semâu fe kânet verdeten keddihân(keddihâni).
فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ﴿٣٨﴾38. Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz? Okunuşu: Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
فَيَوْمَئِذٍ لَّا يُسْأَلُ عَن ذَنبِهِ إِنسٌ وَلَا جَانٌّ﴿٣٩﴾39. İşte o gün, ne insana ne de cinne günahından sorulmaz. Okunuşu: Fe yevme îzin lâ yus’elu an zenbihî insun ve lâ cânn(cânnun).
صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ