Kuran’ı Kerim Okuyun


Basılı tutun

Hicr Suresi - Sayfa: 3/8

وَالْجَانَّ خَلَقْنَاهُ مِن قَبْلُ مِن نَّارِ السَّمُومِ﴿٢٧﴾
27. 72-Cinleri de daha önce insan vücudunun gözeneklerinden geçebilen güçlü bir ateşten yarattık. Okunuşu: Vel cânne halaknâhu min kablu min nâris semûm(semûmi).
وَإِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَائِكَةِ إِنِّي خَالِقٌ بَشَرًا مِّن صَلْصَالٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ﴿٢٨﴾
28. Ey Peygamber! Rabbinin meleklere şöyle dediğini hatırla: «Ben, kuru balçıktan, şekil verilmiş kokuşmuş çamurdan bir insan yaratacağım.» Okunuşu: Ve iz kâle rabbuke lil melâiketi innî hâlikun beşeren min salsâlin min hamein mesnûn(mesnûnin).
فَإِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ فِيهِ مِن رُّوحِي فَقَعُوا لَهُ سَاجِدِينَ﴿٢٩﴾
29. Ben, onun yaratılışını tamamladığım ve ona ruhumdan üflediğim zaman, siz hemen onun için secdeye kapanın.» Okunuşu: Fe izâ sevveytuhu ve nefahtu fîhi min rûhî fekaû lehu sâcidîn(sâcidîne).
فَسَجَدَ الْمَلَائِكَةُ كُلُّهُمْ أَجْمَعُونَ﴿٣٠﴾
30. Bunun üzerine meleklerin hepsi toptan secde ettiler. Okunuşu: Fe secedel melâiketu kulluhum ecmaûn(ecmaûne).
إِلَّا إِبْلِيسَ أَبَىٰ أَن يَكُونَ مَعَ السَّاجِدِينَ﴿٣١﴾
31. Yalnız İblis hariç. O secde edenlerle beraber olmaktan çekinmişti. Okunuşu: İllâ iblîs(iblîse), ebâ en yekûne meas sâcidîn(sâcidîne).
قَالَ يَا إِبْلِيسُ مَا لَكَ أَلَّا تَكُونَ مَعَ السَّاجِدِينَ﴿٣٢﴾
32. Allah buyurdu ki: «Ey İblis! Ne oluyor sana da, secde edenlerle beraber olmuyorsun?» Okunuşu: Kâle yâ iblîsu mâ leke ellâ tekûne meas sâcidîn(sâcidîne).
قَالَ لَمْ أَكُن لِّأَسْجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقْتَهُ مِن صَلْصَالٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ﴿٣٣﴾
33. İblis şöyle dedi: «Kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattığın bir insana secde edemezdim.» Okunuşu: Kâle lem ekun li escude li beşerin halaktehu min salsâlin min hamein mesnûn(mesnûnin).
قَالَ فَاخْرُجْ مِنْهَا فَإِنَّكَ رَجِيمٌ﴿٣٤﴾
34. Allah şöyle buyurdu: «Öyle ise oradan çık! Sen, artık kovulmuş birisin.» Okunuşu: Kâle fahruc minhâ fe inneke recîm(recîmun).
وَإِنَّ عَلَيْكَ اللَّعْنَةَ إِلَىٰ يَوْمِ الدِّينِ﴿٣٥﴾
35. «Kıyamet gününe kadar lanet senin üzerindedir.» Okunuşu: Ve inne aleykel lâ’nete ilâ yevmid dîn(dîni).
قَالَ رَبِّ فَأَنظِرْنِي إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ﴿٣٦﴾
36. İblis: «Rabbim! Öyle ise insanların kabirlerinden kaldırılacakları güne (kıyamete) kadar bana mühlet ver» dedi. Okunuşu: Kâle rabbi fe enzırnî ilâ yevmi yub’asûn(yub’asûne).
قَالَ فَإِنَّكَ مِنَ الْمُنظَرِينَ﴿٣٧﴾
37. Allah buyurdu ki: «Sen mühlet verilenlerdensin.» Okunuşu: Kâle fe inneke minel munzarîn(munzarîne).
إِلَىٰ يَوْمِ الْوَقْتِ الْمَعْلُومِ﴿٣٨﴾
38. «Allah katında bilinen vaktin gününe kadar...» Okunuşu: İlâ yevmil vaktil ma’lûm(ma’lûmi).
قَالَ رَبِّ بِمَا أَغْوَيْتَنِي لَأُزَيِّنَنَّ لَهُمْ فِي الْأَرْضِ وَلَأُغْوِيَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ﴿٣٩﴾
39. İblis şöyle dedi: «Rabbim! Beni saptırdığın için, mutlaka ben de yeryüzünde onlara günahları süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım!» Okunuşu: Kâle rabbi bi mâ agveytenî le uzeyyinenne lehum fil ardı ve le ugviyennehum ecmeîn(ecmeîne).

صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ


Başa dön tuşu