Kuran’ı Kerim Okuyun
Mutaffifin Suresi - Sayfa: 2/3
كَلَّا ۖ بَلْ ۜ رَانَ عَلَىٰ قُلُوبِهِم مَّا كَانُوا يَكْسِبُونَ﴿١٤﴾
14. Hayır hayır, öyle değil. Aksine onların kazandığı günahlar kalplerinin üzerine pas olmuştur. Okunuşu: Kellâ bel râne alâ kulûbihim mâ kânû yeksibûn(yeksibûne).
كَلَّا إِنَّهُمْ عَن رَّبِّهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّمَحْجُوبُونَ﴿١٥﴾15. Hayır hayır, doğrusu onlar o gün Rablerini görmekten mahrumdurlar. Okunuşu: Kellâ innehum an rabbihim yevmeizin le mahcûbûn(mahcûbûne).
ثُمَّ إِنَّهُمْ لَصَالُو الْجَحِيمِ﴿١٦﴾16. Sonra onlar muhakkak cehenneme girecekler. Okunuşu: Summe innehum le sâlul cahîm(cahîmi).
ثُمَّ يُقَالُ هَـٰذَا الَّذِي كُنتُم بِهِ تُكَذِّبُونَ﴿١٧﴾17. Sonra da onlara: «İşte bu, yalanlayıp durduğunuz şeydir» denilecek. Okunuşu: Summe yukâlu hâzellezî kuntum bihî tukezzibûn(tukezzibûne).
كَلَّا إِنَّ كِتَابَ الْأَبْرَارِ لَفِي عِلِّيِّينَ﴿١٨﴾18. Hayır hayır, iyilerin yazısı muhakkak Illiyyîn´dedir. Okunuşu: Kellâ inne kitâbel ebrâri lefî illiyyîn(illiyyîne).
وَمَا أَدْرَاكَ مَا عِلِّيُّونَ﴿١٩﴾19. Bildin mi sen, Illiyyîn nedir? Okunuşu: Ve mâ edrâke mâ ılliyyûn(ılliyyûne).
كِتَابٌ مَّرْقُومٌ﴿٢٠﴾20. Yazılmış bir kitaptır o. Okunuşu: Kitâbun merkûm(merkûmun).
يَشْهَدُهُ الْمُقَرَّبُونَ﴿٢١﴾21. Allah´a yaklaştırılmış melekler ona tanık olurlar. Okunuşu: Yeşheduhul mukarrebûn(mukarrebûne).
إِنَّ الْأَبْرَارَ لَفِي نَعِيمٍ﴿٢٢﴾22. Haberiniz olsun ki, iyiler nimet içindedir. Okunuşu: İnnel ebrâre le fî naîm(naîmi).
عَلَى الْأَرَائِكِ يَنظُرُونَ﴿٢٣﴾23. Tahtlar üzerinde etrafa bakarlar. Okunuşu: Alel erâiki yenzurûn(yenzurûne).
تَعْرِفُ فِي وُجُوهِهِمْ نَضْرَةَ النَّعِيمِ﴿٢٤﴾24. Yüzlerinde nimet ve mutluluğun sevincini görürsün. Okunuşu: Ta’rifu fî vucûhihim nadraten naîm(naîmi).
يُسْقَوْنَ مِن رَّحِيقٍ مَّخْتُومٍ﴿٢٥﴾25. Onlara damgalı saf bir içki sunulur. Okunuşu: Yuskavne min rahîkın mahtûm(mahtûmin).
خِتَامُهُ مِسْكٌ ۚ وَفِي ذَٰلِكَ فَلْيَتَنَافَسِ الْمُتَنَافِسُونَ﴿٢٦﴾26. Onun sonu misktir. İşte ona imrensin artık imrenenler. Okunuşu: Hitâmuhu misk(miskun). ve fî zâlike fel yetenâfesil mutenâfisûn(mutenâfisûne).
صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ