Kuran’ı Kerim Okuyun


Basılı tutun

Tekvir Suresi - Sayfa: 2/3

عَلِمَتْ نَفْسٌ مَّا أَحْضَرَتْ﴿١٤﴾
14. Herkes ne getirmiş olduğunu anlar. Okunuşu: Alimet nefsun mâ ahdaret.
فَلَا أُقْسِمُ بِالْخُنَّسِ﴿١٥﴾
15. Şimdi yemin ederim o sinenlere (gündüzleri gözden kaybolan yıldızlara), Okunuşu: Fe lâ uksimu bil hunnes(hunnesi).
الْجَوَارِ الْكُنَّسِ﴿١٦﴾
16. O akıp akıp yuvasına gidenlere, Okunuşu: El cevâril kunnes(kunnesi).
وَاللَّيْلِ إِذَا عَسْعَسَ﴿١٧﴾
17. Yöneldiği an geceye, Okunuşu: Vel leyli izâ as’as(as’ase).
وَالصُّبْحِ إِذَا تَنَفَّسَ﴿١٨﴾
18. Nefeslendiği (ağardığı) an sabaha ki, Okunuşu: Ves subhı izâ teneffes(teneffese).
إِنَّهُ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ﴿١٩﴾
19. Kuşkusuz o Kur´an, değerli bir elçinin sözüdür. Okunuşu: İnnehu le kavlu resûlin kerîm(kerîmin).
ذِي قُوَّةٍ عِندَ ذِي الْعَرْشِ مَكِينٍ﴿٢٠﴾
20. O elçi güçlüdür, Arş´ın sahibinin yanında çok itibarlıdır. Okunuşu: Zî kuvvetin ınde zil arşi mekîn(mekînin).
مُّطَاعٍ ثَمَّ أَمِينٍ﴿٢١﴾
21. Orada ona itaat edilir, güvenilir. Okunuşu: Mutâın semme emîn(emînin).
وَمَا صَاحِبُكُم بِمَجْنُونٍ﴿٢٢﴾
22. Arkadaşınızı cin çarpmış değildir. Okunuşu: Ve mâ sâhıbukum bi mecnûn(mecnûnin).
وَلَقَدْ رَآهُ بِالْأُفُقِ الْمُبِينِ﴿٢٣﴾
23. Andolsun o, Cebrail´i açık ufukta gördü. Okunuşu: Ve lekad reâhu bil ufukıl mubîn(mubîni).
وَمَا هُوَ عَلَى الْغَيْبِ بِضَنِينٍ﴿٢٤﴾
24. O, gayb hakkında cimri de değildir. Okunuşu: Ve mâ huve alel gaybi bi danîn(danînin).
وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَيْطَانٍ رَّجِيمٍ﴿٢٥﴾
25. O, kovulmuş bir şeytanın sözü değildir. Okunuşu: Ve mâ huve bi kavli şeytânin recîm(recîmin).
فَأَيْنَ تَذْهَبُونَ﴿٢٦﴾
26. Hâl böyle iken, siz nereye gidiyorsunuz? Okunuşu: Fe eyne tezhebûn(tezhebûne).

صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ


Başa dön tuşu