Kuran’ı Kerim Okuyun


Basılı tutun

Mürselat Suresi - Sayfa: 2/4

وَمَا أَدْرَاكَ مَا يَوْمُ الْفَصْلِ﴿١٤﴾
14. Bildin mi, nedir o hüküm günü? Okunuşu: Ve mâ edrâke mâ yevmul fasl(fasli).
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ﴿١٥﴾
15. O gün yalanlayanların vay haline! Okunuşu: Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne).
أَلَمْ نُهْلِكِ الْأَوَّلِينَ﴿١٦﴾
16. Biz, öncekileri helak etmedik mi? Okunuşu: E lem nuhlikil evvelîn(evvelîne).
ثُمَّ نُتْبِعُهُمُ الْآخِرِينَ﴿١٧﴾
17. Sonra geridekileri de onlara katarız. Okunuşu: Summe nutbiuhumul âhırîn(âhırîne).
كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِالْمُجْرِمِينَ﴿١٨﴾
18. Biz suçlulara böyle yaparız. Okunuşu: Kezâlike nef’alu bil mucrimîn(mucrimîne).
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ﴿١٩﴾
19. O gün yalanlayanların vah haline! Okunuşu: Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne).
أَلَمْ نَخْلُقكُّم مِّن مَّاءٍ مَّهِينٍ﴿٢٠﴾
20. Biz sizi âdi bir sudan yaratmadık mı? Okunuşu: E lem nahlukkum min mâin mehîn(mehînin).
فَجَعَلْنَاهُ فِي قَرَارٍ مَّكِينٍ﴿٢١﴾
21. Onu sağlam bir yerde oturttuk. Okunuşu: Fe cealnâhu fî karârin mekîn(mekînin).
إِلَىٰ قَدَرٍ مَّعْلُومٍ﴿٢٢﴾
22. Belli bir süreye kadar. Okunuşu: İlâ kaderin ma’lûm(ma’lûmin).
فَقَدَرْنَا فَنِعْمَ الْقَادِرُونَ﴿٢٣﴾
23. Demek ki biçimlendirmişiz. Ne güzel biçimlendireniz biz. Okunuşu: Fe kadernâ fe ni’mel kâdirûn(kâdirûne).
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ﴿٢٤﴾
24. O gün yalanlayanların vay haline! Okunuşu: Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne).
أَلَمْ نَجْعَلِ الْأَرْضَ كِفَاتًا﴿٢٥﴾
25. Yeryüzünü bir tokat (toplanma yeri) yapmadık mı? Okunuşu: E lem nec’alil arda kifâtâ(kifâten).
أَحْيَاءً وَأَمْوَاتًا﴿٢٦﴾
26. Gerek diriler, gerekse ölüler için. Okunuşu: Ahyâen ve emvâtâ(emvâten).

صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ


Başa dön tuşu