Kuran’ı Kerim Okuyun
Mü'minun Suresi - Sayfa: 1/10
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَـٰنِ الرَّحِيمِ قَدْ أَفْلَحَ الْمُؤْمِنُونَ﴿١﴾
1. Gerçekten müminler kurtuluşa ermiştir, Okunuşu: Kad eflehal mu’minun(mu’minune).
الَّذِينَ هُمْ فِي صَلَاتِهِمْ خَاشِعُونَ﴿٢﴾2. Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler, Okunuşu: Ellezîne hum fî salâtihim hâşiûn(hâşiûne).
وَالَّذِينَ هُمْ عَنِ اللَّغْوِ مُعْرِضُونَ﴿٣﴾3. Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler, Okunuşu: Vellezîne hum anil lagvi mu’ridûn(mu’ridûne).
وَالَّذِينَ هُمْ لِلزَّكَاةِ فَاعِلُونَ﴿٤﴾4. Onlar ki, zekat (vazifelerini) yerine getirirler, Okunuşu: Vellezîne hum liz zekâti fâilûn(fâilûne).
وَالَّذِينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَافِظُونَ﴿٥﴾5. Ve onlar ki, iffetlerini korurlar, Okunuşu: Vellezîne hum li furûcihim hâfizûn(hâfizûne).
إِلَّا عَلَىٰ أَزْوَاجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ﴿٦﴾6. Ancak eşleri ve ellerinin sahip olduğu (cariyeleri) hariç. (Bunlarla ilişkilerinden dolayı) kınanmış değillerdir. Okunuşu: İllâ alâ ezvâcihim ev mâ meleket eymânuhum fe innehum gayru melûmîn(melûmîne).
فَمَنِ ابْتَغَىٰ وَرَاءَ ذَٰلِكَ فَأُولَـٰئِكَ هُمُ الْعَادُونَ﴿٧﴾7. Şu halde, kim bunun ötesine gitmeyi isterse, işte bunlar, haddi aşan kimselerdir. Okunuşu: Fe menibtegâ verâe zâlike fe ulâike humul âdûn(âdûne).
وَالَّذِينَ هُمْ لِأَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَ﴿٨﴾8. Yine onlar ki, emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler, Okunuşu: Vellezîne hum li emânâtihim ve ahdihim râûn(râûne).
وَالَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَوَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ﴿٩﴾9. Ve onlar ki, namazlarını muhafaza ederler, Okunuşu: Vellezîne hum alâ salavâtihim yuhâfızûn(yuhâfızûne).
أُولَـٰئِكَ هُمُ الْوَارِثُونَ﴿١٠﴾10. İşte asıl onlar varislerdir. Okunuşu: Ulâike humul vârisûn(vârisûne).
الَّذِينَ يَرِثُونَ الْفِرْدَوْسَ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ﴿١١﴾11. Ki, Firdevs´e varis olan bu kimseler orada ebedî kalırlar. Okunuşu: Ellezîne yerisûnel firdevs(firdevse), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).
وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنسَانَ مِن سُلَالَةٍ مِّن طِينٍ﴿١٢﴾12. And olsun biz insanı, çamurdan, bir sülâleden (süzülüp çıkarılmış çamurdan) yarattık. Okunuşu: Ve lekad halaknal insâne min sulâletin min tîn(tînin).
ثُمَّ جَعَلْنَاهُ نُطْفَةً فِي قَرَارٍ مَّكِينٍ﴿١٣﴾13. Sonra onu emin ve sağlam bir karargahta (rahimde) nutfe (sperma) haline getirdik. Okunuşu: Summe cealnâhu nutfeten fî karârin mekîn(mekînin).
صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ