Son Vasiyet: Hz. Adem Evlatlarına Ne Öğütledi? – (27. Bölüm)
Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ nebiyyinâ Muhammedini'n-nebiyyi'il-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim
1.) Ayetin Arapça Metni
قَالَ اهْبِطَا مِنْهَا جَمِيعًا ۖ بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ ۖ فَإِمَّا يَأْتِيَنَّكُم مِّنِّي هُدًى فَمَنِ اتَّبَعَ هُدَايَ فَلَا يَضِلُّ وَلَا يَشْقَى
(Taha Suresi, 123. Ayet)
2.) Ayetin Türkçe Meali
(Allah) buyurdu: “Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan (cennetten) inin! Artık benden size bir hidayet (rehber/kitap) geldiğinde, kim benim hidayetime uyarsa, o sapıtmaz ve bedbaht olmaz.”
3.) Ayetin Detaylı Tefsiri ve Sohbeti
Hz. Adem (a.s.) yaklaşık 1000 yıllık ömrünün son günlerine gelmişti. Saçları ağarmış, beli bükülmüş ama kalbi Rabbiyle dopdolu bir halde ölüm döşeğindeydi. Etrafında çocukları, torunları ve torunlarının torunları vardı. Rivayetlere göre vefat ettiğinde yeryüzündeki insan sayısı 40 bin kişiye ulaşmıştı.
Hz. Adem, bu kalabalık aileye son kez baktı ve Allah’ın kendisine indirdiği o temel anayasayı (Taha 123’teki ilkeyi) hatırlatarak vasiyetini açıkladı.
1. “Şeytana Asla Güvenmeyin” Hz. Adem’in en büyük tecrübesi, düşmanı olan İblis’ti. Oğlu Şit’e (a.s.) ve diğer evlatlarına şöyle dedi: “Ey yavrularım! Ben cennetten o melunun vesvesesine kanarak çıkarıldım. Sakın ola ki şeytana güvenmeyin. O size dost görünür, yeminler eder ama tek amacı sizi rezil etmektir. Benim düştüğüm hataya düşmeyin, uyanık olun.” Bir babanın evladına yapacağı en büyük uyarı, ona düşmanını tanıtmaktır.
2. “Hidayete Uyun, Sapıtmayın” Ayette geçen “Kim benim hidayetime uyarsa sapıtmaz” müjdesi, Hz. Adem’in mirasının özüdür. O, evlatlarına altın, gümüş veya toprak bırakmadı. Dedi ki: “Size Allah’ın emirlerini ve yasaklarını (Namazı, orucu, helali) bırakıyorum. Bunlara yapışırsanız dünya ve ahiret saadetini bulursunuz. Bırakırsanız perişan olursunuz.”
3. Hz. Şit’e Özel Vasiyet Hz. Adem, dn Hz. Şit’i (a.s.) yanına çağırdı ve ona özel sırlar verdi:
“Yavrum, benden sonra Allah’ın halifesi sensin. Kardeşlerine adaletle hükmet.”
“Kabil’in soyundan (o günahkar topluluktan) uzak durun, onlarla karışmayın.” (Çünkü Kabil tarafı müzik, içki ve ahlaksızlıkla bozulmuştu).
“Gelecek olan Son Peygamber’in (s.a.v.) nurunu alnında taşıyorsun, bu emaneti temiz bir şekilde nesilden nesile aktar.”
Cennet Meyvesi Arzusu Rivayetlere göre Hz. Adem, ölüm anında çocuklarına; “Yavrularım, canım cennet meyvelerinden çekiyor” dedi. Çocukları meyve aramaya çıktılar. Yolda insan kılığına girmiş meleklerle (Cebrail ve diğerleri) karşılaştılar. Melekler, ellerinde kefen ve kokularla geliyorlardı. Melekler dedi ki: “Ey Adem’in çocukları, geri dönün. Babanızın hasreti bitiyor, o meyveyi ancak cennette yiyebilir.”
Bu istek, Hz. Adem’in dünyaya hiç alışamadığının, kalbinin hep asıl vatanında (cennette) olduğunun en hüzünlü delilidir. O, dünyada bir garip gibi yaşadı ve vatanına dönmek üzereydi.
Özet:
Bu bölüm, Hz. Adem’in vefat etmeden önceki son anlarını ve vasiyetini konu alır. Taha Suresi 123. ayeti referans göstererek evlatlarına “Allah’ın hidayetine uymalarını ve şeytana kanmamalarını” öğütlemiştir. Hz. Şit’e (a.s.) halifelik görevini devretmiş ve dünya gurbetinden kurtulup asıl yurduna dönme arzusunu dile getirmiştir.
İniş Tarihi ve Nüzul Ortamı:
Taha Suresi Mekke’de inmiştir. Ayet, hidayete uyanların “şakî” (bedbaht/mutsuz) olmayacağını müjdeler. Bu, Mekke’de zorluk çeken müminlere; “Yolunuz doğru, sonunuz cennet; bu dünyadaki sıkıntılara aldırmayın, babanız Adem gibi sabredin” mesajını taşır.
Yazarın Notu:
Son sözler söylendi, helallikler alındı. Melekler odaya doldu. Hz. Havva validemiz, melekleri görünce tanıdı ve korkuyla Hz. Adem’in yanına sokuldu. Ama Hz. Adem, “Çekil ey Havva! Rabbimin melekleriyle arama girme” dedi. Ve ruhunu teslim etti. Yeryüzü ilk kez bir peygamber cenazesi görecekti. Nasıl yıkanır, nasıl kefenlenir, namazı nasıl kılınır? Hepsini melekler öğretecekti. Bir sonraki yazımızda, Hz. Adem’in vefatını ve meleklerin kıldırdığı o ilk cenaze namazını konuşacağız.