Es-Settâr İsminin Anlamları ve Faziletleri
Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ nebiyyinâ Muhammedini'n-nebiyyi'il-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim
Zümer Suresi 53. ayetin verdiği o sonsuz ümidi, Es-Settâr isminin kuşatıcılığıyla birleştiren, hem dilinizle hem de kalbinizle söyleyebileceğiniz özel bir dua metni
Bu duayı, özellikle yalnız kaldığınızda veya namaz sonlarında içtenlikle okuyabilirsiniz.
Esmaül Hüsna, Es-Settar, Ya Settar, El-Settar, Settar isminin anlamı, Settar ne demek, Settar fazileti, Ya Settar zikri, Ya Settar ebced değeri, günahları örten Allah, ayıpları gizlemek, Ya Settar’el Uyub, Zümer Suresi 53, tövbe duası, Settar ve Gaffar farkı, Settar ile ilgili hadisler, Settar esması sırları, İmam Gazali Esmaül Hüsna, Abdülkadir Geylani, manevi arınma, kusurları örtmek.
🤲 Zümer 53 Işığında “Ya Settâr” Tövbe Duası
“Bismillâhirrahmânirrahîm”
Ey ayıpları, kusurları ve günahları şefkatle örten Yâ Settâr! Ey kullarının mahcubiyetinden haya eden Yâ Kerîm! Ey “Rahmetimden ümidinizi kesmeyin” müjdesinin sahibi Yâ Allah!
Sen ki, Zümer Suresi’nde bizlere; “Ey nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin” diye seslendin. İşte ben de bu müjdene tutundum, kapına geldim.
Yâ Settâr! Ben nefsimin arzularına yenildim, hatalar işledim. İnsanlardan gizlediğim ama Senin apaçık bildiğin günahlarımın yükü omuzlarımdadır. Eğer Sen yüzüme vurursan ben helak olurum, eğer Sen açığa çıkarırsan ben insan içine çıkamam.
Yâ Settâr! Gece, karanlığıyla yeryüzünü nasıl örtüyorsa; Sen de günahlarımı, hatalarımı ve pişmanlıklarımı Rahmetinin perdesiyle öyle ört. Beni dünyada kullarına, ahirette ise mahlukatına karşı mahcup etme.
Hatalarımı setret (gizle), tövbemi kabul et ve beni temizlenmiş kullarından eyle. Ayıbımı yüzüme vurma, günahımı sil ve beni Gaffâr isminle bağışla.
(Âmin, Yâ Mucîbe’s-Sâilîn – Dualara icabet eden Allah’ım, kabul eyle.)
Bu Duanın Kısa Sırrı
Bu duada “Settâr” ismiyle önce günahın gizlenmesini, “Gaffâr” ismiyle silinmesini ve Zümer suresindeki ayetle de Allah’ın vaadinin hatırlatılmasını istemiş oldunuz. Bu sıralama (Örtme -> Affetme), manevi edep açısından çok kıymetlidir.
Es-Settâr (السَّتَّار), Yüce Allah’ın kusurları, ayıpları ve günahları örten, gizleyen ve açığa vurmayan sıfatını ifade eder. Bu isim, Allah’ın merhametinin ve kullarını mahcup etmeme arzusunun en belirgin tecellilerinden biridir.
İstediğiniz başlıklar altında Es-Settâr isminin detaylı incelemesi aşağıdadır:
1. Anlamı ve Etimolojisi
Kelime Kökeni: Arapça “Setr” (örtmek, gizlemek, perdelemek) kökünden türemiştir.
Terim Anlamı: Es-Settâr; günahları bağışlayıp örten, kullarının ayıplarını yüzlerine vurmayan, rezil etmeyen, çirkinlikleri gizleyip güzellikleri açığa çıkaran demektir.
Derin Manası: Allah sadece manevi günahları değil, insanın iç organlarını, kötü düşüncelerini ve hoş olmayan hallerini de “deri” veya “edep” perdesiyle örterek insanı toplum içinde saygın kılar.
2. Ayet ve Hadislerde Yeri
Kur’an-ı Kerim (Ayetler): Kur’an’da “Settâr” lafzı doğrudan bir isim olarak geçmez; ancak bu fiil ve mana birçok ayette “Ğaffâr” (çok bağışlayan) ve günahların örtülmesi (tekfir) kavramlarıyla yer alır.
“Şüphesiz Allah, çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.” (Hac Suresi, 60) (Buradaki af ve mağfiret kavramları, günahın üzerinin örtülmesi manasını da kapsar.)
Hadis-i Şerifler: Bu isim, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) hadislerinde açıkça zikredilmiştir.
En Meşhur Hadis: Resûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
“Şüphesiz Allah Hayâ sahibidir (Hayy) ve Sitr sahibidir (Settâr/Sittîr). Hayâyı ve örtünmeyi sever. Öyleyse biriniz yıkandığı zaman örtünsün.” (Ebû Dâvûd, Hammâm 1; Nesâî, Gusül 7)
Bir Diğer Hadis:
“Kim bir müslümanın ayıbını örterse, Allah da kıyamet günü onun ayıbını örter.” (Buhârî, Mezâlim, 3)
3. Alimlerin Görüşü ve İcma
İslam alimleri, Allah’ın bu isminin tecellisinin müminler üzerinde bir ahlak modeli (Tuhalluk) olması gerektiği konusunda icma (fikir birliği) etmişlerdir.
İmam Gazali’nin Görüşü: Gazali, el-Maksadü’l-esnâ adlı eserinde bu ismi şerh ederken; Allah’ın insanın çirkin görünen iç organlarını deriyle, kötü düşüncelerini ise kalp perdesiyle örttüğünü söyler. Kula düşen ise; başkalarının kusurlarını araştırmamak (tecessüs etmemek) ve gördüğü kusuru örtmektir.
Abdülkadir Geylani Hazretleri: “Ya Settar ismine sığınan, halk içinde rezil olmaktan korunur. Ancak kişi bu ismin hakkını vermek için kendi ayıplarını tövbe ile, başkalarının ayıplarını ise sükût ile örtmelidir.”
4. Kıyas ve Tefekkür (Analoji)
Settâr ismini daha iyi anlamak için şu kıyaslamalar (analojiler) yapılabilir:
Elbise Örneği: Nasıl ki kıyafetler bedenimizdeki kusurları ve avret yerlerini örterek bizi toplum içine çıkabilir hale getiriyorsa; Allah’ın “Settâr” ismi de ruhumuzdaki günah kirlerini rahmet elbisesiyle örter. Eğer Allah Settâr olmasaydı, herkes birbirinin günahını alnında yazılı görür ve kimse kimsenin yüzüne bakamazdı.
Gece Örneği: Gece, karanlığıyla dünyanın kirini, pasını ve karmaşasını nasıl örtüp sükûnet veriyorsa; Settâr ismi de kulun pişmanlık duyduğu hataların üzerini öyle örter.
5. Fazileti ve Zikri
Bu ismin manevi reçetesi ve faziletleri şunlardır:
Zikir Adedi: Ebced değeri 1061 veya 1062 olarak hesaplanmıştır. “Yâ Settâr” veya “Yâ Settâra’l-Uyûb” (Ey Ayıpları Örten) şeklinde çekilir.
Koruma Kalkanı: İftiradan, dedikodudan ve sırların ifşa olmasından korkanlar için güçlü bir manevi kalkandır.
Tövbe Öncesi: Bir günah işleyen kimsenin, tövbe etmeden önce “Yâ Settâr, günahımı ört ve beni mahcup etme” diyerek Allah’a sığınması tavsiye edilir.
6. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Kullanıcı tercihinize binaen konuyla ilgili en sık merak edilen 7 soruyu derledim:
“Settâr” ismi Esma-ül Hüsna’nın (99 İsim) listesinde var mı? Tirmizi’de geçen meşhur 99 isim listesinde lafzen yer almaz. Ancak Hadis kaynaklarında (Ebu Davud, Nesai) Allah’ın bir sıfatı ve ismi olarak açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle “Esma-i İlahiyye”dendir.
“El-Gaffâr” ile “Es-Settâr” arasındaki fark nedir? El-Gaffâr, günahı tamamen affeden, silen ve cezasını kaldıran demektir. Es-Settâr ise günahı veya ayıbı gizleyen, başkalarına duyurmayan, kulunu mahcup etmeyen demektir. Allah önce Settâr ismiyle günahı örter, sonra Gaffâr ismiyle affeder.
Çocuğa “Settar” ismi konulabilir mi? Tek başına “Settar” ismi konulması uygun görülmemiştir (mekruh sayılabilir) çünkü mutlak örtücü Allah’tır. Bunun yerine “Settar’ın kulu” anlamına gelen “Abdüssettar” isminin konulması tavsiye edilir.
Başkasının ayıbını örtmek “Settâr” isminin tecellisi midir? Evet. Bir müminin, din kardeşinin hatasını yüzüne vurmaması ve yaymaması, Allah’ın bu isminin o kul üzerindeki ahlaki yansımasıdır. Hadislerde bu davranış büyük övgü almıştır.
“Yâ Settâra’l-Uyûb” ne demektir? Dua mecmualarında sıkça geçer. “Ey ayıpları, kusurları, günahları örten Allah’ım” anlamına gelir. Özellikle tövbe istiğfar dualarında çokça kullanılır.
Bu ismi zikretmenin en faziletli vakti ne zamandır? Belirli bir vakti olmamakla birlikte, kişinin bir hata yaptığı an, birinin ayıbını gördüğü an veya gece teheccüd vakitlerinde “Ya Settar” çekmesi manevi arınma için tavsiye edilir.
Settâr ismi sadece günahları mı örter? Hayır. İnsanın fizyolojik olarak hoş olmayan iç yapısını deriyle örtmesi, kötü düşüncelerini diğer insanlardan gizlemesi, rızkın kazanılmasındaki zorlukları örtüp nimeti sunması da bu ismin tecellisidir.
Sonuç
Es-Settâr; Allah’ın kullarına olan şefkatinin, onları utandırmak istemeyişinin ve onlara tövbe fırsatı tanımasının bir nişanesidir. Kuldan beklenen; Allah’ın örtücülüğüne sığınmak ve aynı ahlakla başkalarının kusurlarını örtmektir.
1. İsrâ Suresi, 45. Ayet
Bu ayette “Mestûr” (örtülmüş/gizlenmiş) kelimesi geçmektedir. Allah’ın dilediğinde hakikati nasıl bir perdeyle örtebileceğini (setr edebileceğini) ifade eder.
Arapça Metni:
وَاِذَا قَرَأْتَ الْقُرْاٰنَ جَعَلْنَا بَيْنَكَ وَبَيْنَ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ حِجَابًا مَسْتُورًاۙ}">وَاِذَا قَرَأْتَ الْقُرْاٰنَ جَعَلْنَا بَيْنَكَ وَبَيْنَ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ حِجَابًا مَسْتُورًاۙTürkçe Okunuşu:
Ve izâ kara’tel kur’âne cealnâ beyneke ve beynellezîne lâ yu’minûne bil âhirati hicâben mestûrâ.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali:
Sen Kur’ân’ı okuduğun zaman biz, seninle ahirete inanmayanların arasına görünmez bir perde çekeriz.
2. Zümer Suresi, 53. Ayet
Bu ayet, Es-Settâr isminin “günahları örtücü ve bağışlayıcı” yönünün en büyük müjdesidir.
Arapça Metni:
قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذ۪ينَ اَسْرَفُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِنْ رَحْمَةِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَم۪يعًاۜ اِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ}">قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذ۪ينَ اَسْرَفُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِنْ رَحْمَةِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَم۪يعًاۜ اِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُTürkçe Okunuşu:
Kul yâ ibâdiyellezîne esrafû alâ enfusihim lâ taknetû min rahmetillâh. İnnallâhe yağfiruz zunûbe cemîâ. İnnehu huvel ğafûrur rahîm.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali:
De ki: “Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.”
3. Mü’min (Gâfir) Suresi, 3. Ayet
Bu ayette Allah kendisini “Gâfir” (Bağışlayan/Örten) ve “Kâbil” (Kabul eden) olarak tanıtır. “Gafere” fiili, miğfer (baş zırhı) kökünden gelir ve “koruyarak örtmek” demektir; bu da Settâr ismiyle doğrudan ilişkilidir.
Arapça Metni:
غَافِرِ الذَّنْبِ وَقَابِلِ التَّوْبِ شَد۪يدِ الْعِقَابِ ذِي الطَّوْلِۜ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ اِلَيْهِ الْمَص۪يرُ}">غَافِرِ الذَّنْبِ وَقَابِلِ التَّوْبِ شَد۪يدِ الْعِقَابِ ذِي الطَّوْلِۜ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ اِلَيْهِ الْمَص۪يرُTürkçe Okunuşu:
Ğâfiriz zenbi ve kâbilit tevbi şedîdil ikâbi zit tavl. Lâ ilâhe illâ hû. İleyhil masîr.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali:
O, günahı bağışlayan, tövbeyi kabul eden, azabı çetin, lütuf sahibi Allah’tandır. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur, dönüş ancak O’nadıır.
4. Kehf Suresi, 90. Ayet
Burada “Sitrâ” (Örtü/Siper) kelimesi doğrudan “örtmek/korunmak” manasında kullanılmıştır.
Arapça Metni:
حَتّٰٓى اِذَا بَلَغَ مَطْلِعَ الشَّمْسِ وَجَدَهَا تَطْلُعُ عَلٰى قَوْمٍ لَمْ نَجْعَلْ لَهُمْ مِنْ دُونِهَا سِتْرًاۙ}">حَتّٰٓى اِذَا بَلَغَ مَطْلِعَ الشَّمْسِ وَجَدَهَا تَطْلُعُ عَلٰى قَوْمٍ لَمْ نَجْعَلْ لَهُمْ مِنْ دُونِهَا سِتْرًاۙTürkçe Okunuşu:
Hattâ izâ beleğa matliaş şemsi vecedehâ tatluu alâ kavmin lem necal lehum min dûnihâ sitrâ.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali:
Nihayet güneşin doğduğu yere ulaşınca, onu öyle bir kavim üzerine doğar buldu ki, onlara güneşten korunacak bir siper (örtü) yapmamıştık.