Allah’ım! Tam Kelimelerin ile Sana Sığınıyorum
“Eûzü billahi mineşşeytânirracîm. Bismillahirrahmanirrahîm.Elhamdülillâhi Rabbil âlemîn. Vessalâtü vesselâmü alâ rasûlinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîn.Estağfirullah, Estağfirullah, Estağfirullah el-Azîm el-Kerîm ellezi lâ ilâhe illâ hû, el-Hayye’l-Kayyûm ve etûbü ileyh. Ya Rabbi! Sonsuz hamd ve şükürler yalnız Sanadır. Habibin Muhammed Mustafa’ya (s.a.v.) ve ehline sonsuz salat ve selam olsun. Ya Erhamerrahimîn, Ya Zül-Celali vel-İkram! Ben aciz bir kulunum, bilerek veya bilmeyerek işlediğim tüm günahlarımdan Sana sığınıyor, affını diliyorum. Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affeyle.”

Allah’ım! Bugüne dek gafletle, cehaletle, yersiz, alakasız ve kontrolsüzce sarf ettiğim ne kadar kusurlu, doğru veya yanlış kelamım varsa; Sen benim lisanımdaki bu söz karmaşasını rahmetinle süz. O dağınık ve gafilce dökülen kelimelerimi, yüce kudretinle kusursuz bir hizaya, mükemmel bir nizama sok. Onları divanında, tıpkı yerli yerince ve hikmetle söylenmiş sözler gibi dizayn eyleyip öylece kabul buyur ve beni dilimin afetlerinden tamamen arındır.
Rabbim! Lisanıma öyle hikmetli sözler, öyle halis dualar lütfet ki; onların vesilesiyle ihsan edeceğin hayır ve bereket, daha önce hiçbir gözün görmediği ve hiçbir kulağın işitmediği yücelikte olsun.
Bu yakarışımla bana nasip edeceğin tüm sevapları ve ecri, şanına ve makamına en yakışır şekilde, Habîbin Resûlullah Efendimiz’in (s.a.v.) mübarek ruhuna hediye eyliyorum, Sen vasıl eyle.
Beni rızana öyle bağla ki; teslimiyetimle Senin muradından ne bir adım geride kalayım, ne de haddimi aşıp bir adım ileriye geçeyim. Her daim rızanın tam merkezinde, sırf Senin hoşnutluğunda olayım. Âmin.”