Kur'an-ı KerimMâide Suresi Ayetleri

Ellerinde Tevrat Varken Neden Peygamberi Hakem Seçiyorlardı?

Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ nebiyyinâ Muhammedini'n-nebiyyi'il-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim

Kur’an-ı Kerim Mâide Suresi, 43. Ayet-i Kerimede Anlatılmak İstenenler

 

Bu ayet, bir önceki ayette (Mâide 42) bahsedilen Yahudi ve münafıkların ikiyüzlü tutumlarını sorgulamaktadır. Allah, onların, Tevrat’ın içinde Allah’ın hükmü bulunduğunu bilmelerine rağmen, bir anlaşmazlıkta seni (Hz. Peygamber’i) nasıl hakem tayin ettiklerini sorar. Sonra da bu hükümden yüz çevirmeleri, onların aslında iman etmiş kimseler olmadıklarını vurgular. Bu ayet, ilahi hükümlerin üstünlüğünü ve insanların, kendi keyiflerine uymayan hükümleri reddetme eğiliminde olduklarını göstererek, samimi imanın hakikate olan mutlak bağlılığı gerektirdiğini öğretir.

 

Ayet-i Kerime

 

Arapça Okunuşu: وَكَيْفَ يُحَكِّمُونَكَ وَعِندَهُمُ التَّوْرَاةُ فِيهَا حُكْمُ اللَّهِ ثُمَّ يَتَوَلَّوْنَ مِن بَعْدِ ذَٰلِكَ ۚ وَمَا أُولَـٰئِكَ بِالْمُؤْمِنِينَ

Elmalılı Hamdi Yazır Meali: İçinde Allah´ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında dururken seni nasıl hakem yapıyorlar da ondan sonra da dönüveriyorlar? Onlar inanıcı değillerdir.

Türkçe Okunuşu: Ve keyfe yuhakkimûneke ve indehumut tevrâtu fîhâ hukmullâhi summe yetevellevne min ba’di zâlik(zâlike) ve mâ ulâike bil mu’minîn(mu’minîne).

 

Mâide Suresi’nin 43. Ayeti Işığında Dualar

 

Bu ayet, müminin, ilahi hükümlere olan bağlılığını ve adalet arayışını pekiştirmesi için bir dua vesilesidir. Bu doğrultuda şu dualar edilebilir:

  • “Ya Rabbî! Bizi, Senin hükmünü kendi heva ve heveslerine göre terk edenlerden eyleme. Kalplerimizi Tevrat’ın hükmü gibi, Kur’an’ın hükmüne de tam bir teslimiyetle bağla. Bize, hakikate karşı samimi bir duruş ve adaletli bir irade nasip eyle.”
  • “Allah’ım! Bizi, menfaatleri uğruna hakikatten yüz çevirenlerden değil, her zaman ve her yerde Senin adaletini savunanlardan eyle. Bizi, iman ettiklerini söyledikleri halde kalpleri iman etmeyenlerden eyleme. Amin.”

 

Hadisler ve Sahabe Uygulamaları Bölümü

 

Bu ayetin indiriliş sebebi, Medine’de Yahudilerin kendi aralarındaki zina suçunda Tevrat’ın recm (taşlama) hükmünü uygulamak yerine, Hz. Peygamber’e (s.a.v) daha hafif bir ceza vermesi için başvurmalarına dayanmaktadır. Hz. Peygamber, onlara, Tevrat’ın bu konudaki hükmünü sormuş ve bu hüküm ortaya çıktığında onlar, kendi kitaplarındaki emre dahi itaat etmemişlerdir. Bu durum, ilahi hükümlerin nasıl göz ardı edildiğini ve insanların kendi arzularını nasıl dinin önüne koyduğunu göstermektedir.

 

İcma Bölümü

 

İslam alimleri, bu ayette belirtilen, ilahi bir hüküm varken başka bir hakem aramanın ve o hükmü uygulamaktan kaçınmanın, kişinin imanında bir noksanlık veya samimiyetsizlik belirtisi olduğu konusunda icma etmiştir. Tevrat’ta recm hükmünün bulunduğunu bildikleri halde bu hükmü değiştirmeye çalışmaları, onların ilahi mesaja olan bağlılıklarının ne kadar zayıf olduğunu ortaya koyar.

 

Sünnet-i Seniyye Bölümü

 

Sünnet, Mâide 43’teki ikiyüzlü ve hilekâr tutumun aksine, ilahi hükümlere tam bir teslimiyet ve adaletle yaklaşmıştır. Peygamberimiz (s.a.v) kendi aleyhine dahi olsa, Allah’ın kitabıyla hükmetmiştir. Bu ayet, Peygamberimizin, karşı tarafın kim olduğuna bakmaksızın adaleti tesis etmedeki kararlılığını ve bu konuda hiçbir taviz vermediğini gösterir. Bu, müminlere adaletin, kişisel ilişkilerin veya menfaatlerin üzerinde tutulması gerektiğini öğretir.

 

Ayetten Çıkarılacak Dersler ve Hikmetler

 

  1. Hükümde İkiyüzlülük: Ayet, bir konuda ilahi hüküm varken, kendi işine geldiği gibi başka bir hüküm aramanın büyük bir çelişki ve iman zafiyeti olduğunu gösterir.
  2. Hakikatten Yüz Çevirme: Onların Tevrat’ın hükmünü bildikleri halde ondan yüz çevirmeleri, hakikatin bilindiği halde inkar edilmesinin manevi bir hastalığa işaret ettiğini vurgular.
  3. İmanın Niteliği: Gerçek iman, ilahi hükümlerin zor ve ağır görünse bile, onlara tam bir teslimiyet ve itaatle bağlanmayı gerektirir.
  4. Hükümetin Adaleti: Bu ayet, ilahi hükümlere göre hareket eden bir yönetimin, her türlü ihtilafta adaleti sağlamakla yükümlü olduğunu ve bu adaletten sapmanın ilahi gazaba yol açabileceğini gösterir.

 

Önceki ve Sonraki Ayetlerle Bağlantısı Bölümü

 

Bu ayet, bir önceki Mâide 42. ayette Peygamber’e, haram yiyen ve yalana kulak veren Yahudiler arasında hüküm verme konusunda serbest irade tanınmasının bir devamıdır. Mâide 43, bu ikiyüzlü insanların, kendi kutsal kitaplarında Allah’ın hükmü olmasına rağmen neden başka bir hakem aradıklarını sorgular. Bu ayet, Ehl-i Kitab’ın kendi dini öğretilerinden nasıl saptıklarını ve bunun sonuçlarını açıklar. Ardından gelen Mâide 44. ayet ise bu konuyu daha da derinleştirerek, Allah’ın indirdiğiyle hükmetmeyenlerin kâfirler olduğunu ilan eder.

 

Sıkça Sorulan Sorular

 

  1. “Seni nasıl hakem yapıyorlar” sorusu neden sorulmuştur? Bu soru, Yahudilerin, kendi kitaplarında Allah’ın hükmü dururken, kendi işlerine gelmediği için bu hükümden yüz çevirip başka bir peygamberi hakem tayin etmelerindeki mantıksızlığı ve samimiyetsizliği vurgulamak için sorulmuştur.
  2. Tevrat’ta Allah’ın hükmü olduğu halde neden onu uygulamaktan kaçınıyorlardı? Rivayetlere göre, Tevrat’taki recm (taşlama) cezası, Yahudi toplumundaki ileri gelenler için ağır bir ceza olduğundan, onlar bu hükmü hafifletmek için Hz. Peygamber’den başka bir hüküm beklemişlerdir.
  3. “Ondan sonra dönüveriyorlar” ifadesi ne anlama gelir? Bu ifade, kendi çıkarları için Hz. Peygamber’e geldikleri halde, Tevrat’taki gerçek hüküm ortaya çıktığında, o hükmü kabul etmek yerine ondan yüz çevirerek tekrar eski sapkınlıklarına geri döndüklerini gösterir.
  4. Bu ayet, bir müminin adalet konusundaki duruşunu nasıl belirler? Ayetteki mesaj, bir müminin, adalet ve hakikat konusunda hiçbir şartta taviz vermemesi, hükmü Allah’ın indirdiğine göre vermesi gerektiğini öğretir.
  5. “İnanıcı değillerdir” ifadesi, bu kişilerin imanı hakkında ne söyler? Bu ifade, ilahi hükümleri kendi heva ve heveslerine göre seçenlerin, aslında samimi bir imana sahip olmadıklarını ve imanlarının sadece bir iddiadan ibaret olduğunu gösterir.
  6. “Hakem yapıyorlar” kelimesi, Hz. Peygamber’in hükmünün ilahi kaynaklı olduğunu nasıl vurgular? Yahudilerin, Peygamberi hakem tayin etmesi, onun peygamberliğine olan inançlarının bir göstergesi olmasa da, onun hükmünün ilahi bir hüküm olduğunu ve bu hükmün karşısında durulamayacağını gösterir.
  7. Bu kıssanın genel olarak Mâide Suresi’ndeki yeri nedir? Mâide Suresi, Kitap Ehli’nin (özellikle Yahudilerin) Allah’a verdikleri sözleri nasıl bozduklarını, dinlerini nasıl tahrif ettiklerini ve ilahi hükümlere nasıl karşı geldiklerini detaylı bir şekilde anlatır. Bu kıssa, bu durumun en somut örneklerinden biridir.
  8. Ayetteki “hakem yapma” ve “yüz çevirme” çelişkisinin temelinde ne yatar? Bu çelişkinin temelinde, onların adalet arayışında değil, kendi çıkarlarına uygun bir hüküm arayışında olmaları yatar. Adaleti değil, menfaati esas almışlardır.
  9. Ayette, bir kişinin imanının gerçek olup olmadığı nasıl anlaşılır? Bir kişinin imanının gerçek olup olmadığı, ilahi hükümlerle yüzleştiğinde sergilediği tavırla anlaşılır. Samimi mümin, hükmü ne olursa olsun kabul eder; riyakâr ise işine gelmediğinde yüz çevirir.
  10. Tevrat’ın tahrif edildiğine dair ayette bir kanıt var mıdır? Evet. Ayette, Tevrat’ta Allah’ın hükmünün bulunduğu, ancak Yahudilerin bu hükmü gizlediği ve değiştirmeye çalıştığı belirtilerek, Tevrat’ın tahrifine dair güçlü bir delil sunulur.
  11. “Allah adaletli davrananları sever” sözü, bu ayetle nasıl bir ilişki içindedir? Bu söz, Mâide 42’de geçmektedir ve Mâide 43’teki adaletsiz ve ikiyüzlü tutumun tam zıddı bir ahlakı vurgular. Allah, adaleti terk edenleri değil, adaletle hareket edenleri sever.
  12. Bu ayet, günümüzde Müslümanların kendi aralarındaki ihtilaflarda ne gibi bir yol izlemesi gerektiğini gösterir? Bu ayet, Müslümanların, kendi aralarındaki anlaşmazlıklarda şahsi menfaatler yerine, Kur’an ve Sünnet’in hükümlerini esas almaları gerektiğini öğretir.
  13. Yalana ve harama meyil etmenin, bu ayetteki olayla nasıl bir bağlantısı vardır? Önceki ayette yalana ve harama meyil edenler eleştirilmişti. Bu ayet ise, o kötü ahlakın, ilahi hükümlere karşı yüz çevirme ve onları tahrif etme gibi eylemlerle nasıl birleştiğini gösterir.

ALPER

"İslam Bilimleri ve Tefsir araştırmacısı olan Alper, Kur'anî kavramlar ve Hadis ilmi üzerine derinlemesine çalışmalar yürütmektedir. Akademik perspektifi manevi derinlikle harmanlayarak okuyucularına rehberlik etmeyi amaçlar."

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu