Kur'an-ı KerimMâide Suresi Ayetleri

Hırsızlık Yapan Kadın ve Erkeğin Cezası Nedir? (El Kesme)

Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ nebiyyinâ Muhammedini'n-nebiyyi'il-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim

Kur’an-ı Kerim Mâide Suresi, 38. Ayeti-i Kerimede Anlatılmak İstenenler

 

Bu ayet, İslam hukukunun temel cezalarından biri olan hırsızlık suçunun hükmünü açıklamaktadır. Hırsızlık eden erkek ve kadının ellerinin kesilmesini emreder. Bu ceza, işledikleri fiile karşılık ve Allah’tan bir ibret olsun diye belirlenmiştir. Ayet, bu hükmün ardındaki ilahi hikmeti ve adaleti vurgular. Bu ceza, sadece malın çalınmasının bir sonucu değil, aynı zamanda toplumda can, mal ve namus güvenliğini tehdit eden hırsızlık suçuna karşı caydırıcılık sağlamayı amaçlayan bir ilahi müeyyidedir.

 

Ayet-i Kerime

 

Arapça Okunuşu: وَالسَّارِقُ وَالسَّارِقَةُ فَاقْطَعُوا أَيْدِيَهُمَا جَزَاءً بِمَا كَسَبَا نَكَالًا مِّنَ اللَّهِ ۖ وَاللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

Elmalılı Hamdi Yazır Meali: Hırsızlık eden erkek ve kadının, yaptıklarına karşılık Allah´dan bir ceza olarak ellerini kesin. Allah daima üstündür, hikmet sahibidir.

Türkçe Okunuşu: Ves sâriku ves sârikatü faktaû eydiyehumâ cezâen bimâ kesebâ nekâlen minallâh(minallâhi) vallâhu azîzun hakîm(hakîmun).

 

Mâide Suresi’nin 38. Ayeti Işığında Dualar

 

Bu ayet, hırsızlık gibi haram ve ağır bir suçtan uzak durmak, helal rızıkla yetinmek ve Allah’ın hükmüne teslim olmak için bir dua vesilesidir.

Helal Rızık ve Korumak Duası: “Ya Rabbî! Bizi, hırsızlık yapmaktan ve haram yollara sapmaktan koru. Kalbimize helal rızıkla yetinme bilinci yerleştir. Elimizle ve irademizle haksızlık yapmaktan bizleri muhafaza eyle. Senin emrine itaat eden ve adaletle yaşayan kullarından olmamızı nasip et.”

Adalet ve Hikmet Duası: “Allah’ım! Senin hükmünün adalet ve hikmetten ibaret olduğuna inanıyoruz. Bize, Senin hükümlerine teslim olmayı, rızan için yaşamayı ve her türlü kötülükten uzak durmayı nasip et. Senin Aziz ve Hâkim isminle bizleri koru ve bizleri doğru yolda sabit kıl.”

 

Hadisler ve Sahabe Uygulamaları Bölümü

 

Hz. Peygamber (s.a.v) hırsızlık suçunun cezasını bizzat uygulamış ve bu konuda hiçbir taviz vermemiştir. Bir hadis-i şeriflerinde, “Eğer Fâtıma bint Muhammed hırsızlık yapsaydı, onun da elini keserdim” buyurarak, ilahi hükmün uygulanmasında ayrımcılık yapılamayacağını net bir şekilde ortaya koymuştur. Sahabe-i kiram da Peygamberimiz’den sonra bu haddi uygulamış ve hırsızlık gibi ağır bir suça karşı toplumda adaleti sağlamışlardır.

 

İcma Bölümü

 

İslam alimleri, bu ayette bahsedilen “el kesme” cezasının, belirli bir miktar (nisap) malın, hırsızlık kastıyla ve gizli bir yerden çalınması durumunda uygulanacağı konusunda icma etmiştir. Bu cezanın uygulanması, devletin yetkili mahkemelerinin hükmüyle, hukuki süreçler tamamlandıktan sonra gerçekleşir. Bu cezanın infazı, toplumda mal güvenliğini sağlamayı ve suç işleme düşüncesinde olanları caydırmayı hedefler.

 

Sünnet-i Seniyye Bölümü

 

Sünnet, hırsızlık suçuna karşı sadece ceza uygulamakla kalmamış, aynı zamanda bu suçu engelleyecek sosyal ve ekonomik tedbirler de almıştır. Zekatın farz kılınması, fakirlere yardım edilmesi ve insanların helal kazanca yönlendirilmesi, hırsızlık gibi suçların temelinde yatan yoksulluk ve çaresizlik gibi nedenleri ortadan kaldırmayı amaçlamıştır. Peygamberimiz, adaleti tesis ederken aynı zamanda toplumun merhamet ve dayanışma içinde olmasını sağlamıştır.

 

Ayetten Çıkarılacak Dersler ve Hikmetler

 

  1. Hukukun Caydırıcılığı: Ayet, ağır cezaların, bir suçun yayılmasını engellemede ne kadar etkili bir rol oynayabileceğini gösterir. Bu, ilahi hükümlerin, toplumun huzur ve güvenliğini koruma amacını taşır.
  2. Müeyyide ve İbret: Cezanın sadece suçluya yönelik bir yaptırım değil, aynı zamanda toplumun diğer üyelerine “Allah’tan bir ibret” (nekâlen minallâh) olması amaçlanır.
  3. Adalette Eşitlik: Ayet, hırsızlık cezasının hem erkek hem de kadın için aynı olduğunu belirterek, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin ilahi adaletin mutlak eşitliğini vurgular.
  4. Allah’ın Sıfatları: “Azîz ve Hakîm” (daima üstün ve hikmet sahibi) isimleriyle ayetin sonlandırılması, bu cezanın keyfi bir uygulama olmadığını, aksine Allah’ın sonsuz gücü ve hikmetiyle belirlenmiş adil bir hüküm olduğunu gösterir.

 

Önceki ve Sonraki Ayetlerle Bağlantısı Bölümü

 

Bu ayet, bir önceki Mâide 37. ayette kâfirlerin ahiretteki azabından fidye ile kurtulamayacakları ve azabın devamlı olacağı hükmünden sonra gelir. Bu durum, ilahi adaletin hem uhrevi (cehennem azabı) hem de dünyevi (el kesme) cezalarla tecelli ettiğini gösterir. Bu ayetin hemen ardından gelen Mâide 39. ayet ise, hırsızlık suçunu işleyenlerin dahi, tevbe edip hallerini düzeltmeleri durumunda Allah’ın bağışlayıcılığına sığınabileceklerini bildirir ve adaletle merhamet arasındaki dengeyi kurar.


 

Mâide Suresi ve İlgili Konular Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

 

  1. Hırsızlık cezasının dünyada uygulanması ne anlama gelir? Ayetteki ceza, toplumsal düzeni, can ve mal güvenliğini korumak için İslam hukukunda belirlenmiş bir “had” cezasıdır. Bu ceza, suçun toplumdaki kötü etkilerini engelleme ve suçluyu caydırma amacı taşır.
  2. Bu ceza, hırsızlık yapan herkese uygulanır mı? Hayır. İslam hukukuna göre, bu cezanın uygulanması için belirli şartlar (nisap miktarı, gizli yerden çalınması gibi) gerekir. Aynı zamanda, ceza yetkili bir mahkeme kararıyla ve hukuki süreçler tamamlandıktan sonra uygulanır.
  3. “Ellerini kesin” ifadesinden mecazi bir anlam çıkarılabilir mi? Tefsir alimlerinin çoğunluğuna göre, ayetteki bu ifade, hırsızlık suçunun ciddiyetini vurgulamak için mecazi bir anlam taşır. Ancak günümüzde bu cezanın nasıl uygulanacağı konusunda farklı görüşler bulunmaktadır.
  4. Hırsızlık eden bir kişi tevbe ederse cezası düşer mi? Bu ayetin devamı olan Mâide 39. ayete göre, bir kişi yetkililere teslim olmadan önce tevbe ederse dünyevi cezadan muaf tutulabilir. Ancak çalınan malın iadesi ve kul haklarının ödenmesi gerekir.
  5. Ayet, neden hırsızlık yapan kadını ve erkeği eşit tutmuştur? Bu durum, ilahi adaletin cinsiyet ayrımı yapmadığını ve suç karşısında herkesin eşit olduğunu vurgular. Hem erkek hem de kadın, aynı fiilden aynı şekilde sorumlu tutulur.
  6. “Nekâlen minallâh” (Allah’tan ibret) ifadesi neyi vurgular? Bu ifade, cezanın sadece bir intikam değil, aynı zamanda diğer insanlara ibret olması için Allah tarafından konulmuş bir hüküm olduğunu belirtir.
  7. Hırsızlık cezasının temel amacı nedir? Hırsızlık cezasının temel amacı, toplumda can ve mal güvenliğini sağlamak, hırsızlık suçunu ortadan kaldırmak ve insanların haksız kazanca yönelmesini engellemektir.
  8. Hırsızlık cezasının uygulanması, Allah’ın “Rahîm” (merhametli) sıfatıyla nasıl bağdaşır? Adalet, Allah’ın bir sıfatıdır ve ceza, zulmü ve anarşiyi ortadan kaldırarak toplumun genelini korumayı amaçlar. Böylece, Allah’ın kullarına olan merhameti, adaletin tesis edilmesiyle tecelli eder.
  9. Bu ayetteki hüküm, Mâide Suresi’nin genel temasıyla nasıl ilişkilidir? Mâide Suresi, Yahudilerin ahitlerini bozmasını ve zulümlerini ele alırken, bu ayet de insanlık için konulmuş evrensel bir adalet ve düzen kuralını ortaya koyarak, bu adaletin bozulmasının sonuçlarını gösterir.
  10. Hırsızlık, hangi şartlarda ceza gerektirir? İslam fıkhına göre, bu cezanın uygulanması için çalınan malın değerinin belirli bir seviyenin (nisap) üzerinde olması ve suçun gizlice işlenmesi gibi belirli şartlar aranır.
  11. Ayet, bir toplumun mal güvenliği konusunda ne gibi bir sorumluluk yükler? Bu ayet, bir toplumun, bireylerin malını ve mülkünü koruma altına almakla, adaleti sağlamakla ve suçluları cezalandırmakla sorumlu olduğunu gösterir.
  12. “Allah daima üstündür, hikmet sahibidir” sözü neden eklenmiştir? Bu söz, bu ağır cezanın ardında yatan ilahi hikmeti ve adaleti vurgular. İnsanlar bu hükmün tam anlamını kavrayamasalar bile, Allah’ın her şeyi en iyi şekilde takdir ettiğine inanmaları gerektiğini belirtir.
  13. Hırsızlık cezasının bir alternatifi var mıdır? Ayette belirtilen ceza, bir “had” cezası olduğu için alternatifi yoktur. Ancak cezanın uygulanabilmesi için gereken şartların oluşmaması durumunda farklı cezalar uygulanabilir.

ALPER

"İslam Bilimleri ve Tefsir araştırmacısı olan Alper, Kur'anî kavramlar ve Hadis ilmi üzerine derinlemesine çalışmalar yürütmektedir. Akademik perspektifi manevi derinlikle harmanlayarak okuyucularına rehberlik etmeyi amaçlar."

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu