El-Hamîd (الْحَمِيدُ) İsminin Anlamları ve Faziletleri
Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ nebiyyinâ Muhammedini'n-nebiyyi'il-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim
El-Veliyy isminden sonra gelen ve Allah’ın her türlü övgüye layık olduğunu ifade eden El-Hamîd (الْحَمِيدُ) ismini ve derin anlamlarını inceleyelim:
El-Hamîd (الْحَمِيدُ)
Anlamı:
El-Hamîd, “Her türlü övgüye ve yüceltmeye layık olan; bütün varlıklar tarafından övülen; sahip olduğu sonsuz nimetler, lütuflar, kemal sıfatları ve güzel fiilleri sebebiyle hamd edilmesi (övülüp şükredilmesi) gereken yegâne varlık” demektir. Bu isim, Allah’ın zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde hiçbir eksiklik ve kusur bulunmadığı için mutlak övgüye sadece kendisinin layık olduğunu ifade eder. Hamd, övgüyü (medih) ve şükrü bir arada içeren kapsamlı bir kavramdır.
Derin Anlamları:
- Mutlak Övgüye Layık Olan: El-Hamîd olan Allah, sahip olduğu sonsuz mükemmellikler sebebiyle her türlü övgünün gerçek sahibidir. O, övülmek için başkasının övgüsüne muhtaç değildir; zâtında ve bizatihi övgüye layıktır. İster övelim ister övmeyelim, O her zaman Hamîd’dir.
- Bütün Varlıklarca Övülen: Göklerde ve yerde bulunan her şey, canlı cansız bütün mahlukat kendi lisanıyla (lisan-ı hal veya lisan-ı kâl ile) Allah’ı tesbih eder ve O’na hamd eder. “Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar O’nu tesbih ederler. Hiçbir şey yoktur ki, O’nu hamd ile tesbih etmesin. Fakat siz onların tesbihini anlayamazsınız.” (İsrâ Suresi, 44). Biz farkında olmasak da tüm kâinat O’nu övmektedir.
- Nimetleri Sebebiyle Hamd Edilen: Allah’ın kullarına verdiği sayısız maddi ve manevi nimetler (hayat, sağlık, rızık, akıl, iman, hidayet vb.) O’na hamd etmeyi gerektirir. Hamd, bu nimetleri verenin Allah olduğunu bilmek, O’na minnettarlık duymak ve bu nimetleri O’nun rızası doğrultusunda kullanmaktır. Fatiha Suresi’nin başındaki “Elhamdülillâhi Rabbi’l-âlemîn” (Hamd, âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur) ifadesi bu gerçeğin ilanıdır.
- Kemal Sıfatları Sebebiyle Övülen: Allah’ın ilmi, kudreti, rahmeti, hikmeti, adaleti, cömertliği gibi bütün kemal sıfatları O’nu övgüye layık kılar. O’nun her bir ismi ve sıfatı, O’nun ne kadar mükemmel ve övgüye değer olduğunu gösterir.
- Güzel Fiilleri Sebebiyle Övülen: Allah’ın yaratması, yönetmesi, rızık vermesi, affetmesi, yardım etmesi gibi bütün fiilleri güzeldir ve övgüyü hak eder. O’nun her işinde bir hayır, bir güzellik ve bir hikmet vardır.
- Hamdın Sadece Allah’a Mahsus Olması: Gerçek anlamda hamd, sadece Allah’a yapılır. Çünkü mutlak kemal ve bütün nimetlerin kaynağı yalnızca O’dur. Başka varlıklara yapılan övgüler veya teşekkürler, ancak Allah’ın onlara verdiği özellikler veya iyilikler sebebiyle mecazi anlamda olabilir ve asla Allah’a yapılan hamdın yerine geçemez.
Kısacası, El-Hamîd ismi, Allah’ın zâtı, sıfatları, fiilleri ve nimetleri sebebiyle her türlü övgüye, şükre ve yüceltmeye layık tek varlık olduğunu ifade eder. Bu ismi tefekkür etmek, Allah’ın sonsuz mükemmelliğini ve bize olan sayısız lütfunu idrak etmemizi sağlar. Dilimizi ve kalbimizi sürekli O’na hamd etmekle meşgul etmemiz gerektiğini öğretir. Hayatımızın her anında O’na şükran borçlu olduğumuzu ve O’nu övmenin kulluğumuzun bir gereği olduğunu hatırlatır.